uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

bi şeyler bi şeyler, hüzünkovan kuşu

  • bir bebek örüyorum dünden beri, kolları ve aksesuarları kaldı tamamlanacak, şimdiden çok sevdim bu kızı. dilerim elif elinden düşürmez, zaten iki gündür öyle gibi ama çabucak sıkılmaz inşaallah. bi isim bulmuştum aslında, sonra vazgeçtim.
  • zaruretten başlayan az uyumalarım, bu sürede yazdığım diğer yazılarda bahsi geçen /geçmeyen çeşitli nedenlerle bir ayı aşkın süredir devam ediyor, 6 saatten fazla uyuduğum vaki olmadı. Rekorum üç buçuk saat .... Nasılım, iyiyim. Uykusuzluk şikayetim olmaz benim genelde, olsa olsa "yine uyuyakalmışım, günüm gittiiii" yakınmalarım olur. Uyku kendi kendini yineleyen bi şey bence, ne kadar uyursan o kadar uykun gelir, doyamazsın uykuya. Tam tersi de doğru. Az uyudukça bünye buna da alışır ve uykusuzluğun getirdiği sinir, stres, yorgunluk hali azalır zamanla. Ama uyuduğun zamanın sana yettiğine inanmalısın, buna inanmadın mı olmaz. " uykumu alamadım" diye gezinen biri on saat uyusa, yirmiyi ister. Hatta eskilerin bi lafı var, bebek büyütürkene taze annelere hep söylerler, "uyku uykunun mayasıdır" doğrudur kanaatimce.
  • bi ara sıkı takipçisi olduğum bi siteden mail gelmiş, eski bi yazıya bi yorum eklenmiş. ona bakayım diye bi girdiysem, epey vaktimi aldı, bi sürü eski yeni şey okudum, körüm ben ya kör ....*
  • geçtiğimiz hafta kendime bi konuda ihtar çektim, "şu kadar zamana kadar şöyle şöyle olmazsa şöyle yapacaksın" diye, şu kadar zaman geçti şöyle şöyle olmadı, ben de kararı uygulamaya koydum. geç bile kalmışım, an itibariyle eminim... *
  • "Bazen bir kaç sene öncesine kadar hala içimde var olan kendimi savunma isteği ve ihtiyacı depreşiveriyor içimde. Öfke sızmaya çalışıyor; yanlış anlaşılmalar, yanlış anlatılmalar, yanlış hatırlanmalar ve tabi benim yanlışlarım, hepsi karşıma geçip pis pis sırıtıyorlar, öfkemi kabartmaya çalışıyorlar. Ama yooo olmayacak bu, öfkeyle bakmayacağım yaşanmışlarıma ... Olan-biten her şey olması gerektiğindendir, bu yüzden öfke boşunadır. Öyle olması gerekmiş, öyle olmuştur, sebebler dairesi elbet vardır ama gelen her ne varsa yaratanın elindendir. Sebeplerin faillerine öfkelenmek, seni ve onu yaratana da öfkelenmektir. Seni ve onu yaratan bilmiştir, "ol" demiştir, olmuştur. Can yakabilir, hırpalayabilir yaşandığında ama yaratan her daim yarattığına doğru yolu gösterir, yanlış yaptığında onu esbapla uyarır. Bu uyarıları görüp dikkate alan ya da en azından sonradan farkına varabilen insan acının nefsi olanından münezzehtir, lezzetli ve kemale erdirici olanından tadar. Ve böylesi bir acı da kalbi zenginleştirip, kapılarını en öfkelendiklerine bile açmasına yardım eder." demişim bir taslakta, ama yayınlamamışım, bugüne kısmetmiş. böyle inanıyorum epeydir...
  • Öyle olmasa yığınla söyleyecek sözüm olurdu, yok. Doğru olanı da budur.*

Ben bu satırları yazarken;

  • kuzucuğum yatağında dönüp durdu.
  • alttaki komşunun bebeği uykusundan sıçrayıp ağladı
  • imeem benim için güzel şarkılar çaldı
  • bilgisayar başında yamuk oturmaktan sırtım ağrıdı
  • ....
  • ....
  • ...

günbe gün ruhuma saplanmalarına izin verdiğim bıçakların büyük bölümünü saplarından çekip çıkardım, kanı durdurmaya çalıştım. kan kaybı çok bu sefer, sanırım kurtaramayacağım tüm çabalarıma rağmen, yazık*



* : yıldızlı paragrafların okuyucu için anlaşılır olmadığı kesindir, zira yazar kendine hatırlatmak için bu notları düşmüştür.
son not: kasmayın yavrum kendinizi...
01:30
3 yorum:

Yıldızlı paragrafların hepsini anladım desem:((((

Keşke anlamasaydım,sanki kalbime aynı tutmuşsun desem,anlar mısın????

İnsan olan her yerde dertler aynı belkide sadece suretler farklı...

Bir de şuna bak bana iyi gelmişti bir zaman;http://anneiste.blogspot.com/2009/01/bydm.html


bilmem ki, anlar mıyım?
her insan gizli bi sandık gibi, açılıp ortalığa dökülmemiş ne çeyizleri var...
ama benzer hisler oluşuyordur muhakkak.
kartallarla ilgili bilgiyi daha önce hiç duymamıştm, ilginçmiş gerçekten ve umut verici.
:)


yıldızlı paragraflarda her okuyucunun kendinden bir şeyler bulacağı kesin, herkesin imtihanı farklı,sorular farklı çünkü kopya çekmek yasak !

Yazılarını kendimden bir şeyler bularak, keyifle okuduğumu ayrıca belirtmeliyim. :)


İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate