uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

o kaaa yorulduk o kaaa yorulduk sorman gari




Pazar günümüz fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere köy hayatından küçük bi numune tadında geçti. Uzunca bir süreden sonra ilk defa pazar günü çalışmayan babamızın öncülüğünde babaannemiz ve dedemizle birlikte Ayaş'ın gönece köyüne gittik, kurbanlık bakmaya.

Gitmeden önce özenle(!) hazırlandı küçüğüm. Bir beden büyük pantolon simli kemerle tutturuldu, gömleğine uyuyormuş başka bir şey giyemezmiş. Eski ayakkabılar seçildi ayakkabılıktan, "hani bayramda aldıklarını çok seviyordun, niye giymiyorsun" dedim cevap hazır "çamur olur onlar, sen bunları yıkarsın, o yıkanmaz"

Neyse efenim havanın güzelliği bir yandan, hayvanların çeşitliliği bir yandan, toprak bir yandan kikiriğin keyfine diyecek yoktu. Önce karabaşa takıldı, fotoğraftaki teyze zaptetmese sarılacaktı neredeyse. Köpek de bizimkini sevdi, elini yaladı hatunun, yüzüne ramak kala ben çığlığı bastım :)

Sonra sıra ineklere geldi, biraz çekingen davrandılar önce. Ama baktılar ki benimkinin pes etmeye niyeti yok, sonunda onlar da dize geldi. Yemliklerin önüne yabancı biri geldi mi yanaşmayan yemlerini bile yemeyen ineklere yaklaşmayı başardı. Hatta bi tanesini bi aşağı bi yukarı koşturdu, elif çitin bu tarafında (tabi ben de arkasında), melek(sarıkız koydum ben adını, elif değiştirip melek yaptı) öbür tarafında 8-10 kez gidip geldiler. Sonunda melek neredeyse çitten atlayacak hale geldi; kızdı mı, sevdi mi elif'i bilemedim:)
Bi de 6 aylık bi buzağı vardı şirin mi şirin ama pek asabiydi, yanına yaklaşınca zıplayıp durdu. Kendine zarar vermesin diye, pek yaklaşmadık biz de.

Hayvanlarla hemhal olma faslından sonra iş toprağa geldi, bi güzel çalıştı. Hatta gitmeden önce bizim sitenin bahçesinden topladığı akşam sefası tohumlarından bir kaçını oradaki bahçeye ekti, teyzeye hediye olarak. Üç saat kadar kaldık orada ve bir dakika oturmadı, ve yine tabi ben de. Ayrılma zamanı gelince ise ikna etmek epey zor oldu hatunu, hava güzel olursa yeniden geleceğimiz söznünü koparınca pes etti. Yol boyunca "ben danayım" diye muuu ladı durdu, ne dediysek, ne sorduysak muuuyla cevap verdi. Ben bir ara, "sağa çekin dananın biri arabaya sızma yapmış" dedim ve araba yavaşladı, bizim ki o zaman bile dana olmaktan vazgeçmedi:)

Gönece'ye kadar gidince, Ayaş'a uğramamak olmazdı, olmadı. A'nın kuzenleri oturuyor orada, yemek- kahve-çay faslı derken akşamı da orda ettik. Kuzenlerden birinin iki kızı var, kikirikle pek iyi anlaşıyorlar, kuzum varlığını bile unutturdu bana, çeşit çeşit oyunlar oynandı, yine keyifler gıcırdı yani.

Arabaya biner binmez de beklenen oldu, sızdı kaldı :)

Çocuğunun bakışlarında yaşar anneler, evladının gözlerinin içi gülüyorsa ve bunu görebiliyorsa daha ne ister ki bir anne...

vesselam
11 yorum:

Belki arsivde vardir, ama ben ilk defa gordum kizinizin resmini. Masallah cok cici, cok hamarat. Ben sehir kiziyim dememis, koy hayatiyla iyice kaynasmis! Kisiligi ve durusuyla cok guclu bir hanimefendi olacak, simdiden belli. Allah istikametten ayirmasin...


Yorulmanıza değmiş ama, Kikirik için çok güzel bir gün olmuş, dolayısyla annesi için de..:) Bayıldım ben Kikiriğin ciddiyetine bu arada, çok akıllı maşAllah...


maşallah kızınız çok tatlı..önceki yazılarınızı da okumuştum bir kaçında yine kızınızdan bahsetmiştiniz..ben de çok istiyorum sizinki kadar tatlı bir kız çocuğu..Allah herkese böylesini nasip etsin..


Kikirik büyümüş:) Ve o büyük pantolonu çok yakışmış:P

berk de inekleri köyde gördükten sonra uzunca bir süre muu lamıştı:P

Ve evet. Çocuklarımızın gözlerindeki gülümseme herşeye değer!.


kremalı; pek fotoğrafını koymuyorum kuzucuğumun, arşivde de fazla bi şey yok yani:)
güzl sözlerine teşekkür ederim, duana da amiiin...


özlem; çok keyifli geçti hakkaten, benim de ihtiyacım vardı doğrusu böyle bi güne.


lal-ı reyhan, hoşgeldin öncelikle.
ben bazen şükretmeyi ihmal ediyorum galiba ama neyse ki sık sık değil, amin duana, mevla sana da dünya tatlısı bir kız nasip etsin inşaallah ama öğrenci değil miydin sen?


yaaa aysun, abla oldu benim kızım, ocak sonu beşiz artık,daha dün gibi küçücük halleri, insanın inanası gelmiyor.


ya ama öğrenci olmak kız çocuğu istemeye engel değil ki..zamanı gelince olsun istiyorum..her kız gibi evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyorum vakti gelince..hatta sırf çocuk sahibi olmak için bile evlenirim diyorum bazen.

sanırım birgün çocuğum olunca sevinçten aklım çıkacak benim :))

hatta bugün sağlık ocağından dönüşte yemek yedim bir yerde de orada da çok tatlı bir kız çocuğu ile karşılaştım..ayy ne tatlı oluyor bunlar böyle dedim yine ve yine dua ettim Rabbim hayırlısını versin die..ama napiim çok tatlıydı..


Kikirigi gormek cok guzeldi, masaallah cok sempatik ve guleryuzlu kizin, Rabbim nazarlardan esirgesin..Ayrica geziniz de, fotograflar da cok guzel..

Ha birde sanirim alt yazidaydi, oncelerden okumustum fakat yorum yazamamistim, babaniz ve sizin hakkinizda herseyin hayirlisi olsun insallah...

Ve askerligini carcabuk yapsin ve donsun insaallah..


"Çocuğunun bakışlarında yaşar anneler, evladının gözlerinin içi gülüyorsa ve bunu görebiliyorsa daha ne ister ki bir anne..."

Hiçbirşey!!


İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate