uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

İki güne;

etiketler:
2 röntgen, 2 ultrason ve detaylı incelemeler için bol miktarda kan tahlili sığdırdım. Yarın da dişçi randevusu ve bir de tomogrofi var sırada. Ne oluyor?
Bilmiyorum. Sırtımdaki ağrı, bayramda dayanılmaz boyutlara ulaştı. Teyzoşumla bayramda görüşür görüşmez durumumdan bahsettim ve Salı için randevulaştık.

Ben küçük bir çocuktum, annemin dikiş ipliklerini kesmek için kullandığı ve özenle sakladığı neşterini bulmuş ve bir güzel parmağında denemişti teyzem, gerçekten o kadar iyi kesiyor mu diye. O günlerden bugüne kadar uzanan cerrahlık hayali nihayet gerçekleşti ve 2 hafta kadar önce uzmanlığını aldı, o artık bir genel cerrahi uzmanı ve çok mutlu. Aramızda sadece 8 yaş var ve teyze-yeğen ilişkisinden çok kardeş gibiyiz onunla ve tabi tüm kardeşler gibi çok sık da kavga ederiz he he:)
Sağolsun dün detaylı tetkikler için elinden geleni yaptı, yanımda oldu. Bugün de eşinin, uzmanlığını almak için gireceği son sınavda onun yanında olacağından hastanede değildi.

Sabah Kikiriği babası ile bırakıp 7:15 treniyle yola çıktım, hemşirelerden ultrason kağıtlarımı alıp, işlemlerimi gerçekleştirdim. Sonuçlar bir kaç güne belli olur sanırım.
Dün röntgenlerin sonuçlarını bir beyin cerrahı arkadaşına gösterdik, boyunda düzleşme başlamış, egzersizlere başlamak gerekiyormuş. Kan tahlillerinin sonuçları henüz belli değil.
Safra kesesinde taş olma ihtimaline karşın ultrasona girdim bugün ama epey korktuğumu itiraf etmeliyim, başımdaki doktor başka bir arkadaşını daha çağırdı muayene sırasında. Aralarında tıp dili bir şeyler konuştular, gerildim çok. Ciddi bir şey olmadığını söylediler, yarın onun sonuçlarını da gösterecek teyzoş, bakacağız bakalım.
Akciğer röntgenim fena çıkmadı. Sigaranın izleri mevcut tabi, ama o kadar olurmuş. "Bırak artık şunu", dedi teyzem. Ben de, bırakıyordum ama madem fena değil, bir kaç yıl daha içeyim bari, dedim. Ters ters bakmakla yetindi şimdilik.
Ama bu olayların içinde çok komik bir şey de oldu. Röntgeni çektirirken, üzerinde metal kalmaması gerekiyor. Çenemin altında başörtümü tutturduğum iğneyi çıkardım, zaten takı filan da takmamıştım. Neyse röntgen geldi, teyzoşla beraber bakıyoruz. Tam boğazda toplu iğne boyutunda bir çizgi. "Hani çıkarmıştın iğneni?" dedi, "çıkardım valla Zehra" dedim. "o zaman bu ne kızım?" dedi. Bende ki tepki şu; "aaaaa, yutmuşum demek ki bir tane, ne zaman yuttum ki, hiç hatırlamıyorum:)"
Sonradan düştü jeton, meğer başörtümün uçlarını arkadan tutturduğum iğneyi çıkarmamışım, o da boğazımdaymış gibi duruyor hain dom dom. O kadar eminim ki ama yuttuğumdan, kara kara düşünüyorum, ne zaman yuttum diye...
Hastane koridorlarında geçen iki günün özeti, hastayım, yorgunum, uykum var.
Çok bile yazdım, şimdi kikiriği de alıp doğru öğle uykusuna.
-bitti-
3 yorum:

Çok geçmiş olsun Uragan.İyi ki hastasın bu kadar yazdın bide iyi olsan ne kadar yazacan kimbilir ;)
Ve bence bu zamana kadar mutlaka bi iğne yutmuşsundur,kesinnn;)


Geçmiş olsun:( Aaa o bıraktığın yıllarını paylaştığına dönmeyeceksin değil mi? Üzme bizi dönerek...


biyocan sağolasan,yazma konusunda kapasitem seninkinin yanından geçmez be..., sen sööleme bari bööle.:)
Bence de yutmuşumdur, dikkatliyimdir bu konuda, hatırlamıyorum da aslında ama muhtemel yani.

Aysuncum
sen de sağolasan, bu konuda konuşamıyorum, ne desem boş olacak şimdi. Konuyu bilahare görüşelim:)
ya da ben cesur bi civcivmişim mesela...
unuttum konu neydi?


İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate