uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

"Senin sırtın yere gelmez sabancısın, benim yaram sana değmez yabancısın" *

etiketler:
Çok saygıdeğer konuklarımız yeni bir "ne ki şindi bu?" etiketli yazımızla karşınızdayız, okuduktan sonra yazıyla ilgili düşüncelerinizi ve yorumlarınızı bekliyoruz efenim.
(bak kibar kibar konuşuyorum, kızdırmayın adamı; biliyom okuyosunuz, hepiniz bir bir düşüyonuz sayaça, yorum yazmaya gelince tembelliğiniz tutmasın, saç-baş yoldurmayın haaaaaaaaa,)

Bi dakka ya ne diyecektim;

  • Bu insan vücuTu nasıl bir organizmadır ki; ne vakit bir-kaç kilo vermeye kalksanız, "onu da istiyom, bunu da yiycem, eeeen kalorili meşrubatı da içceeeem" diye tutturur? Akla diyet düşer düşmez, beyin aynı hızla nasıl bu kadar çok şeyi isteyebilir ve dahi tembel ötesi bendeniz böyle zamanlarda nasıl bir atom karınca edasıyla bol soslu aşlar, börekler, kekler... hazırlayıveririm acaba?
  • Aynı durumla ilgili tezatlıklar bir türlü bitmez üstelik. Bir bardak-çık boll buzlu kola yarım saniye bile sürmeden tüketilebilirken, salonumun hemen girişinde duran merdiven inme çıkma hareketleri yaptıran aletle (göz önünde olsun daha çok çalışırım denmiş, sonra varlığı unutulup gitmiştir) ; dilin dışarda kalana, sırttan üstü terden sırılsıklam, en kokulu tekeyi bile solda sıfır bırakacak bir ter kokusu hasıl oluncaya kadar çalışıp çalışıp da yakılan kaloriye bakılınca 100-150 arası bir rakam nasıl görülür? Bu nasıl bir tezattır? 2 dilim baklava yedim boşa gitti onca pespayelik.
  • Şu canına yandığımın dünyasında biz zavallı insancıkların damağına hitap eden her bi şeycikler niye bu kadar yüksek kalorilidir, bu hain dom dom aşçıların kime kastı vardır? /bana
  • Tezatlar bitmez demiştim ya devam; sabahın 5'inde kalkmış uykuya direnmiş o güçlü şahsiyet(inanmazsın o benim), şekersiz kahveyle uykusunu açarak (afferin bak olacak), guguk kuşu pardon sabah kuşu kızıyla yarım saat kadar güreştikten sonra; kesinlikle marka olmayan spor ayakkabılarını geçirip ve kesinlikle marka olan mp4'ünü taktıktan ve bir saat boyunca yüksek bir tempoyla yürüyüp geldikten sonraaaaa; mutfağa girip tava böreği yaparak ne akla hizmet etmiştir? Bu arkadaş için söylenecek söz var mıdır? Bence sözün bittiği yer ahanda BURAsıdır.
  • Yukarıda adı geçen şahsiyetin kafasının çalışma biçiminde bir sorun olduğu, hakkında yazılanlardan gayet net olarak anlaşılabileceği gibi, şimdi ki satırlarda vereceğim örnekle de pekiştirilebilir. Bu şahsiyet bir yandan yürüyüp bir yandan şu an dinlemekte olduğunuz nilciğimin "uzaylı" şarkısını dinler iken, sabahın o caaanım ışık ve sesleri içinde nasıl olur da Deniz Baykal' ı hatırlayabilir?
  • Yetmez; üstüne başına, giyimine kuşamına, başındaki örtüsüne bakmadan "bu memlekette sol olacaksa o da adam gibi olsun be kardeşim, gitsin artık bu baykal, ne de olsa; kolaycı, olaycı, sabancı, yabancı, mızıkçı, hazırcı kesin uzaylı" diye düşünebilir? Hatta yerine yeni sol lider adayları düşünüp, "dur bakayım şu Ufuk'a, yıllardır sakin sakin takılıyor, bi dalgası da çıkmadıydı yanılmıyosam, ama hadep'in apo afişli kongrelerine katılan o değil miydi, bi bakmalı, özgürlük yanlısı bi adam idi, partiden bi kitapçık isteyip programlarını okumalı ..." şeklinde düşünüp durabilir? Kendisini ne sanmaktadır, derin midir, sığ mıdır? Yoksa ergenokun gizli bir numarası mıdır? ki; kafasında lider tayini yapmaktadır?



Bundan önce ki iki maddede aktardığım "türk soluna yeni lider" fikriyatım anlaşılmasın deyii; düşündüklerim sanki yüzümden anlaşılacakmış gibi, başım yerde gözüm pabuçlarımın ucunda, kimseyle gözgöze gelmemeye çalışarak yürüyüp durdum.

Sonuç olarak; bu sabah ki zihinsel aktivitemden bu yazı doğdu, pişman değilim. Gene olsa gene yaparım. Fondaki şarkıyı Deniz amcaya -yok abiye, adamın vadesi doldu, kredi kartına ek taksit ... sus-tum! - gönderiyorum ve "yeni bir şey de yapmazsın hazırcısın" diyorum.

Hadi eyvallah.

*:Nil'in dünyası albümündeki enfes parçanın sözlerinden bir bölüm.
solagan: nil madonna olmasın, hep bu şarkılardan yapsın.

Uzayli - Nil Karaibrahimgil
10 yorum:

Uragan kardeşim,bu konu bayanları ilgilendirse de;

ben şunu biliyorum kilosu ne olursa olsun her kadın mutlaka 1-2 kilo fazlası olduğuna inanır. Bi de diyet yapıyosan zaten en çok sevdiğin şeyden vazgeçiyosun demektir. Aklının sürekli yemekle meşgul olması doğaldır. Keşke yemek yemeyi daha az sevseydin:) Ama o zaman da diyet yapmana gerek kalmazdı di mi?

Diğer taraftan alınan kilolar yılların birikimidir, iki pedal çevirmekle olmaz,yıllarca pedal çevirmelisin:)

Bi de kendini ödüllendirme sistemini değiştirmelisin. Sanırım yapmak istediğin bişeyi yapınca kendini yemekle ödüllendiriyosun:)Örneğin sabah sporu yapıp, kalori yakıp ve terleyince kilo verme programına sadık kaldığını düşünüyor hatta bunun devam edeceğini hissederek mutlu oluyorsun. Sonuçta zor gelse de yapman gereken bişeyi yaptıktan sonra kendini ödüllendirmek için yemek yiyosun. Sanırım o böreği de bu yüzden yedin:)Kendini başka şeylerle ödüllendir...

Ben de ne yesem kilo almam;hatta kilolu arkadaşlarımdan daha fazla yerim ama bi gram yağ yok...Dediğin sıkıntıların nasıl olduğunu hiç bilmedim:)

Bu arada sol ile ilgili olarak hiç kafamı yormuyorum.Türkiye'de sol biteli yıllar oldu.Başına kim gelirse gelsin hiç bişey değişmez.Öyle % 20 gider durur. Yani Murat 124'i Maykıl Şumaher kullansa ne yazar:)Öyle kendi kendilerine takılıyorlar işte. Sen de boşver kafanı yorma.Neden?

Sosyalizm işçilerin ve yoksul insanların haklarını savunduğunu iddia ederken diğer taraftan dini reddeder,karşıdır. Türkiye'de durum çok farklıdır:)Yoksul insanlar ve işçiler çoğunlukla müslümandır. Yani Türkiye'deki köylünün ve işçinin sosyalist olması ontolojik olarak mümkün değildir.Bu nedenle köylü-işçi her ne kadar hakkını savunsa da dine karşı olduğu için sosyalist olamaz.Türkiye'de sağcılığın ve solculuğun birbirinden ayrılmasındaki kriterin din olmasının nedeni burada yatar.

Bu sebeple Türkiye'deki köylü ve işçinin CHP vb. partileri oyvermemesinin nedeni budur;onların hem dini(İslamı) hem de köylü-işçi hakkını savunan AKP'ye oy vermesi de bu sebeptendir. CHP'ye oy verenlerin genelinin de maddi durumu yerinde olan modern insanlar hatta kapitalistler olmasının da nedeni burada yeter. Dini dışlayan sosyalizmi savunursan Türk işçisi oy vermez, onun yerine geriye kapitalistler kalır:)ya da dinin dışlanmasından memnun olun kesim seni destekler.

Özetle, Türkiye'de sosyalizmi savunmakla ele bişey geçmez:)Çünkü Osmanlının evvelini de sayarsak 800yıldır İslam'la yönetilen bu topraklarda, amacı İslamı yaymak olan bu insanlara sosyalizmi kabul ettirmek çok komik:)Dini dışlayıp % 40 falan oy almak,hem de Osmanlının devamı bir ülkede:)ahahahahh

Dediğim gibi bizim insanımız Üretim faktörlerinin devletleştirilmesi, her işi devletin yapması, merkezi plancılık vb. gibi konulardan dolayı değil sosyalizmi kuramı gereği dini dışladığından bu tür partileri oy vermez.Canını sıkma bişeycikler olmaz,


upuzun bir cevap yazmıştım ama silindi, özetle türk siyasetinde az da olsa sol varsa ki var, lideri de adamakıllı olsun, iktidar ve muhalefet arasındaki rekabet de seviyeli olsun, bundan halk kazançlı çıkar mealinde birşeylerdi.


Bazen ben de yazarım uzunca yorum, sonra gönder derim ama "gönderilemedi" türünden bişeyler yazar.Sonra geri döndüğümde yazı silinmiş olur. Bu tür durumlara karşı yazıyı yazdıktan sonra önce kopyalıyom sonra gönderiyom.Eğer gönderilemez ve yazı da kaybolursa tekrar kopyalıyom.

Ellerinize sağlık okumuş kadar olduk. Bu arada ördek bayağı büyümüş, resimlerini takip ediyom:) Epeyce de etlenmiş,bakımı zor olmuyo mu artık:)


Osman Pamukoğlu'nun parti girişiminden haberin var mı uraganım, yoksa da olmuştur artık:)

ya ben bu şarkıyı çok beğendim ama, bence ben uzaylıyım:p

bu arada; tehlike geçti uraganım yorumları tekrar açtım:)


hadi bakalım hayırlı olsun, onaylayıver benim yorumu bi zahmet:)
*
sen hele madonna olacakmış, şarkısını dinle, bitti dedikten yaklaşık bir dakika sonra(time cod;03:03) bir parça başlıyor ki acayip bir şey, bana çok iyi geliyor, sana da iyi gelecek eminim.
*
osman pamukoğlunun sitesine bakındım biraz, yorum yapmak için erken ama ulusalcı gibi duruyor. izleyelim görelim, konuşmak için erken.


çok iyi ya, madonna olur mu bilmiyorum ama kahkahası süpermiş nil'in:)

"sen evinde çatalı kaşığı olmamak ne demek biliyo musun ha?"

:))


ne kadar hızlısın kardeşim:)

biliyorum, fakir bi hayatım var:)


yuuutub sağolsun, orda buldum:)


warrior, sen taktın bizim ördeğe, yedirmem kardeşim, seninki boşuna çaba:)


süpersin uraganım ya:))


İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate