ben uzan, cem uzan/dilber hala yirin seni/kikiriğin belgesel hastalığı/kedi ve köpekler üzerine çatlak bir sav

  • Öğrenci affı haberlerinin çıktığı gün, hem af hem de Aktütündeki fecaat ile ilgili uzunca bir yazı yazdım. Yazdım, sildim; yazdım, sildim. Sonunda tamamladım, geriye dönüp okuyayım, dedim. İyi ki okumuşum. O kadar temkinli yazmaya çalıştığım halde yayınlanacak halde değildi yazı. Hükümetten, muhalefete, askerden stk'lara kadar komple herkese döşemişim çünkü. Olur ha yanlışlıkla yayınla filan derim diye, taslak olarak bile bırakmadım, kökten sildim yazıyı. Öfkem yatıştıktan sonra bana kalan tek şey vardı aslında, yine aptal yerine konma hissi. Vatandaş olarak bu hisse o kadar aşinayız ki bu memlekette, yabancılık çekmiyorum artık. Neyse ya sıkmayacağım canımı, sizinkini de tabi...
  • Ramazan'dan beri gündemi takip etmeyi bırakmıştım, ara-sıra akşam haberlerine bakıyor, bir zamanlar beklediğimi söylediğim güreşin nasıl sonuçlanacağını sessizce izliyordum. Şimdilerde de dünyadaki ekonomik kriz ve yansımalarını takip etmekten bunalmıştım ki, bi haber gördüm şok oldum. Cem Uzan'a Erdoğan'a hakaretten, önce 8 ay hapis ve para cezası verilmiş. İtirazı üzerine 1 yılı rehber kontrolünde olmak üzere 5 yıl denetim altında tutulma ve bu sürede rehber kontrolünde kişisel gelişim ve öfke kontrolü hakkında 5 kitap okuma cezası vermişler. Gene itiraz etmiş. Adam haklı aslında 5 senede 5 kitap okumak çok yani. Bence mahkeme itirazı dikkate almalı. Bak Cemcim, sen hiç okuma anam, ver parasını okuttur birine. Bak seçimler yaklaşıyor, sen manken gibi karını al yanına, jillet gibi gömlekler giy en beyazından, sırala içi boş vaatlerini. Hatta bi yönetmen bul, sana film çeksin yaw, "ben Uzan, Cem Uzan" diye uzanıver ortalara daha iyi :D

  • ŞOk Şok ŞOk... Açıklıyorum. İki haftadır beni gülmekten yerlere yatıran yeni biri girdi hayatıma. Söyleyeyim mi hıı? Azzz soooona. Yok be hemen şimdi söylüyorum işte, şu fotoğraftaki kadın, yani malumunuz Dilber Hala. Nasıl bi karakterdir o yaaa, nasıl bir oyunculuktur. Helal olsun Binnur Kaya'ya. Şimdiden ağzıma yapıştı cümlelerinden biri, kuvvetle muhtemel burada da sık sık karşınıza çıkacak. İşte diyom, "Ben lafımı ortaya gorruuuum; beğenen alır gideeer, beğenmeyen bıragır gaççarr." Çok yaşa Dilber hala :)





  • Bu arada benim dünya tatlısı kikiriğim fena halde national geograpic hastası oldu. Sürekli hayvanlarla ilgili belgeselleri izleyip bana brifing veriyor. Sabahları hayvanları kurtarma operasyonları yapılan bir program var, bir şekilde yaralanan ya da yanlışlıkla şehre inmiş, birilerinin evine ahırına filan girmiş hayvanları yakalayıp, iyileştirip doğaya bırakıyorlar. Hele ki bu program hiç kaçmıyor. Hayvanlarla ilgili en son aramızda geçen diyaloglardan biri şöyle.
kikirik: anne biliyo musuuun?
uragan: neyi kızım?
k: balinalar dişleri ile suyun sıcaklığını ölçebiliyorlarmış...
u: yaaaa, termometre mi varmış dişlerinde? :D
k: onu bilmiyorum ama dişleriyle sıcaklığı ölçüp su soğumaya başlayınca göç ediyorlarmış.
u: bak seeeen.
k: yaaaaaaaaaaa (sen bilmiyosun ama ben biliyorum tonlamasıyla, ukala kova ne olcek:D)

Bu faslın kırmızı karıncalar, karadullar, filler, çitalar, çıngıraklı yılanlar ez cümle hayvan alemi ile ilgili pek çok versiyonu mevcut efenim biz de. Bendeniz memnuniyetle dinliyorum kendisini, bu merakına bayılıyorum elimden geldiğince bilgilerini paylaşmaya çalışıyorum, acayip mutlu oluyor.
  • Bir de bu sıralar, gece oldu mu sokak aralarında çete halinde dolaşan köpeklere taktım kafayı. Ne çoklar ya, her yerdeler. Geçen sene her yerde kedi vardı bu sene köpek. Köpeklerin fazla olmasını anlayabilirim hadi, üç- beşi bir araya geldi mi mutlaka kedi ırkının neslini azaltma konusunda girişimlerde bulunuyorlardır ama bir sonra ki sene kediler nasıl çoğalıyor, onu anlayamıyorum. Onlar da "lan bu itoğlu itler (küfür olarak değil gerçek anlamında kullanılmıştır) bizim nesli tüketecek, daha fazla ürememiz lazım hadi canım miyaaav" diye mi takılıyorlar ne?
  • Hayvanların bizim anladığımız şekilde bi aklı yok elbette ama acayip derin sezgi ve hissiyatları var, kabul etmek lazım. Mesela bizim evdeki agresif betiş. Yem vermeyi unutunca suyun yüzeyine çıkıp ağzını şıpırdatıyor. Yemi verirken de atlayıp yakalıyo, konuşunca gelip gözlerimin içine bakarak beni dinliyo, acayip yani.
  • Neyse yaaa, yine "yaşasın hayvan dostlarımız" tadında bir posta dönüşmek üzere bu yazı, hatta üzeresi bile kalmadı. Ben kaçtım efenim, vesselam.

Yorumlar

Kuaybe dedi ki…
O hayvan meraklısı Kikirciğin sonunu söyliyim ben sana bacım.. Yarın öbür gün reşit olup da özgürlüğü eline aldı mı dağ dağ gezmezse, kuş yuvalarını inceleyip yerdeki ayak izlerinden tahlil yapmazsa ben de Kuaybe değilim..

Ben onun yetişkin bir versiyonuyla evliyim be yav :))
solar dedi ki…
gündemi yazsak, konuşsak, sabahlara kadar tartışsak da tesiri olmuyor, ama susunca da gönül razı olmuyor..

böyle annelerin yetiştirdiği kikiriklere sabahlara kadar ders anlatabilirim:) öğretmenlerinden çok övgüler alacak inşallah ve dolayısıyla sen de uraganım:)
AYSUN dedi ki…
Kikirciğe bak aferin:) Anne de yeni şeyler öğreniyor ne güzel...

Bizim evde de Dilber hala favori şu ara:P Buhran abinin pabucu dama atılacak sanırım... Dipçik gibisin diyor ya Tahsin amcama bitiyorum ben de:P
AYSUN dedi ki…
Aktütünle ilgili hala her akşam Bünyamin'le dakikalarca döşüyoruz birilerine. Hergün yeni bir şey çıkıyor ortaya. Üzülerek izliyoruz...
AYSUN dedi ki…
Bu akşam eve gelirken askeriyenin önünden geçtik. Berk'e annecim bak asker abiler var burda dedim. O da nerden öğrendiyse '' ben askere gitçem dedi''... Aynı anda hayır dedik Bünyamin'le... Off off...
uragan dedi ki…
kuaybe, şimdi de bakkala gidiyoruz mesela, beş dakikalık mesafe, oluyor sana on beş dakika, kedisi, kuşu karıncası, böceği; ne çekiyorlar elimizden zavallı mahlukat:)
uragan dedi ki…
solarcım, koltuklarımı kabarttın be ablacım.

"sussan olmuyor, susmasan olmaaaz" diyor ya zülfü amca hakim bey diye bir şarkıda, aynen yani.
uragan dedi ki…
Aysuncum maalesef bi şey değişmiyor işte, bize de hep diken üstünde yaşamak kalıyor, bugün ne olacak, diye...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rabbişrahli ve sadri!

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

Matematik Performans Ödevi / Kocatepe Kavşağı / Aptal kovboy