sırası değil diye beynimin bir köşesine yığdığım cümleler fazla yer tutmaya başladı

  • son bir ay içinde yaşadığımız en önemli değişiklik betişimizin artık bizimle olmaması. İki hafta önce; merakına ve "yüz yüz nereye kadar, çıkıp bi de fanusun dışına bakayım, alemlere akayım" hissiyatına yenik düşerek! kendini sehpaya atmıştı zavallıcık. Hayallerinin peşinden ölüme yüzgeç sallayan küçük arkadaşımızı fanusun dışında gördüğümüzde "nassı yaaa!" olduk hepimiz. Alıp suya bıraktık ama yüzgeçleri kurumaya başlamıştı çoktan. Yüzdürmek için çabaladık, yüzgeçlerini açmasına yardımcı olmaya çalıştık ama gece geç saatlere kadar çabalamasına rağmen, başaramadı...
  • kikiriğin köpek isteği, ehliyet sınavına girdiğim gün babasıyla birlikte izledikleri çızıklı köpek bolt filminden sonra fena halde depreşti. Filmden sonraki bir haftada sen de 500 ben deyim 1000 kere "bolta benzeyen köpek istiyorum" cümlesini kurdu durdu. Şaka ya da abartı değil haa. Dİyelim yemek yapıyorum, yanıma geliyor, başlıyor cümleye ve arka arkaya sıralıyor aynı cümleyi, sekiz-on tekrardan sonra derin bir nefes alıp aynı yerden devam ediyor. Tv seyrederken, bilgisayar başında, ya da oyunun ortasında, ta daaam "bolta benzeyen köpek istiyorum" Azmine hayran kaldım ama ben de gerektiğinde çok kararlı olabilirim. Neyse oturduğumuz evin köpek beslemek için uygun olmadığını anlatarak geçirdim ben de o haftayı, sonunda ikna oldu. Sevdiklerimizi yanımızda tutmak uğruna onlara eziyet edemeyeceğimizi anladığını sanıyorum, en azından bir sonraki köpekli animasyon filme kadar, umarım yakın zamanda böyle bir film çekilmez :) (animasyon film hastası biri olarak bi haftada geldiğim hale bak)
  • Geçen hafta İremsu'nun doğum gününe gittik kikirikle birlikte. Önceki yılın doğum günü toplaşmasında ki rekabet ve öne geçme çabalarının bu yıl da olmasından çok endişeliydim. Ama yanıldım ve yanıldığıma mutluyum. Kızım biraz daha büyüdüğünü kanıtladı bana ve diğer çocukların arasına karışıp günün keyfini çıkardı.
  • 28 ocak'a da bir şey kalmadı, Kikirik hayatının 5 yılını geride bırakmış olacak o gün. Dün oturduk saatlerce bilgisayardaki fotoğraf ve vidyolara baktık, "aaa bak bunu böyle yapmıştın, şurda şunu diyodun" diye hem izledik hem güldük. Bebekliğinin ilk dokuz ayı epey zor geçmişti elif'in ama sonrası çok eğlenceliydi. Komik ve neşeli bir karakteri var çünkü. O sürecin zor geçmesinin benden kaynaklanan nedenleri de çoktu tabi. Doğumuna üç hafta kalanadek çalışan, karnı burnunda haline rağmen oturmayı hiç aklına getirmeyen ben, birden kendimi evde, sürekli ağlayan bir bebekle bulduğumda bu durumu kaldırmakta zorlandım doğrusu. Ev hayatına hiç alışmamışken, birden hem evde hem anne oluvermiştim, alışmak biraz zaman aldı elbette ...
Kikirikli hikayelerimin bi sonu yok, anneler çocuklarından ve onlarla yaşadıklarından bahsetmekten asla bıkmazlar çünkü. Belki başka zaman daha detaylı bahsederim bu fasıldan, şimdilik bu kadder yeter, bebe belik aç kahvaltı bekler :D

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

Rabbişrahli ve sadri!

günlerimiz bitecek bir gün saya saya*