8 saat önce
pıfff / pamuktan yapılmayan pamuk şeker
Salı, Mart 06, 2012
Saat: 00:16
Hediye Sertifikası, Gider Raporu, Faks kapak sayfası, Envanter Listesi, Fatura
Ödevleri hazırladım, 9'dan sonra oturunca başına ancak bitti.
Publisher formatında çıktısını alamazsam kırtasiyeden diye pdf olarak da kaydettim,
ve anladım ki pdf tabloları bozmuyor :)
Üzerine bir de pamuk şeker ekledim.
Umarım yarın teslim etmek için işten yarım saat erken çıkabilirim..
Hediye Sertifikası, Gider Raporu, Faks kapak sayfası, Envanter Listesi, Fatura
Ödevleri hazırladım, 9'dan sonra oturunca başına ancak bitti.
Publisher formatında çıktısını alamazsam kırtasiyeden diye pdf olarak da kaydettim,
ve anladım ki pdf tabloları bozmuyor :)
Üzerine bir de pamuk şeker ekledim.
Umarım yarın teslim etmek için işten yarım saat erken çıkabilirim..
Burası hakkaten depo oldu ya,lazım olursa bulurum diye zihnimdekileri atıp gidiyorum.
Cuma, Mart 02, 2012
* 2 günlük kar tatilinin salonumuza maliyeti solda göründüğü gibi. Şimdi fotoğrafları görüp, -be kadın madem evin bu halde oturup ne demeye blog yazıyorsun, git de evini topla- diye geçirebilirsiniz belki içinizden ama, iş öyle değil. Bu toparlamayı yarın Elif Hanımla birlikte yapacağız..
* Şimdi Elif'in okulundan geldim. Aslında 13:30'da biten bir dersim vardı bugün ama derse girseydim Elif'in okuluna gidemeyecektim. Ben de tercihimi Nevin Hoca'yla konuşmaktan yana kullandım. Geçtiğimiz günlerde bahsetmiştim ya hani, konudan. Elif'in sınıftaki yerini
değiştirmişti Nevin öğretmen. Yeni yerinden sonra kuzumun davranışlarında değişiklik farkedip farketmediğini sormak istedim. Bir de Elif'in benimle paylaşmadığı ama öğretmeniyle paylaştığı başka bir şey var mı, sorunu büyümeden nasıl
çözeriz, diye konuştum kendisiyle. Yararlı bir görüşme oldu.
* Dün fakülteden iki hocayla daha konuştum, Türkiye'nin Yönetimsel Yapısı ve Halkla İlişkiler Tarihi dersleri için. Onlarda da sorun olmayacak inşaallah. Sınıftan bir iki kişi ile de tanıştım. Sınav öncesi fotokopiler nereden bulunur, vize-final haftası ne zaman filan.. Pazartesi günkü dersi ikinci öğretimlerden alacağım için günü boşaltmış oldum. Eğer Cuma günkü dersi de salı-çarşamba-perşembe günleri arasına sıkıştırma imkanım olursa, p.tesi ve cuma boşalmış olacak okul yönünden.
* Tek sıkıntı enformatik'de çıktı şimdiye kadar. Üstelik de ders fasa fiso. Hoca haftada bir buçuk saat ders veriyor, microsoft office'in içinde publisher programı var, hazır şablonlar vs.. Kurum içi yazışmalarda kullanılabilecek hazır belgeler. Yarım saat kullansan çözersin o kadar. Bunlardan her hafta ödev istiyor, Ödevi derse gelebildikçe getirmeyi önerdim, kabul etmedi. Her haftanın ödevini o hafta içinde alıyormuş. Sınav da yapmayabilirmiş, ödevlerden değerlendirme alabilirmiş, miş,miş.
* İş yerindeki durumlarda bir değişiklik yok, Elif'in durumunu bir süre takip edeceğim ve bir düzelme olmazsa çalışma saatimi 4,5 saate indireceğim. Elif hafta içi etüte kaldığı için eve gelişi beşi buluyor genelde. Sabah 9-13:30 arası çalışıp, okula geçmeyi, gerekirse dersten erken çıkıp onun geleceği saatte ya da en fazla bir saati aşmayacak şekilde evde olmayı planlıyorum.
* Aslında bu süreçte sanırım ben de gerginim biraz. Oraya buraya parçalarımı dağıttım ve toplamakta zorlanıyorum. Bu da sabrımı azaltıyor ve kuzuma yeterince sakin ve anlayışlı davranamıyorum herhalde. Ama farkındalık iyidir her zaman. Sorunu çözmek için ilk adım tespittir ne de olsa.
* 28 şubatla ilgili medyada yayınlanan programları da takip etmek istiyorum, acaba o zaman ağızlarını açamayanlar bugün ne yumurtlayacaklar, diye. Bugün bile olsa bunların konuşulabilmesine seviniyorum, bunları konuşabilecek bir alan oluşmasından da çok memnunum. Sivilleş-Me!!!'den Sivilleşme'ye geçebiliriz umarım.
* Geçtiğimiz hafta 1453'ü izledik gordion'da. Filme ilgili eleştiri yapmak kolay, malzeme bol yani. Yine de yapmayacağım böyle bir denemeyi önemsiyorum çünkü.
* Dün akşam dolgum düştü bir de. Araya dişçi sıkıştırmak gerekecek zira unutup da ani bir şey içince yerinde zıplatıyor adamı.
* Elhamdülillah, durum budur.
değiştirmişti Nevin öğretmen. Yeni yerinden sonra kuzumun davranışlarında değişiklik farkedip farketmediğini sormak istedim. Bir de Elif'in benimle paylaşmadığı ama öğretmeniyle paylaştığı başka bir şey var mı, sorunu büyümeden nasıl
çözeriz, diye konuştum kendisiyle. Yararlı bir görüşme oldu.
* Tek sıkıntı enformatik'de çıktı şimdiye kadar. Üstelik de ders fasa fiso. Hoca haftada bir buçuk saat ders veriyor, microsoft office'in içinde publisher programı var, hazır şablonlar vs.. Kurum içi yazışmalarda kullanılabilecek hazır belgeler. Yarım saat kullansan çözersin o kadar. Bunlardan her hafta ödev istiyor, Ödevi derse gelebildikçe getirmeyi önerdim, kabul etmedi. Her haftanın ödevini o hafta içinde alıyormuş. Sınav da yapmayabilirmiş, ödevlerden değerlendirme alabilirmiş, miş,miş.
* İş yerindeki durumlarda bir değişiklik yok, Elif'in durumunu bir süre takip edeceğim ve bir düzelme olmazsa çalışma saatimi 4,5 saate indireceğim. Elif hafta içi etüte kaldığı için eve gelişi beşi buluyor genelde. Sabah 9-13:30 arası çalışıp, okula geçmeyi, gerekirse dersten erken çıkıp onun geleceği saatte ya da en fazla bir saati aşmayacak şekilde evde olmayı planlıyorum.
* Aslında bu süreçte sanırım ben de gerginim biraz. Oraya buraya parçalarımı dağıttım ve toplamakta zorlanıyorum. Bu da sabrımı azaltıyor ve kuzuma yeterince sakin ve anlayışlı davranamıyorum herhalde. Ama farkındalık iyidir her zaman. Sorunu çözmek için ilk adım tespittir ne de olsa.
* 28 şubatla ilgili medyada yayınlanan programları da takip etmek istiyorum, acaba o zaman ağızlarını açamayanlar bugün ne yumurtlayacaklar, diye. Bugün bile olsa bunların konuşulabilmesine seviniyorum, bunları konuşabilecek bir alan oluşmasından da çok memnunum. Sivilleş-Me!!!'den Sivilleşme'ye geçebiliriz umarım.
* Geçtiğimiz hafta 1453'ü izledik gordion'da. Filme ilgili eleştiri yapmak kolay, malzeme bol yani. Yine de yapmayacağım böyle bir denemeyi önemsiyorum çünkü.
* Dün akşam dolgum düştü bir de. Araya dişçi sıkıştırmak gerekecek zira unutup da ani bir şey içince yerinde zıplatıyor adamı.
* Elhamdülillah, durum budur.
Perşembe, Mart 01, 2012
Read On
0
yorum
Dün 6 kere vesait değiştirdim ya.
İstanbul'da olsa, hele ki iki ayrı yaka da oturuluyorsa çok anormal bir durum sayılmaz.
Ama 6 vesait Ankara için çok yüksek bir rakam !!!
ümitköy-sıhhiye
sıhhiye-yenimahalle
yenimahalle-sıhhiye
sıhhiye-emek
emek-ulus
ulus-ümitköy
pıfff...
pıfff...
Metin ve okumaları dersinde; "şiir" üzerine durdu Gürsel Hoca. Dersi çok sevdim, kendi sınıfımın dersini kaçırsam da ikinci öğretimlerin sınıfında dersi almam için yönlendirmişti beni pazartesi günü. İyi ki de öyle yapmış. Arayıp da bulamadığım bir edebiyatın içinde buldum kendimi. Fuzuli'den Sezai Karakoç'a Baudelaire'den Ahmet Haşim'e kadar..
Nefisti.
Nefisti.
Bugün akşam mesaisine kadar yarı ense yaptım, o da nefisti. Yarına Allah kerim.
Ben bu hafta ölmezsem ölmem ölmem hiç bir vakit
Pazartesi, Şubat 27, 2012
Bir gün çıkıp biri bana akşam vardiyası geldiği için bu kadar sevineceğimi, hatta sabah vardiyası öneren birine hayır diyeceğimi söylese inanmazdım, ama oldu.
Bu hafta öncelik okulda, tabi her daim Elif'den sonra.
Yalnız çok yorucu olacak gibi görünüyor. İlk günün planı;
Pazartesi
07:00; Kalkış ve kahvaltı hazırlıkları. Elif'in okul kıyafetlerinin ütüsü.Uyanmak için bir bardak çay. Ahaliyi uyandırma çabası ve çıkış. +
08:30; Ders-Metin ve yorumları, ODTÜ trafiğini hesaba katmayan uragan'ın 50 dk.'da yani saat 9'da okula varışı. Yarım saat gecikme nedeniyle dersin ikinci yarısını beklerken çay-s. Sınıfın olduğu kata çıkıp arayı bekleme. Bir buçuk saat Senaryo ve Yapım okumaları. İkinci bir "derse geç gelenleri almıyoruz" vakıası atlatmamak için bekleme, bekleme.... +
11:00; Gürsel Hoca'yı ders çıkışında yakalama. Genel durum izahı. Bir ödevle odadan çıkış. Virginia Woolf-Kendine ait bir oda
11:40; Eve varış. Odaları havalandırıp yatakları ve ortalığı toparlama. +
11:50; Bir yandan kahvaltı için tost hazırlayıp bir yandan bulaşık makinesini boşaltma, sabah bulaşıklarını yerleştirme. +
12:10; Hem tost-çay, hem bloga iç döküş. +
13:00; Uyku / uyku biraz uyku, bütün istediğim buydu. :)
14:00; Kalkış ve akşam yemeğini ocağa verme. Dünkü temizlikte yetişmeyen salonun temizliği. Vakit kalırsa biraz ütü.
16:30; Okuldan gelen Elif'in ödevlerine göz atma, arada muhabbet ve sınıfın son dedikoduları, etütte tamamlayamadığı ödevi varsa onların tamamlanması ve hatunun anneanneye bırakılması.
18:30; Mesai başlangıcı, konuşma konuşma ve yine konuşma. Eskaza çağrı aralarında boşluk varsa Ali'nin projesi için yazmaya başladığım senaryoya bir bölüm daha yazabilme.
00:00; Vardiya bitişi, ooooooooohh!!!
00:45; Eve varış..
Salı günü de pek farklı olmayacak, her ne kadar ilk ders 13:30'da başlasa da, sabah 9'da ahaliyle beraber çıkıp Yenimahalle Kaymakamlığına gitmem gerekiyor, sigorta işleri için.
13:30-14:55; Enformatik 2
15:45-17:55; Metin ve Yorumları (Dün kaçırdığım dersi alabileceğimi söyledi Gürsel Hoca)
18:30: Mesai
24:00: Çıkış
24:45: Home sweet home :) Kuzucuğumla koniş koniş*
*: koniş koniş: Leyla ile Mecnundan dilime yapıştı bu ikileme, koyun koyuna yatmak anlamında kullanıyor Mecnun, yakınlıklarını anlatmak için Dede'yle konuşurken..
Bu haftayı sağ çıkarır mıyım acaba? "Ben bu hafta ölmezsem ölmem ölmem hiç bir vakit" diye mırıldanmaya başladım bile. Hafta iki günden ibaret değil tabi ama çarşamba- perşembe- cuma'yı yazacak takatim yoksa belki. :)
Şu anda iki ders devam zorunluluğu istemiyor. Bu hafta sonunda hangi derslerin hocalarının devm istediği belli olacak. Umarım devamsızlıktan bırakan yoktur. Ama acayip disiplinli hocalar. İ.Ü'de hocalar mı gevşekti yoksa biz mi gençliğin lakaytlığı ile farkında değildik bilmiyorum ama, burada derse geç kalmak ciddi sorun yani. Kapıyı tıklatıp giremeyen gençler bekleşip duruyorlardı, kapı önünde..
Hadi eyvallah,
uykuuu biraz uykuuu-uuu / bütün isteğim buydu. hımm hım hımm hımmm
Hadi eyvallah,
uykuuu biraz uykuuu-uuu / bütün isteğim buydu. hımm hım hımm hımmm
olaylaaar, olaylar.../ her seferinde yenideeen *
Cuma, Şubat 24, 2012
*Çok yaşa İsmail abi :)
- Okul bu vardiya düzeninde Örgüt Sosyolojisi'nden ibaret bir şeymiş gibi görünüyor. Hocalarla görüşüp devam konusunu konuşacaktım güya, ama iki haftada üç defa okula gittim. Ve hala kimseyi bulabilmiş değilim, eğer bu hafta da sabah çalışacak olursam, şöyle içli :) bir mail döşemeyi planlıyorum.
- Elifde ikinci dönemden itibaren genel bir davranış değişikliği söz konusu. Okulda; övünmeyi seven ve maalesef yalan söylemekten hiç çekinmeyen iki arkadaşından kuzucuğumun da etkilendiğini fark ediyorum. Bugün "elif olmak ve eğik olmak" üzerine konuştuk biraz, daha iyi olacağına inanıyorum. Öğretmenimiz de durumun farkında ve üzülüyor. Veli toplantısında da ayrıca konuşmuştuk bir ara ama olayın nedenini tespit edememiştik. Son bir haftadır Elif'im ile yaptığım konuşmalardan anlıyorum ki, bi özenme durumu var. Ama bugünkü konuşmadan sonra en büyük zenginliğin "inanç, sağlık ve aile birliği" olduğunu anladığını sanıyorum.
- İş hayatı; şirketin yeni yapılanması ve pek çok kriter değişikliği nedeniyle son derece sancılı geçiyor. "Köle miyiz abi bu da iş mi yani" diyesim geliyor ama şimdilik yutuyorum, okul için harçlığa ihtiyacım var ne de olsa :)
- İş yerindeki kafadarım ve aynı zamanda yol arkadaşım N ile, vardiyaları tutturamıyoruz bir de o yıllık izne çıkınca üç haftadır görüşemiyoruz. Sohbetine epey ihtiyaç duyuyorum çay-sigara molalarında. Hele ki şu dönemde.
- Ezgiyle konuştuk U'ya gittikten sonra bir kaç kez. Önceleri yer konusunun belirsizliği üzmüştü beni ama kafa dengi arkadaşlar bulmuş şükür:) En son konuştuğumuzda sesi iyi gelmiyor gibi geldi bana ama yüksek sesle konuşmaktanmış, ööle dedi. Allah yardımını esirgemesin.
- Ona da sorunlardan bahsedince "ablacım evde durumlar nasıl, o iyiyse gerisini boşver" dedi, şaşırdım bu cümleyi onun ağzından duymaya, ama memnun da oldum itiraf etmeliyim. Gerektiğinde boş verebilmek iyi bir meziyettir kanaatimce, hayatı kolaylaştırır..
- Evde durumlar iyi. Ali'nin takılmaları artık hep "öğrenci" kimliği üzerinden yol buluyor; "Evde iki hatun var, ikisi de öğrenci, bu evde artık yaşanmaz", dominos'la bi konuşayım, belki kombineye indirim yaparlar" esprileri en tuttuğum espriler.
- Aslında genel bir tatsızlık var üzerimde, eve gelince Leyla-Mecnun tekrarlarına takılıp biraz kafa dağıtıyorum. Bazen kendimi -İsmail Abi'nin pamuk şekerin pamuktan yapılmadığını anladığı andaki gibi- yıkılmış hissetsem de, bir şekilde toparlıyorum -Yavuzun da söylediği gibi.
* Performans Sanatçısı Yavuz Hırsız
haftalık yayın akışı
Salı, Şubat 14, 2012Atak yok, panik hiç yok.
İki gün sürdü geçti, şükür.
Kendime not:
- 14 şubat salı - 15:00 - veli toplantısı (bitti, ooh)
- 15 şubat çarş - 14.30-15:05 - 35 dk, tamamlama
- 15 şubat çarş - 15:40 - Örgüt sosyolojisi - muharrem çetin ( devamsızlık konusu)
- 16 şubat perş - Allah Kerim.
