uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

bitmemiş bir şarkı, dudağımda bir yarım ezgi / sığınmak şarkılara sığınmak bir ömür boyu

etiketler: ,
Ne zamandır okumuyordum, yarım kalan "Sevdalım Hayat" ıma döndüm yeniden.

Çok samimi bir otobiyografi bence bu kitap, sade bir dille ama yaşananları tüm hissettirdikleriyle anlatıyor Z.L. Sağ-sol demeden, ülkemin büyüyeni biçme refleksi öyle canlı görülebiliyor ki bu kitapta.
Livaneli'nin müziklerini beğenenler, şarkılarını dinleyenler için okuması keyifli olacaktır kitap. Şarkıların hangi yoğrulma süreçlerinde ne şartlarda ortaya çıktığını anlama adına okunası, ama en çok dönemin siyaset ve sanat olaylarının sol yakasını anlama adına.
*
".....Bir ara Türkiye'ye döndüğümüzde, sokaklardaki korsan satıcılardan kasetlerimi topluyorduk. ....O dönemin korsan modasına göre kaset kapağına sanatçının resminin konması gerekiyordu....Oysa ben ilk plaklarımdan hiç birinde resmimi kullanmamıştım. Bu yüzden resmimi bulamıyorlar ve kendilerince bir şey yakıştırıyorlardı.
Kapaklardan birinde, bıyık yarışmasına katılacak kadar uzun bıyıklı bir Anadolu köylüsünün resmi vardı. Üstünde Zülfü Livaneli yazıyordu. Başka bir kapakta kim olduğunu bilmediğim üniversite öğrencisi kılıklı bir gencin resmi yer alıyordu. Ötekinde elinde sazla duran bıyıklı bir aşığın renkli resmi. Kasetlerin satıldığı yere göre kapak anlayışı değişiyordu. Bebek'te aldığımız bir kasetin kapağında, Boğaz sırtlarında bir ağaca dayanmış, kırmızı kazaklı bir gencin resmi vardı. Arkada romantik bir boğaz manzarası görülmekteydi ve resimdeki mercedes otomobile bir genç kız dayanmıştı...."
*
Bu cümleleri okurken abartılı gelmişlerdi biraz ama fotoğraflarını görünce yanıldığımı anladım, hakkaten çok komik tipler var yaa.
*
Sen o kadar çalış, çıktığı dönem için devrim sayılabilecek nitelikte müzikler yap, en ünlü yabancı orkestralara Anadolu müziğini çaldır, kendi ülkende söyleyemediğin şarkıları dünyanın pek çok farklı yerinde ülkeni içinde taşıyarak söyle ve sonunda başka fotoğrafların üstünde yazsın adın.
Ey benim hem garip hemi de statükocu ülkem.
*
Oldum olası Livaneli şarkıları içime değmiştir hep ama kitabı okurken daha iyi anladım nedenini. Yaşanmışlık var çünkü bu şarkılarda, özlem var; kah ülkesine, kah çoluk çocuğuna, kah anlaşılmaya, kah daha özgür bir yaşama duyulan özlem.
*
"bir kenti böylece bırakıp gitmek; içinde bin kaygı binbir soruyla" dedirten nedenleri daha iyi anlıyorum şimdi.

Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış 
0 yorum:

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate