şener şenden girip, istanbuldan çıkan ve ikisi arasında tonla gereksiz bilgi barındıran yazı / sorumlu blogger uyarısı

  • Şener Şen Avrupa yakasında olacakmış bu sezon, heyecanla bekliyorum.
  • Kapıya gelen hiç kimseyi geri çevirmemekle hata etmiyorumdur, umarım. Son derece iyi niyetliyim bu konuda. Kimin gerçek ihtiyaç sahibi olduğunu ayırdetmek zor çünkü.
  • Çiçekleri sulamayı unutmuyorum bu günlerde, iyi gelişme...
  • Günlerden sonra ilk defa sabah erken uyandım, bu da iyi gelişme...
  • Pek ehl-i keyf takılıyorum, eve elimi sürmüyorum, sanki biri gelip sihirli değneğiyle dokunup her şeyi istediğim hale getirivericek, o kadar çok sorunu var ki bu evin, yazsam buradan bizim köye yol olur yazdıklarım. En iyisi diyorum; homini de gırtlak, pufidi kandil, tumba yatak. Sonra boşa geçen zamana üzülüyorum. İsraf israf. -vicdanını rahatsız ediyorsa niye yapıyorsun zırtapoz-
  • Yine de çamaşır ve bulaşık makinelerini icat eden şahıslara selam ediyorum, ellerinden öpüyorum.
  • Nietzche'yi kah anlıyorum, kah anlamıyorum ama; "kişi yüreğini sıkı tutmalı: onu bir koyverdin mi, kafanı da pek çabuk kaçırırsın" a paraf atıyorum.
  • Bir gülümseme, insanın aklına ne kadar çok şey getirebilir? Sayamadım ki...
  • Hep acelem varmış gibi, hep bir şeyleri kaçırıyormuş, yetişmem gerekiyormuş gibi yaşamamın anlamı nedir acaba, hem de bunca boş geçen günlerde?
  • Yüksek sesle konuşmak, karşındakini bastırmaya çalışmaktan mı ileri gelir? Ya da farkında olmadığımız ya da kabullenmediğimiz komplekslerin varlığına,- daha ileri gidiyorum- karşımızdaki üzerinde hakimiyet kurma çabasına delalet ediyor olabilir mi?
  • Çocuklar nasıl da birer ayna gibiler. Nasıl davranırsan, aynı muameleyi görüyorsun. Sakin, anlayışlı, en şefkatli ve alçak sesimi kullandığım zaman, geri bildirimi ne güzel oluyor. Bunu alışkanlık haline getirmeli ve öfkeye daha az yenik düşmeli. -sonuçta bir çocuk öfkeden nasibini alması gereken en son varlık, onlara en çok muhabbet yakışır-
  • Baykal'ın en son olarak yaşı ve karizmasına olan saygımı da yitirmek üzereyim. Sanırım bunama tehlikesiyle karşı karşıya. Hep çelişirdi kendiyle ama bu kadarı fazla, bir gün bir şey diyor, bir gün tam zıddı. Beni geçti valla.
  • Bu bir önceki postun şarkısı var ya hani duvarlar, dinledikçe içimdeki anarşik kişilik depreşiyor. Bay V olasım geliyor, pardon bayan, iyi de bayarım zira.
  • Dün trt'de onur akın'ı gördüm, bekle bizi istanbul'u söylüyordu. Onun İ.Ü.'nün öğrenci kültür merkezinde verdiği küçük çaplı konseri geldi aklıma, ne güzeldi.
  • Sonra bu şarkı birden bize yazılmış gibi geldi. Hani bırakmak zorunda kaldığımız okulumuz orada ya, "bir gün mutlaka bir şeyler farklı olacak ve bize layık olan istanbul'a döneceğiz" gibi.
  • Ey sen ne güzelsin ey kavgamızın şehri, boşuna çekilmedi bunca acılar, büyük ve sakin süleymaniyenle bekle, parklarınla köprülerinle meydanlarınla, bekle bizi istanbul...
  • Şimdi bir sigara tellendirmenin tam yeridir, eylem öncesi yaktıklarımızın anısına.
  • bitsin artık bu yazı yaaaa
  • bitti.
ziyaretçiye not: son bir kaç yazıda yorumlara cevap yazamadım, yorum cevaplıyasım yok pek, kusura kalman e mi?


Istanbul - twenty7

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

Rabbişrahli ve sadri!

günlerimiz bitecek bir gün saya saya*