uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

"Mesnevi Okumaları" & "O gece sendin gelen"

etiketler: ,

  • Sel denize ulaşınca deniz olur. Tohum tarlaya varınca ekin olur.

(s.86/beyit no.1533)


  • Kendinden kurtulup bir dirinin varlığına eklenen adama ne mutlu!

  • Ölüyle oturup ölü olan ve kendinden dirlik kaçan diriye ne yazık!

(s.86/beyit no.1536-1537)


  • Ağlıyorum, ama inanır ve cömertliğinden eziyetini azaltır diye korkuyorum.

  • Kahrına ve lütfuna gerçekten aşığım. Çok şaşılacak şey! Ben bu iki zıdda aşığım.

  • Vallahi; bu dikenden -kurtulup- bahçeye gitsem, bülbül gibi bu sebepten inlerim,

  • Bu ne şaşılacak bülbül. Dikeni bahçeyle yemek için ağzını açar.

  • Bu ne bülbül? Bu ateş timsahıdır. Bütün nahoş şeyler, aşktan dolayı onun için hoşluktur.

  • Bütüne aşıktır ve bizzat bütündür o. Kendine aşıktır ve aşkını arıyor.

(s.87/beyit no.1570-1576 arası)


  • Bu dil, taş ve demir gibidir. Dilden sıçrayan, ateş gibidir.

  • Bazen rivayet ve bazen laf olsun diye taş ve demiri birbirine vurma.

  • Çünkü karanlık var ve her taraf pamuk tarlası. Pamuk arasında kıvılcım nasıl olur?

  • Gözünü kapatıp o sözlerle dünyayı yakan topluluk zalimdir.

  • Bir söz bir alemi yok eder, ölü tilkileri aslan eder.

(s.88/beyit no. 1594-1599 arası)


  • Sen de nemrutluk var, ateşe girme. Girmek istersen önce İbrahim ol.

  • Madem ne yüzücüsün, ne denizci, bencil düşüncelilikle kendini -denize- atma.

(s.89/beyit no. 1607-1608)


  • Lokma ve nükte olgun kişiye helaldir. Sen olgun değilsin, yeme, dilsiz ol.

  • Çünkü sen kulaksın, o dil. Senin cinsin değildir. Hak kulaklara "susun" buyurdu.

  • Çocuk doğunca önce süt içer. O bir müdder susar, bütünütle kulak olur.

  • Söz öğrenmek amacıyla bir süre dudağını yumması gerekir.

(s.89/beyit no. 1623-1627 arası)


  • Çünkü Adem, o azardan gözyaşıyla kurtuldu, tövbe edenin nefesi islak gözyaşıdır.

  • Adem yeryüzüne ağlamak için geldi; ağlasın, yakarsın ve üzülsün diye.

  • Adem cennetten, yedi kat göğün yukarısından kapı eşiğine özür dilemek için gitti.

  • Sen Adem'in belinden, onun sulbündensen istekte de onun bölüğünde ol.

(s.89/beyit no. 1634-1638 arası)


  • Ansızın dilden sıçrayan nükteyi, yaydan fırlayan ok gibi bil.

  • Ey oğul! O ok yolundan dönmez. Seli baştan bağlamak gerekir.

  • Baştan geçerse, dünyayı kaplar. Dünyayı harap ederse şaşılmaz.

(s.90/beyit no. 1659-1662 arası)



Ey dil! Hem sonsuz hazine sensin, hem şifasız hastalık sensin. Ey dil!

Hem kuşlara ıslık ve hile sensin. Hem ayrılık vahşetinde dostsun.

Ey amansız! Ne zaman bana aman vereceksin. Ey benim kinimle yaya ok takmış olan sen!

(s.92/beyit no.1703-1706 arası)



4 yorum:

Alâkasız yorumlar,saçma sorular

1-Uragan ne demek?
2-Morugan ne demek?
3-Eskiden sayfa mordu,moruganın morluğu oradan mı geliyor?
4-Eğer 3ün cevabı evet ise şimdi kotun üzerine yazıyorsun ya
5-Biliyom 4.madde bir soru değildi ama bu da öyle oldu:/
6-Kot konseptine uygun olarak yeni ismin Kotugan olması gerekmez mi?
7-Bu blogda müşteri memnununiyeti var mı?
8-Peki,gittim.


alakasız sorularla alakalı cevaplar
1.uragan; yağmur getiren fırtına demek.
2.onun mor hali.
3.evet oaradan geliyor.
4. hıııı?
5.evet, farkettim:)
6.gerekmez, olsa olsa koturagan olması gerkir.
7.yok, bu blogda müşteri de yok:)
8.iyi hadi güle güle git:))


m. e. ay görünce duraksamadım değil, severim. (:


hoşgeldin, dinle o zaman. :)


İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate