uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

lütfen, yerime düşünme.

"Kızlar okusun ama hepsi değil!

Vardır mutlaka bu konuda da tuttuğunuz bir taraf... Ama bir dinleyin.
Şöyle bir durum var memlekette.
Hesapta, herkes kızlar okusun istiyor.
Fakat hakikatte durum bu kızlar okusun, ama o kızlar değil haline geliyor.

***

Çağdaş Yaşam, Kardelenler... kızları okutmak istiyor.
Fakat karşı taraf tarafından neyle suçlanıyor:
"Nedense hep Kürt kızların okutulması... okuttuğu kızlardan bazılarının PKK'ya katılmış olması... Yabancı fon ve vakıflarla temas"...
Oysa okuyamamış, okutulmamış Kürt (ya da Türk) kızların köleleştirilebilmesini, 12 yaşında tarım işçileri olarak toplu halde otobüslerle ölüme gömülmesini, yoksulluğun tozu dumanına çok çok ölü veya diri bebeler doğurmasını, zoraki evlilikler, saklı tacizlerle intiharlara sürüklenmesini büyük dert etmek gerekmiyor!

***

Öte yanda, kimi "çağdaş" da kızların okumasını istiyor ama bütün kızların okumasını istemiyor.
Kızın başının örtülü olmasını, bazen anasının örtülü olmasını dahi, kızın okumaması için laikliğin beş şartından biri görüyor.
Ona burs haram, üniversite haram, kamusal alan haram!
Oysa başı örtülü ya da açık, okuyan her kızın, siyasi düşüncesi ne olursa olsun, öncelikle "kişisel irade ve bağımsızlık, farklı düşüncelere de açık olabilmek" ihtimalini yüksek tuttuğunu kimse bilmek istemiyor.
Esasında pek kimse, çok bağımsız düşünebilen, cemiyet ve cemaate eleştirel mesafeli durabilen pek kız da istemiyor; erkek de."


Umur Talu/sabah/20.04.09 devamı için tık




Bence bu yazıda ciddi tesbitler var, kimsenin kabullenmek istemediği tesbitler.

"Evet kızlar okusun tabi ama sonunda -benim tarafımın doğru olduğu kararını verecek kadar-" Benim ülkemde anlayış budur. Çağdaş ya da dindar (bu tanımlamalara katılmıyorum ama genel kullanım böyle olduğu için kullanıyorum) hiç farketmez, kafalar böyle çalışır. İçinde bulunduğun çevre sorgulanamazdır, sorgulamaya başladığın an karşı tarafta algılanırsın.

Ama bunun değişeceğine inanıyorum ben, adına ister "kendini gerçekleştirme" de, ister "hayat boyu tekamül" yeni nesil eğitimi -hayata daha geniş bakma yolunda- kullanabilecek potansiyele sahiptir. Her dönemde her farklı fikrin aşırı uçları olur, olacaktır. Bu da tercih meselesidir. Kimse inandığını inandığı biçimde ve ölçüde yaşadığı için suçlanmamalı ve tepki görmemelidir. Ateist birinden Ramazan'da oruç tutmadığı halde tutuyormuş gibi yapmasını beklemek de buna dahildir, kıyafet olarak çarşafı seçmiş birinin peçesini avuçlamak da...

Kişisel tercihlere; beğenmese de, doğru bulmasa da saygı duyabilecek bir neslin geleceğine inanmak istiyorum. Bir başkasının hayatına -sana rağmen senin için- diyerek bodoslama dalmayacak bir nesil.


Aslında ülkemin olayı budur;


"Oysa başı örtülü ya da açık, okuyan her kızın, siyasi düşüncesi ne olursa olsun, öncelikle "kişisel irade ve bağımsızlık, farklı düşüncelere de açık olabilmek" ihtimalini yüksek tuttuğunu kimse bilmek istemiyor.
Esasında pek kimse, çok bağımsız düşünebilen, cemiyet ve cemaate eleştirel mesafeli durabilen pek kız da istemiyor; erkek de." u.t


***


"Yönetebileceğim kadar eğitilmiş insan, yönetimimi sorgulayacak kadar değil"

Dur bakalım orda!!!

2 yorum:

Düşündürücü??

Ben her türlü sınıflandırmaya,her türlü yaftaya karşıyım.

Neticeten;her yürek kendinden yana çıkacaktır.

Önemli olansa hayatta;bizimle aynı pencereden bakmayanlara da aynı tahammülü gösterebilmek.

Ama...ama.....


İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate