uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

pişşt millet!!! bu bloxoo var ya;

Perşembe, Mayıs 28, 2009
benim yazmamı istemiyor, garanti. Ne vakit yazmaya ara versem puanım yükseliyor, ne vakit daha sık yazmaya başlasam puanım düşüyor, bi şey anladıysam ne olayım.

ne olayım?

a; arapsaçı

b; pollyanna

c; kahrolayım

d, hepsi
Read On 4 yorum

bu küpeler hep düşeş :)

Perşembe, Mayıs 28, 2009
Read On 9 yorum

ben sever, akiksever :)

Çarşamba, Mayıs 27, 2009
Bi çift ucuz küpeyle bile eğlenebilirim istersem, bakınız diyecektim ama bu saatte fotoğraf çekmek istemedi canım, yarın eklerim fotoyu da.
tabi o zamana kadar küpeler bi şekilde kaybolmazsa :)

Yatamıyorum takıyla, ya çıkarıp el yordamıyla başucumdaki dolabın üzerine bırakıyorum veyahut yastığımın altına tıkıştırıyorum; küpe, yüzük, kolye, saat rahatsız eden ne varsa. (Yastığa başımı koyduktan sonra, Elif'in dışında hiç bir neden beni bi daha kaldıramaz kolayla.)

Sonra bazen sabah uyanınca orada olmuyorlar, nasıl uyuyorsam artık. Yastık altından kaybolanlarda ben ne kadar kabahatliysem, dolabın üzerindekilerin kaybolmasında da kikircik o kadar suçlu :)
meraklı ve kokoş tosbağğ ne olcak :)

Küpelerimin büyük bölümü tektir, çift kalabilenler şanslılar kendi adlarına. Kendi adlarına diyorum, zira ben iki kulağa iki farklı küpe takmayı daha çok severim. Birine şöyle küçük bi şeyler takıcam, upuzun gümüş bi zincirin ucunda akik taşı olan bi küpem var, diğerine de onu....
Tek kalmaları sorun değil, yeter ki uzun olan kaybolmasın :)

Başımı sağa sola sallayıp, akik topu yüzüme çarptırmayı da pek severim, şu anda
Jump in the Line - Harry Belafonte dinlerken yaptığım gibi :)
Read On 2 yorum

solarım sistırım, sağol bacım :)

Çarşamba, Mayıs 27, 2009
iyi geldi iyiii :)

somebody help me or somebody stop meeee!!!







Jump in the Line - Harry Belafonte
Read On 3 yorum

gecenin nemimi düşmüş gözlerine

Salı, Mayıs 26, 2009
Yo, aslında düşmedi. Bebeler uyudu, yani kuzucuğum ve bi de kardeşcağızım. Üstlerini örtüp bi çay daha aldım kendime. Bu saatte ev ne kadar da sessiz; çay kaşığı şıkırtısı, klavye tıkırtısı, pc fanı ve mide gurultusu sesten sayılmazsa.

eeee?

...

eee'si içtim bitti :)

ben bazen hakkaten tuhaflaşıyorum, git uyu kızııım, manyak mısın?
Read On 4 yorum

ferideee, ferideee

Pazartesi, Mayıs 25, 2009
unuttum bak, bi de


Kılçığı çıkarılmış balık tutma şansım olsa bile tutmazdım. Hazırlıklı olmayı sevmem. Yazmak hazırlıksız yakalanmaktır öyle düşünüyorum sanki. Evet, hazırım dert çekebilirim kıvamı gülünçtür. Neye dokunursam ona dokundururum. Bu kadar.

diyen Esra Elönü'den haberdar edecektim haberi olmayanları. Sevdim mi, sevmedim mi henüz
bilmiyorum ama düzenli okuyorum, dili çekiyor. "Feride'nin günlüğü"nü yazıyor, burada.
Read On 2 yorum

hamdolsun zıplıyorum

Pazartesi, Mayıs 25, 2009
  • Nihayet biraz nefes almaya başladım, dün gece iyi bi ağlama-iç boşaltma faslından sonra bugün daha iyiyim, şükür. Son bir haftayı kendi kendime eziyet etme haftası olarak çeşitli etkinliklerle geçirmiştim, bu konuda kapasitemin ne kadar geniş olduğunu hatırlamış oldum bu sayede.
  • Bugün biraz sabah haberlerine takıldım, şu Suriye sınırındaki mayınlı bölgenin İsrailli bir şirkete temizletilmesi ve ardından da onlara kiraya verilmesi hususu ihtimal olarak bile son derece can sıkıcı geldi. Ne işi var İsrail'in türkiye-suriye sınırında Allahaşkına. "Başbakanımız sınırdaki mayınları temizleme konusunda "Suriye bunu yaptı, biz de yapalım istedik" deyince aklıma geldi: Madem Türkiye'nin yapamadığı bu işi Suriye yapabiliyor, öyleyse ihaleyi Suriye'ye verelim!" demiş Hakan Albayrak, benim için aslında kimin temizlediği değil ne kadar! ve ne kadara! temizlediği, ardından bölgenin ne olacağı önemli. "İsrail'e temizlettikten sonra yine onlara 49 yıllığına kiraya vermek" fikri akl-ı selim gelmiyor bana, ge-le-mi-yor!!!
  • Bugün eşyanın ruhuna sinmiş tozu, üzülerek de olsa temizlemeye and içtim. Varlığım, evimin varlığına armağan olsun.
  • "Hiç bir şey senden eski değil" 'i içindeki tüm tekrarlara, tüm üslup gıccıklığına rağmen bitirip kurtulacağım bu gece. Seveni vardır elbet ama Ben Cezmi Ersöz'ün yayınlanmış denemelerinden seçki niteliğinde olan bu kitabı sevemedim. Bi gram şeker için bi kilo keçiboynuzu çiğniyormuşum kanaati oluşmuştu, artık net. Elzem değil. 20'lerimdeyken adını hatırlamadığım bir-iki kitabını okumuştum, o zaman bu kadar sıkıcı gelmemişti. "30 yaş ve üstüne uygun değildir" ibaresi eklenebilir belki kitaba, ama 13 yaş altına da okutmak uygun görülmeyebilir, netameli mesele, boşgeç, boş geç!
  • Allah'ın ipine sarılmayı bırakmamam lazım, zira perişaaan oluyorum. İp sallanıyor boşlukta, ben sallanıyorum. Kendi içimde yarattığım yalnızlık kovuklarında kaybolmamak ve hayatımın yönünü kaybetmemek adına o ipe ihtiyacım var, zıplıyorum, yakalamak için.
  • Bir video izledim dün yatmadan hemen önce, çok iyi geldi. Videodaki amca askerdeyken, içkili bi ortamda komutanları kur'an okumasını istiyorlar. Ortamın uygun olmaması nedeniyle kendince bir çare bulan amca durumu bi güzel kurtarıyor. İlaç isimleri konusunda repertuarın genişse ve gülme ihtiyacı da duyuyorsan bu videoyu mutlaka izle, pişman olmazsın.

  • İmla hatası, düşük cümle varsa kusura bakma, dönüp düzeltemeyeceğim, çünkü kendime verdiğim sözü tutup eve girişmeliyim, hadi bana kolay gelsin
    .
Read On 6 yorum
Cumartesi, Mayıs 23, 2009
  • ya bi şey deyim mi?
  • hayır deme, yap!!!
Read On 4 yorum

çaktı sillesini felek misali, mevlam gör bizi

Cumartesi, Mayıs 23, 2009
Bu hafta yazmak istediğim ne çok şey vardı aslında ama pazartesi akşamından beri psikopata bağladığım için fırsatım olmadı hiç. Neler birikmişti; eş dost muhabbetlerinden ilginç diyaloglar, eşyanın ruhuna sinen tozu almamak için direnişim, sevdalım hayat ve çöldeki penguenden alıntılamak istediklerim, üzerine kuralacak cümlelerim, kikirikle ilk ateş yakma operasyonumuz, yanan kuru çam kokusunu ve çiçek toplamayı nasıl da özlediğim, kitap ayracı konusunda yükselen kariyerim, cezmi ersöz'e başlayıp başlamama konusundaki kararsızlığım, verilecek cevaplarım, sorulacak sorularım.....

yaa birikmiş ama di mi?

Ama yok detaylandırma isteği yok içimde, en azından başlık olarak kalsın aklımda diye yazdım üstteki paragrafı.
Ve en çok da; uğruna yemekteyiz'in yeni versiyonunu bile izlediğim urfa türküleri ve bir de kazancı bedii'nin görmüş geçirmişlik akan gülümsemesi üzerine yazmak istiyordum bir şeyler ama olmadı işte. Ve olamayacak da yakın zamanda sanki. Bi daldım... uzatmayayım, o yüzdendir ki, gecenin bu saatinde lafı da uzatmadan bir kaç urfa türküsü bırakıp gidicem.
çok acil, bu saatte olmalı illaki
:)


Biri bilo'ya macaristan anılarını hatırlatma babından,



biri kendime en acılısından;



biri de ortaya karışık, dilimde ne zamandır, elif bile öğrendi;




herkes ruh haline göre seçsin dinlesin; ilki süper aralarda kalk iki dön, bi göbek at, üstüne bi de gerdan kır, mis; sonda ufaktan uzun havası bile var yani.

ikinciyi tavsiye etmiyorum pek, en ağırı o. zaten fuzuli'nin meşhuuur dizeleriyle başlıyor, bir de uzun hava üstüne, zor zamanlarına sakla.


üçüncüyse hem öyle hem öööyle, güzel beee...

tadım kaçmasın, efkara dalmayayım diyene, bir iyidir, iyidir bir, birdir bir.
sayın okur, söz dinle, ola ki türkü sevmiyorsan tıklamad
an direk uç, kaybol.
Read On 6 yorum

ya o korkunç ikna odalarına kardelen kızları sokulsaydı

Cuma, Mayıs 22, 2009
Serdar Turgut yazmış; başka bi açıdan.
Read On 2 yorum
Read On 2 yorum
Pazartesi, Mayıs 18, 2009

içimde bi sıkıntı
ben bilgisayara baktım, o bana baktı
diyecek bi şey
sanki yoktu
f5
f5

hak
hukuk
helal
haram


bilemedim ki...
Read On 5 yorum

Türkan Saylan öldü

Pazartesi, Mayıs 18, 2009
gecikmiş kahvaltıyı hazırlıyordum, "cenaze töreni" kelimeleriyle birlikte gördüm adını.
İÇim bi garip oldu. Bir şeyler gitmiş gibi, bir şeyler bitmiş gibi, bi ateş sönmüş gibi.

***Türkan Saylan öldü***

ne tuhaf şu cümleyi kurarken, içimin acıyor olması, tadımın kaçmış olması, tuhaf ne tuhaf,üzülüyorum sanırım.
yüzü gözümün önünde 98'de haliyle...
ama onun kendinden emin, kararlı ve kudretli ; benimse öfkeli bakışlarım yok artık.

İki insan bakıyor birbirine; hissiz ve pek de anlamı yok bakışların. Acıyorlar daha çok sanki ...

***Türkan Saylan öldü***

birilerinin kutsal eğitim neferi, birilerinin eğitiminin önündeki en ustalıklı set, teslim etti canını. "hayat nasıl biterse, öyle bitti bu hayatta" Ahmet Telli'nin "aşk bitti" si gibi.


***Türkan Saylan öldü***

Masa başında sandalyeye yığılmış izlerken ntv'de çdd'nin cenaze töreni ile ilgili basın toplantısını, dudaklarımdan nasıl dökülüyor; "rahmet, taksirat, hizmet, hürmet" nasıl, anlamıyorum.
Öfkem vardı bir zamanlar benim; iriydi, diriydi, neredeydi?

***Türkan Saylan öldü***

-tekrarlayınca inanmak daha mı kolay olur?
-olmadı bak işte.
Read On 2 yorum

boğaz manzarası

Cumartesi, Mayıs 09, 2009
boğazım ağrıyor çok fena. bir sattir ılık ılık içiyorum, içilebilir olanlardan. nıtt. bana mısın demiyor.
ben diyorum.

-bana mısın?
-evet sanayım, unutmuştun epeydir nasıl olduğunu, hatırla diye geldim.
-hatırladım, kötüymüş elhamdülillah.

ya ya ya şa şa şa antienflamatuar
antienflamatuar çok yaşa

varol tanflex, evladım.
Read On 5 yorum

karabasma iz olur

Cuma, Mayıs 08, 2009
*: ahmet telli    **: ismet özel
1. "... Bataklıktaki suyun da bir su yanı vardır. Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir kokusuna.
Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile değildi artık. Küstü, öldürdü kendini su...

Su çürüdü...
Adımdan gayrısını bilmiyorum" A.T*

2."...Hayat
dört şeyle kaimdir, derdi babam
su ve ateş ve toprak.
Ve rüzgâr.
ona kendimi sonradan ben ekledim
pişirilmiş çamurun zifiri korkusunu
ham yüreğin pütürlerini geçtim
gövdemi alemlere zerkederek
varoldum kayrasıyla Varedenin
eşref-i mahlûkat

nedir bildim." İ.Ö**

*******************

ikisi arasında nice seste, sözde
ziyadesiyle
git-gel ve gel-git.
kapattım, dinledim.
ki ihtiyacı vardı gözlerimin

kapaklarını açabildiğim vakit, söz
sesin önüne geçti.
az sürdü,
kaldıramadı karışan harflerin ağırlığını

çünkü.

şimdi "ham yüreğin pütürlerini geç"** mek gerekse de,
"yoruldum gereklilik kipinde yaşamaktan"*
ve hem
"adımdan gayrısını bilmiyorum"*

"amentü" deyip başa almalı ya, yok takatim.
demliğin boynu bükük, çay içime işlemiş
bu akşam içilmeyesi...

yatıver hadi, var git uyu
boş kovukların geberesice'si.

************************
Yıldızların arası alttakiler üzerine yazıldı. Olanları hatırla ama . bilemek, . yeşertmek için değil. Bir daha bunların olmasına izin verme, neden olma, tut şu çeneni her ne olursa, sonra çok vurursun kafanı taştan taşa .


* bi..., küçücükmüşsün meğer, çocuğum gibi geldin bana bugün, sarılınca. Ben nasıl görememişim senin tarafından, empati empati!!!, oysa ki hep kendime acımıştım ben.
** bü...; sen adam olmayacaksın, işe yaramıyor ısrar etme, üstüne düşeni yap sadece, biliyorsun onu da.
*** an..; küstü, öldürdü kendini su.
**** a.. ; bi de üstüne sen sitem etmeseydin.
***** ne ala di mi ama? tabi ya!!!

...

"hepsi mi bi güne?
hepsi mi bugüne? "
diye sorma

"buna da şükür", de.

...

dedim.

...

iyi karabasanlaaaar, en bunaltanından.

...

ey rabbim; muhafazanı esirgeme, merhamet et.

Read On

titrin* ne ulen: boş gezenin boş ayraçcısı :)

Pazartesi, Mayıs 04, 2009
Bu amigurumiden kitap ayracı işi sardı beni. Eşekcikle başlamıştım, kocakulak olmuş bir ayı ve bi de ördek kafası yaptım ardından. Arada kayınvalidedeyken Betül'ün kitap kurtlarından ördüm yeğenlere.
Boş gezenin boş ayraçcısı olarak kariyer yapacağım, nassı ama?

solar sözümü tuttum bak :)

tümüne evet diyecek bi oyun arkadaşı yok ama dünyada, olsun...
hemen pes ediyor arkadaşlar.

yine de bu blogda bana oyun arkadaşlığı yapan herkes için söylesin Bülent amca,
konuşmasaaam taş olsam...


Su olsam Ates olsam - Bulent Ortacgil


*titr; ismin önüne gelen ve ünvan, kariyer bildiren kelime

bkz: cümle içinde;

-akşam canlı yayına şu şu adamı çıkaralım diyom, ne den?
- titri neymiş ki, kimin nesiymiş?
-titri (genelde tilti diyen de çoktur, tilt olurum ben de onlara ayrıca) askeri stratecik psikoloci ve dermatoloci uzmanı nahit özkan can (misal)
Read On 0 yorum

120 /dünya bülteni/nutukçu,artiz ve dahi obur uragan

Pazar, Mayıs 03, 2009
  • Gece 120'yi izledik biraderle beraber. Özhan Eren müzik konusunda ki başarısını, filmin müzikleriyle zirveye taşımış. Tarihi bi film olduğuna göre kayıtlara dayanıyordur senaryo, zaten Eren de öyle diyor, bu yüzden keşke sonu daha mutlu bitseydi deme şansı yok.
  • Görsel olarak beklediğimden iyiydi, çok çalışılmış ama kurguda devamlılık sıkıntısı var sanki birkaç sahnede. Bütüne bakıldığında, (fırtına sahneleri, efektler, kostümler, mekanlar...) hakikaten iyiydi, o zaman diliminde olduğunuz hissini veriyordu.
  • Babaların evlatlarını Van'dan Erzurum'a cephane taşımaya gönderdiği bi bölüm var filmde, vilayet binası önünde okul müdürü gençlerle konuşuyor, "yol çetin ama yine de gitmek isteyenler bir adım öne çıksın" mealinde bir şeyler söylüyor. Çocukların tümü öne çıkınca, oradaki babaların gözyaşına boğulduğu sahnede ben de tutamadım kendimi..
  • Bil0; "hayırdır abla, nooluyon" dedi. "Evladını göz göre göre ölüme göndermenin ne demek olduğunu, yapacağın herhangi bir seçimde kefenin bi tarafında evladının olmasının ne demek olduğunu ancak evlat sahibi olunca anlarsın" dedim. Sonra yatağa girince elif'e bakıp düşündüm de, ben yaşlanmışım yaa. Ağzımdan çıkan cümleler onu gösteriyor. Nutuk atma rütbesine erişmişim. :(
  • Gece filmden sonra nette haber sitelerinde gezinen kardeşime bi de hava attım, daha doğrusu atacaktım. Okuduğu siteye bakıp, "Bu ne kardeşim, bu sitenin künyesi bile yok, adam yaptığı haberin arkasında durmuyor. İyi haber istiyorsan ve çok çeşitli yorum, bak gel şuraya bak" dedim. Kaldırdım masanın başından artiz artiz, oturdum hemen tıkladım. Abboooow o da ne, sitenin her yerinde taze patates fotoları, hacklemişler sanırım. "Hep senin yüzünden" diye pislik yaptım bi de:) "Kaç yıldır takip ediyorum, bir günden bir güne karşıma patates baskısı çıkmamıştı" diye yüklendim:) Neyse ki bu sabah baktığımda patates neyim kalmamıştı, fakat abicim o patatesler de neydi ööle, sapsarı ve de tam kızartmalık...
Read On 4 yorum
Cumartesi, Mayıs 02, 2009
  • o..., iyi de...
  • öz... di... n... çok a... o...
  • k... da derinmiş, e... h... olsun.
  • i... ne hacet, d... biliyorum.
  • sayın okur, buyur sana bilmece oku çöz.
  • ama ben cevabı vermem, diyim.
  • ne yapayım ben de bööleyim :)

sonnot: tahminlerinizi kendinize saklayın deyi bu yazıya yorum yapamıyonuz, uyanıklık etmeyin hüleeeeyn.
:)
Read On

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate