Kayıtlar

Aralık, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

"İNSANLIĞIMIZIN YOK EDİLMESİNİ REDDEDİYORUZ!

"İNSANLIĞIMIZIN YOK EDİLMESİNİ REDDEDİYORUZ!
Evlerimizde ve işyerlerimizdeki televizyonlarda artık futbol maçı seyretmiyoruz. Dünyamızın 'Filistin' diye anılan bir parçasında insanlığımızın hunharca yok edilişini seyrediyoruz. Filistin'de işlenen katliamı, bir futbol maçını izler gibi seyretmeyi reddediyor, bu katliamı işleyenlerle aynı cinse sahip olduğumuzdan dolayı insanlığımızdan utanıyoruz. Filistin'de işlenen katliam, insanın insana karşı nasıl vahşileşebileceğinin korkunç bir örneği olarak önümüzde durmaktadır. Bütün insanlığın gözü önünde işlenen bu katliama sadece katledilen Filistinlilerin sayısı açısından bakmıyoruz. Gazze'de sadece yüzlerce Filistinli katledilmemektedir. Orada katledilen ortak insanlığımız, insanlığımızın ruhu ve vicdanıdır. Aşağıda imzası olan bizler, dünyanın en korkunç terör mekanizmasına dönüşen İsrail devletini, insanlığımızı hunharca katletmekten dolayı kınıyor ve onu insanlık ve tarih önünde tel'in ediyoruz. "

hatırlayan var mı bu kızı?

Resim
Türkiye'nin her yerinden 160 54 51 numaralı posta çeki hesabına havale yaptırabilirsiniz.Tüm Ziraat Bankası şubelerinden kurumsal tahsilat ile havale masrafı olmadan bağış yapabilirsiniz.diğer hesap numaraları; https://www.ihh.org.tr/Hesap-Numaralari.127.0.html

İlgilenenlere not: Herhangi bir aksilik olmazsa; 7 ocak'ta Gazze'ye gidecek bir gemi ile ilk bağış ve yardımlar ulaştırılacakmış Gazzeye inşaallah.

ne gemiler yaktım / az biraz keşif

ha bi de bu şarkıya taktım, hep severdim ama ağzıma dolandı bu ara. fakat "ne gemiler yaktım" kısmındaki tiz çıkışı yapmak için mutlaka süpürge yapıyor olmam lazım, yoksa komşulardan biri evde cinayet işleniyor sanabilir :D
ama pes kısım süpürgesiz de çekiliyor. çok güzel sözler gerçekten. şarkının "bu kızı yeniden büyütmeliyim" diye başlayan kısmını sevmiyorum bi tek. ne bileyim şarkının ruhuna uymuyormuş gibi geliyor hem ritmi hem sözü, bence yaaanı:)
ay bilmiyom ben bu şarkıyı diyosan (ama deme bence yaanı) işte burada

*****

ne gemiler yaktım, ne gemiler yaktım
o kadar yandı ki canım sonunda karşıdan baktım
ne göreyim kendime yıldızlardan daha uzaktım.

kendini seçemiyorsun, bırakıp kaçamıyorsun
yazmadığın bi hikayede,
uzun ya da kısa vadede az biraz keşfediyorsun
öteki olabilmeyi, yerine koyabilmeyi, geride durabilmeyi öğreniyorsun...

dana-kuyruk-bi de ben

yarın dananın kuyruğunu yerinden oynatacağım, kopma faslı direksiyon sınavına inş.11 ile 13:30 arası "Allah zihin açıklığı versin"leri unutmayın, olmadı içten geçirilen başarı dilekleri de kabulümdür. Aman duaların hepsini bi seferde bitiregomayın, çoğunluğuna direksiyon sınavında ihtiyacım olacak.
son iki sınavın sorularını çözdüm şimdi, balık:D fazla uçma uragan aman, ne desem tersi oluyor son zamanlarda, şom ağızlı denen cinse doğru kayar durumdayım.kardeşcağızım geleli bi hafta oldu, geçen pazar birlikte muazzam bi kahvaltı yaptık, bıranç desem daha doğru olur, onbirbuçukta başlayıp bire kadar sürdü. Allaha hamdolsun artık burada ama şimdi de gözü dışarda, oradan arkadaşlarıyla yeni tur planları yapıyor kereta:Dsalı günü yağmurda, çarşamba da kar altında araç kullandım. şu anda görünen en net hatam sert fren yapmak, nasıl olsa dururum diye önceden dokunmuyorum pedala, mesafe azalınca da içimdeki tırsık ortaya çıkıyor bas bas bağırıyor, duramayacaksın kızzııııım diye. i…
içimden gelmiyor, gelmesin.
didik didik tüm detayları yazmak, kendimi anlatmak ...
neyse işte, onu yaptım bunu yaptım, nefes aldım.

ey dünya!
geçtim geçiyorum, diyorum bakıyorum ardıma bi arpa boyu...

Bush'a güle güle öpücüğü / ben de öpcem diyosan; buyur!

Şu videoyu izlerken ağzı kulaklarına varmayan var mı bu memlekette?
Kendini dünyanın hakimi sanan Bush'a bir çift ayakkabı ile haddini bildiriveren bu gazeteciye içi ısınmayan var mı?

"http://www.izlesene.com/player2.swf?video=675761"


"Iraklı gazeteci yetmez ben de bi güle güle öpücüğü vercem, öperim bushum" diyosan, bu linke bakmadan geçme:D

Ya tarihe geçti bu sahne yaaaa, ne güzel yaaa!!!

Yıldızlı Semalardaki Haşmet / mute*

Ortaokul ve lise yıllarım korku sinemasının en nadide örneklerini izleyerek geçti. Bu filmleri izlerken genelde yanımda babam olurdu, anneannemlere gittiğimizde de zehra teyzemle izlerdik. Pek herkesin izlemeye yanaşmadığı filmlerdi onlar. Sadece filmler mi, bir de Alfred Hickok'un 20 dakikalık reklamsız kısa korku hikayelerinden oluşan Alacakaranlık Kuşağı fenomeni vardı cuma geceleri. Neyse uzatmayayım nadiren de olsa tek başıma izlediğim de olurdu korku filmlerini. Hadisenin en doruk noktasında müziğin gerim gerim yükseldiği o anlarda, başım yastığın arkasında bi bakıp bi çekerek filmi izlerken şimdi hatırlamadığım bir nedenden (anne korkusu olabilir, yalnız seyetmemi onaylamazdı pek) sesini kısmayı keşfetmiştim televizyonun. O zaman seyri pek bi kolay oluyordu o filmlerin.
Bundan iki gün önce geldi aklıma o günler.
Yağmur altında kurstan gelirken mp4 ten Mehmet Emin Ay klasörünü açtım. Sırasıyla Fatiha, Elif lam Mim, Amenerrasulü derken yolu yarıladım. Gözlerim sadece adımlarım…

pestilim pestilsin pestil

Acayip koşturmalı bi hafta geçirdim. Haftasonu malum kurs vardı. Pazartesi, salı dip ve köşenin cam-pencere, tül-perde ve koltuk- kanepe kısmının temizliğiyle uğraştım. Çarşamba sabah direksiyon dersine koştum, araçtan indiğimde "tamam yokuşta da kalktım, bitmiştir" biçiminde çalışıyordu kafam. Çıkışta beni almaya gelecek baba-kız kahvaltı sofrasının keyfini çıkarıyorlardı aradığımda. Güya beni alacaklardı da kelle-paça ziyafeti (!!! ben sakatatın hiç bir türünü yemem, ciğeri bile) için kayınvalideye gidecektik erkenden. Efenim ben kurstan çıktım evin sokağına kadar geldim, ancak hazırlanabilmişlerdi. Yolun kırk dakika sürdüğünü daha önceki postta da yazmıştım. Ki üstelik kikirciğin giyeceği kıyafet tokasından çorabına tüm detaylarıyla tarafımdan ayarlanmıştı akşam. Huuuuu baba, demek ki neymiş, her zaman bekleten ben değilmişim, kikirikmiş :DBahçeye girdiğimde bizimkiler çıkıyordu garajdan, "istanbul yoluna kadar kullanayım" diye atladım, "iyi geç bakalım&qu…