uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

neyse ne?

Kafamda bin tane tilki dolaşıp duruyor, son günlerde. Fakat hepsinin kuyrukları da birbirine çarpıyor, ortaya accayip bir gürültü çıkıyor bu yüzden. Haliyle kafam da kazan gibi...
Benim canım kikirciğim büyüyüp, kendi işlerini azar azar da olsa kendi yapmaya koyulunca ve benim dışımda arkadaşlarıyla, hayvancığıyla ya da oyuncaklarıyla zaman geçirmeye başlayınca; ben de evde daha çok sıkılır oldum. Üzerine bir de üniversitelerde başörtü yasağının kalkması eklenince, "yeniden sınava mı girsem" sorusu, kafamdaki tilkilerin en büyüğü oluverdi. Dün brother'in geçen seneden kalma cd'lerini filan getirdim. Fakat fakültelerin puanlarının olduğu broşürü inceleyince, kafam daha bir karıştı.
Malumunuz ben imam-hatip mezunuyum, bu katsayı meselesi, istediğim gibi bir bölüme girmemi neredeyse mucizeye dönüştürüyor. Zaten ev-bark Ankara'da, okuyacaksam burada bir yer tercih etmeliyim ve Ankaradaki devlet üniversitelerinin puanları da epey yüksek. Hadiseye bir de benim sınava girişimin üzerinden 12 sene geçtiğini eklersek, durumun vahameti artıyor. Yani henüz karar vermedim, başvuru formlarını bi alalım elimize bakalım, kararı ondan sonra vericem.
Bir yandan da yüzüme kapanan tüm kapılara rağmen iş arayışımı sürdürüyorum, bu konu da kafamı epey meşgul ediyor. Evin beyi de henüz askerliğini yapmadığından, tüm bu planları yaparken, bir yandan da askerlik konusunu göz önünde bulundurmam gerekiyor. Yani amiyene tabirle kafa bi milyon.
Amaan neyse ne; herkesin bir hesabı var ama Allah'ın hesabı hepsinin üstünde. Yüce mevla bizim için ne öngördüyse yaşanacak, yaşayacağız işte. Sadece üstümüze düşeni yapıp, takdir Allah'tan demek, düşmüyor mu bize?
Her zaman şükretmenin önemini bilmiş biri olarak, yine şükrediyorum. Kafam çalışıyor da, sağlıklıyım da bunca şeyi düşünüp; öyle mi, böyle mi? diye sorabiliyorum. Ya başka türlü olsaydı?
Sağlıklı bir bedene, sağlıklı ve dünya tatlısı bir evlada, yanımda olan bir aileye, oturacak bir eve, sorgulayacak bir akla, herkesi ve herşeyi kucaklayabilecek bir kalbe, sıkıştığımda yanımda olan dostlara ve her şeyden önemlisi şükretmeyi unutturmayan bir imana sahip olduğum için şükürler olsun mevlaya.
İnsanoğlu elindekilerin değerini, kaybetmeden anlayamıyor çoğu zaman, anladığında da bazen geç oluyor. Rabbim çok fazla kaybetmeden, çok geç olmadan şükredenler eylesin bizleri. amin.
3 yorum:

Aaa içinde varsa, bence kesinlikle sınava gir ve dene şansını!!

Hepimizin şükredecek o kadar çok şeyi var ki... Sağlıkla alabildiğimiz her nefesin bile şükrü gerekirken, bazen ne yazık ki
şükrü unutuyoruz veya gereğince şükretmiyoruz işte... Duana amin...
Dilerim hepimiz bolca ve hakkıyla şükreden kullardan oluruz...

Dilerim kafandaki tilkiler aralarında anlaşıp, sana huzur verirler...:))


Keşke senabera'nın dediği gibi şansın yardımı olabilseydi o sınavda.Bende bir meslek lisesi mezunu olarak (tam da katsayıların düşürüldüğü sene mezun olanlardan)
her sene sınava tekrar girmeyi düşünüyorum ama kazanmak seninde dediğin gibi tam bir mucize.Yani ben denedim olmuyor::::::(


Sena-Bera; kafamdaki tilkiler maalesef hep böyleydiler ve böyle de kalırlar, ben biraz çelişik bir tipim. :)
*
tüm dualarına ve dualarıma amin, dyorum.
*
sınav konusu şimdilik muallak, ama serap gibi düşünüyorum ben de...

SERAP; meslek mezunununun halinden , meslek mezunu anlar:) diyorum yani.
*
bakalım, katsayı meselesi çözüme kavuşursa, neden denemeyelim bir daha?


İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate