uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

Hadi Örelim

Salı, Şubat 16, 2016
Kişisel günlük olarak sürdürdüğüm ama ne zamandır kendimle ilgili yazmayı bıraktığımdan fazla güncelleme yapmadığım uragan günlük'e biraz ara verip; örgü üzerine hazırladığım "Hadi Örelim" isimli blogda devam edeceğim yazmaya.
Örgüye merakı olanları beklerim.
Yeni başlayanlar; Tığ İşi Teknikleri "Hadi Örelim" videolarından izleyebilirsiniz.

BLOG                                    YOUTUBE KANAL 

FACEBOOK                          TWİTTER 


PİNTEREST                          TUMBLR


Read On 0 yorum

"Nasıl Şey, bİ güneş bİ bulut..."

Salı, Kasım 17, 2015






Nasıl olmuşsa olmuş ve ben bu şarkısını hiç dinlememişim Nil'in.
Şarkı filmi de izleme isteği uyandırdı bende.
Nil "İstanbuldayım" isimli şarkıyı bu film için bestelemiş.


Read On 0 yorum

"Vay ben ölem, atın toprak üstüme..."

Perşembe, Kasım 05, 2015
Son dönem ruh halimi özetleyen cümle:

Vay ben ölem, atın toprak üstüme...





Read On 0 yorum

GRUP NİYAZ

Cuma, Ekim 23, 2015

Grup Niyaz;

Grubun Solisti Azam Ali
İran asıllı sanatçının sesi gerçekten etkileyici.
Farklı seslere ve tınılara açıksanız, buyurun...



Read On 0 yorum

RENGARENK İPLERİM

Cuma, Ekim 23, 2015
Kızım için battaniye olarak başladığım ve yatak örtüsü olarak da kullanabileceği örgümün sonuna yaklaştım. Ama kopamadığımdan mıdır nedir, bir türlü kenarlarını tığla çerçeveleyip, -tamam bitti- diyemiyorum.

Tunç'un Süper Star Marka bu ipi, battaniye örmek isteyenler için bence on numara.




Read On 0 yorum

'Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz' Müzikleri

Çarşamba, Ekim 21, 2015

"Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz"  Raci Şaşmaz'ın imzasını attığı yeni yapımı.

Jenerikte adı yazmasa da işin Raci Şaşmaz'a ait olduğunu anlamak hiç de zor olmazdı ya .

Kabul edelim, adam bu tarz'da gerçekten iyi.
GodFather serisinin her sahnesini ezberden geçtiğini sanıyorum.

Read On 0 yorum

Tebrikler; Kimya Profesörü Aziz Sancar'a.

Perşembe, Ekim 08, 2015
 Türkiye doğumlu ABD vatandaşı Mardinli 
bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar 2015 
Nobel Kimya Ödülü’nü kazandı.

Aziz Sancar, Amerikalı Paul Modrich ve İsveçli Tomas Lindahl, hücrelerin hasar gören DNA’ları nasıl tamir ettiğini ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran ve açıklayan araştırmaları sayesinde ödüle layık görüldü.

Mardin'li  bir ailenin 8 çocuğundan biri olan Aziz Sancar “Daha önce edebiyat alanında Orhan Pamuk kazanmıştı. Ben ödülü kazanan ilk bilim insanı oldum. Bu ödülün Türkiye’de de kutlanacağına eminim. Ülkem için de çok seviniyorum” demiş.

Ben de bu haberi görünce ülkem için çok sevindiğimi söylemeliyim. 
Bilim, kültür, sanat konuşsak daha sık, ne güzel...                                                               



Read On 0 yorum

Müziksever ruhuma yeni bir nefes:Light in Babylon

Cuma, Ekim 02, 2015
İznimin bitmesine iki gün kala, akşama kardeşim ve eşinin de gelişini bahane ederek temizliğe giriştim. Bu sırada Karmete'nin atma türkü sü bana eşlik etti. Temizlik sırasında hızlı müzikler (halay, horon) dinleme alışkanlığım halen sürüyor.

Hem bir kahve-sigara arası hem de dinlenme bahanesiyle blogun başına oturduğum şu sıralarda ise "sevduğum sigaranı ne of çeker içersun" diye içli içli türküsünü çığıran Karmate bana eşlik etmeye devam ediyor.



Müzik vazgeçilmezim, özellikle etnik olanı. Bir kaç gün önce keşfettiğim sokak müziği yapan bir grubu da buraya ekleyip kaçayım. Light in Babylon Etnik müzik sevenler için grup birebir, Ortadoğu müziği yapıyorlar. İstiklal Caddesinde rastlayıp canlı dinleme fırsatı olan şanslı azınlıktan değilsem de, web sayfalarından epeyce faydalandığımı söylemeliyim. Hadi bana müsaade.
Read On 2 yorum

Poyraz Karayel'den Yalancı Yaşanmışlıklara...

Perşembe, Ekim 01, 2015


Pek çok bayram, bir miktar doğum günü ve belki de -umarım- bir kaç yıllık yalancı yaşanmışlık bıraktım ardımda. Dört gün bayram, bir haftalık yıllık izin kendimi dinlemek için iyi bir fırsat oldu. Nicedir ara verdiğim -gerçekten yaşamak- için çabalamaya karar verdim. Boş verdiğim ruhuma ve kendime yeniden gayret etmesi için bir fırsat daha vereceğim. Belki bu sefer başarır, kim bilir.

Bugün bende yeniden yazma isteği uyandıran Poyraz Karayel dizisi oldu. Görüşmeyeli ne kadar popüler kültürcü olmuşum di mi? Bolca Oğuz Atay, bir kaç tutam Cemal Süreya, bir fiske Turgut Uyar içeren bu diziyi seviyorum. Şimdi bu isimleri sayınca o kadar da popüler kültürcü olmadığımı düşünmeye başladım.(aynı paragraf içinde kendiyle çelişebilen karakter-siz) TV'nin başından kalkar kalkmaz da blogun başında buldum kendimi.


Neden bilmem yazmak istedim. Bir Eylül'de başlamıştım bu blogu yazmaya. Kaç Eylüller geçti, inanılmaz ama hala burada duruyor işte. İçim daraldığında dökülmek için sanırım. Yazmak isteyince facebook, twitter filan kesmiyor beni.


Yazmadığım ya da düzelteyim tek tük yazdığım son bir kaç yılda; bir üniversite diplomam oldu. Mezuniyet törenine gitmek için bir yandan cübbemi ütüleyip bir yandan kocamı ve kızımı beklerken, Onlar büyük bir trafik kazasını burunları kanamadan atlatmaktaydılar. Kader...


Bu yılın başında doktorun verdiği haberle yıkılıp ve kendimi başka bir doktorda buldumsa da yeniden bir bebeğin süt kokusunu duyamama fikrine de alışıyorum galiba. Takdir...


Bu arada yeniden evlenip, bir de bebek bekleyen ahretliğime, Onu üzmemek için Ondan uzak durduğumu anlatma imkanım da olmadı. Ve bir de dosttan oldum. Kayıp...


Kardeşim bir meslektaşıyla evlendi. Gençler birbirlerini seviyorlar, bize de Onlara destek olmak düşer. Aşk...


Kikircanım 6. sınıfa başladı. Gençliğe adım adım yaklaşırken tüm dünyası arkadaşları. Kıskanıyor muyum ne? Her geçen gün büyüyor, her an boyumu yakalayabilir, bir kaç santimcik kaldı. Aradaki farkı açma isteğinden mi, daha zayıf gösterdiğinden mi bilemedim, topuklu giymeye başladım ara ara. Ah bu Annelik...


Hala yeni bir iş bulamadım, işin kötüsü arıyor da değilim, gidip geliyorum. "Bekledim de gelmedin" demek için imkan veriyor aramamak. Yaşasın mağdur edebiyatı. Acz...


Evde olmayı çok özlemişim. Keşke izin hiç bitmese. Ve ben biraz kendimle olsam. Yalnızlık...


Zeki Müren'den dinlemeye alışkın olduğum  bu şarkıyı  Poyraz-Karayel izlerken Ceylan Ertem'den dinledim ve pek bi beğendim. Ve tabi Müzik...


Döküldüm, saçıldım bu kadar yeter.

Bitti.
Nokta.


Read On 0 yorum

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate