mazaretim var asabiyim ben

saat 03:06

şimdi böyle saati yazınca aklıma,"saat dört yoksun, beş yok, altı, yedi, ertesi gün daha ertesi ve kimbiliiir" diye başlayan caanım livaneli şarkısı geldi, üşenmedim arattım ama dinletemeyeceğim imeem de yok, başkaca yerde aramak da canım çekmiyor bu saatte, isteyen bi zahmet bulup dinleyiversin canım.

Ne işim var bu saatte nette benim yaw?

el-cevap;

Aslında "mercimek çorba, zeytinyağlı taze fasulye, pilav, yoğurtlu patlıcan ezme, salata ve pudingden" oluşan, Ramazan başından beri hazırladığım en normal, utanarak söylüyorum ve de en az çeşitli soframdan kalkıp (ben niye bu kadar çok seviyorum yemeyi yaaa) , namazı eda edip, bol çaylı normal bir akşam seyrine bırakacaktım kendimi.

Hatta porselen demlikte, eriklinin içmelere doyamadığım muazzam suyu ve dahi bir tutam tomurcukla tatlandırdığım, yemeğe oturmadan az evvel önce demlediğim çayımdan bir kupacık içme imkanı da buldum aslında. (ne çaydı beeee)

İşte sonrası biraz karışık. Elifciğin yemem de yemem muhabbeti uzayınca onun tabağı hariç sofrayı toplayıp, "ibrahimle buluşma" mı alıp içerdeki odaya geçip uzandım. Tam birinci bölümü bitirmek üzereyken bütün yemeğini ennihayet bitirebilen kızım o yatarken yanında okuyabileceğimi söyledi kitabımı. Tamam deyip, geçtim hatunun yanına, geçiş o geçiş, günlerin uykusuzluğu beni öyle bir teslim almış ki, uyandığımda 2'e geliyordu saat. Telefonu da başıma kurup yatmıştım, 10 da kalkıp, namazı kılıp, çay içmeye devam edecektim sözde, olmadı.

Gitti caanım çay, bizim beg çaydan anlamaz pek. Varsa yok kahve ve çeşitleri... Yanarım yanarım da kıymet bilmeyen ellerde garip kalan çayımı içemediğime yanarım, gerçi attım ocağa aynı usül, sahurda artık, doya doya, oh misss....

Aslında canım sıkkındı epey ama girmeyeceğim o mevzuuya, hoş zaten girsem de çıkamam, neyse sabır.... Allah'ın bir hesabı vardır, deyip geçtim.

Yarın pardon bugün, saat dokuz uçağıyla birader yolcu; gergin, heyecanlı yelken açacak yeni ufuklara. Bakalım yolcu ederken ağlayacak mı? (he he, benim kardeşim biraz duygusal bi çocuk da, kime çekti bilmem)

Yeteeeeeeeeeeeeer be.
Aaaaaaaaaaaa.
Ben gidip yatsıyı kılem de sahur için bi şeyciklee hazırlayverem bari.
eeee ellerimden öper.

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

Rabbişrahli ve sadri!

günlerimiz bitecek bir gün saya saya*