uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" Okumaları-son

etiketler:
Kitabın öyküsünden bahsetmiştim daha önce.
Bu defa eleştirilerimi yazacağım.
*İlk olarak Fuzuli'nin hayatından kesitler bulacağım ve efsanevi bir kitabın öyküsünü de okuyacağım için beni çok heyecanlandırmıştı bu kitap. Beklentim yüksekti, muazzam bir dil, detaylı tasvirler, teşbihler ve derin mecazlar bulmayı umuyordum, olmadı. Dil ne tam olarak sade, ne de ağdalı ve edebi bir ağırlığı yok. Kitabın yarısına kadar hiç kullanılmamış mecaz bir ifadeyi keşfeden yazar, kalan bölümlerde o mecazı sürekli tekrarlamış mesela.
*Tarihsel süreçlerden bahsederken neden bilmem bana kendini hep sorgulattı kitap, doğruluğu şüphe götürür gibi hissettim. Tarih bilgim çok iyi değil, bu yüzden sadece hislerimden bahsediyorum, yargılama yok yani. Belki de iyi araştırılmıştır ama üslup neden olmuştur buna, ya da benim şüpheciliğim, ondan emin değilim. Konuyla ilgili araştırma yapmadan da emin olamayacağım.
*Aslında kafamı meşgul eden bir iki şey daha var ama neyse. Kitabın bana olumlu etkileri de oldu, divan edebiyatıyla ısınmamı, o dönem hakkında meraklanmamı sağladı.
*Son olarak, kurgu çok iyi aslında; elden ele gezen bir kitabın ağzından dönemleri anlatmak iyi bir fikir. Ama bence böyle bir kurgu muazzam bir kitaba dönüşebilirdi. Sanki sabırsız davranmış yazar, bir an önce yazalım bitsin, der gibi bir dil var kitapta. İfadelerin üzerinde çok düşündürtmüyor yani.
-bitti-
0 yorum:

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate