kurutulmuş fasulye, sirkede uyumuş lahana yanına bir de kabbani, peh peh

  • Kuruttuğum fasulyeler ocakta şimdi, pek sevilmeyen bi koku çıkarıyor haşlanırken. ben seviyorum o kokuyu. Birazdan suyunu süzeceğim. Soğan, kıyma, patates, salça ekleyeceğim bi de, yemek olacak. Acısı yerinde olursa tadına doyum olmaz. Sonra onu bi kaba alıp sıkıca kapayacağım ağzını, yanına sıcacık bir de tarhana çorbası yapacağım. Onu da fasulyenin yanına alacağım. Salata mı? olmazsa olmaz, yeşillikleri sudan çıkarıp doğrayacağım, bir havuç rendesi, bir de sirkede uyumuş mor lahana*, maydanoz ve dereotunu unutma, turp dilimleri yanına. Sosunu eklemeyeceğim, çökmesin diye. O artık gidince, orada. Pilav da oraya kalsın, 20 dakikada pişer nasıl olsa.
Anneanneme gideceğim öğlen A ile E beni bırakıp baba-kız takılacaklar. Ben de anneannemi görüp, anlatacaklarını dinleyeceğim, "hayın değilim" diyeceğim.
  • Şiir kitabı satın alabilme zamanım gelmiş; okuyamıyordum, içine giremiyordum ne zamandır, satırlar bana ben onlara bakıp duruyorduk. bugün oldu. Kabbani, seviyorum seni
"kalbim bir kül tablası....
içindekini eşelersen... yanarsın
şiirim kalbimdir
zulmeder bana
kalbimi kağıt üzerinde görmeyen" N.K

  • oğul otu bakılsın...


*sirkede uyumuş mor lahana; 2 bardak su 1 bardak sirke ile kaynatılır, altı kapatılır. içine ince doğranmış mor lahanalar atılır ve en az 3-4 saat bekletilir. Salatalara kaşık kaşık eklenebilir, buzdolabında ağzı kapalı olarak iki-üç hafta rahatlıkla saklanabilir.


vesselam

Yorumlar

solar dedi ki…
ben de dün yoğurtlu havuç kavurma yapmıştım, çok güzel oluyor..

rendelenmiş havucu yanmaz tavada altı kısık pişiriyorsun (havuç çok kuruysa biraz su gezdirip). sarımsaklı yoğurda istediğin ölçüde (annemde de babamda da kolesterol yüksek olduğu için sadece tat verecek kadar döküyorum ben) mayonez döküveriyorsun. biraz tuz, karıştırıp üzerine hem tat hem de süs olsun diye biraz nane serpiştirdin mi tadına doyum olmayan bişey oluyor:)
solar dedi ki…
unutmadan, içine parçalanmış ceviz de katabilirsin;)
uragan dedi ki…
bayılırım, hem hafif hem lezzetli. ama ben mayonez koymam hiç, emin ol mayonezsiz de süper oluyor. Sadece yoğurdun sulu kısmından kullanmamak gerekiyor, kıvamı kaçıyor o zaman. Nane koymamıştım şimdiye kadar ama bu sefer naneli deneyeyim bakalım.
*
gidip dolaptan havuçla kabak çıkardım, yapcam şimdi aklıma düşürdün. İkisini karışık da yapıyorum ben nefis oluyor. Mesela 4 havuca iki kavak gibi, kabak:)
önce senin usül havucu 15 dakika pişirip, rende kabağı da ekleyip ağzı açık pişiriyorum çok sulanıyo yoksa kabak.tamamen pişince de dereotu ekliyorum.
sonrası yine aynı, sarımsaklı yoğurt ,ceviz ve yarım kalmış parmaklar:)
*
yemek konusunda çok sık paslaşmaya başladık, obur muyuz neyiz? :)
solar dedi ki…
ben seviyorum yemek yapmayı ya, mutfak terapi gibi geliyor bana.. senin için de öyle bence..

nasıl kıvırıyorum, obur olduğumu kabul etsem ya direk:D
SENABERA dedi ki…
Ne güzel anlatmışsın Uraganım, coşkulu coşkulu.. Allah coşkuyu hiç eksik etmesin yüreğinden ve sevdiklerine uzuun ömürler versin.. Çünkü anneanne sözcüğünü okumak bile gözlerimi doldurdu, ciğerimi yaktı.. Git git anneannene, ihmal etme, benim için de öp ellerinden ve sıkı sıkı sarıl emi........................
uragan dedi ki…
özlemcim, anneannenin mekanı cennet olsun inşaallah.
çocukluğumun güzel hatıralarının pek çok bölümünde anneannem bilfiil yer alıyor, çok şey paylaştık. AMa insan bazen koşuşturmaların arasında yeteri kadar zaman ayıramıyor, gaflate düşmemek sık sık hatırlamak lazım.
eğer yanımızda değillerse de hatırladıkça duasız bırakmamak lazım.
Allah, tüm göçmüşlerimizi rahmetinden eksik bırakmasın, hepimizinkileri...
uragan dedi ki…
ezgim, acı da olsa yüzleşeceğiz bi gün bu gerçekle.
oburum
obursun
obur :)
pardon ya öyle değildi
terapideyim
terapidesin
terapide.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rabbişrahli ve sadri!

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

günlerimiz bitecek bir gün saya saya*