Kayıtlar

Haziran, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Göç

Resim
göç

Göç oldu bir acıdan öbür acıya
oysa sağrısı kurumamıştı atımızın
daha dün sürüp gelmiştik buralara
bugün göründü yine yolların ucu

Devrildi kıl çadırlar seher vakti
usulca uyandırıldı çocuklar
ve kadınlar bohçası çözülmemiş
bir keder gibi gibi düştüler yola

Turnalar gitti biz gittik
bitmedi peşimizdeki nal sesleri
nerde konaklasak tedirgindik
kuruyordu ırmaklar ve göller

Bir yangın gibi taşıyıp durduk
kederi ve acıyı göğsümüzde
yer gök duman içindeydi sanki
genzimizi yakıyordu ayrılıklar

Zulüm bırakmadı peşimizi hiç
biz gittik o buldu izimizi
konar göçer olduk yedi iklimde
tanığımızdır dağlar taşlar

Yalnız bir öfke ışıltısı kaldı
gözlerimizin yorgun sularında
yaşamak bir inat oldu artık
yaşamak bir direnme oldu zulme

Ve işte devrildi yine kıl çadırlar
göç başladı bir acıdan bin acıya
Geride akşamın küllenen ateşi
ve susturulmuş çocuk sevinçleri kaldı

ahmet telli



Dilediğim en güzel hayat / Çöplerin içinde rüya aradım / Düştümse eğer sana bakarken düştüm

Resim
Başım Eğik Dilim kapalı Gözler

Asrımızın zarif düşünceli gençlerinden biri
Kederli elini
Temiz alnına koyarken fikretmek için
Çocukların susması
Kuşların ve kedilerin uzaklaşması
Haritaları üzerine bezlerin atılması
Lambaların kısılması
Kadınların bir vakit konuşmadan
Yaşaması gerekebilir
Ve açılabilir görüntümüz Sahnemiz perdemiz:
Hergün bir miktar kros boksit asit
Ve arenamız
Dokuzyüz milyon müslüman rüyalarını hatırlamadan uyanabilir

Baş efendimiz
Görüntümüz
Sahnemiz
Perdemiz

Eğer dualanmasaydı sesimiz
Eğer yaradandan o güzel ağız
Açık ve seçik
Dilemesiydi demeseydi
'Allah
Sesinizi
Mağrıptan Maşrıka Kadar Duyursun'
Düşünmezdim üzerinde
Binmezdim deli deli koşan küheylan

Bildim Sensin Sen Sen
Diri Diri Diri Şahım
Diri Şahım Diri Diri
Dirilt Alemi Alemi Alemi Alemi

Çünkü dokuzyüz milyon müslüman rüyalarını hatırlamadan uyanmıştır
Bunların üzerine ezan
Ucu sancılar vuran
Bir kırbaç olmalıydı
Her duyan
Bağrını açmalıydı akan kanı da sevdayı da yorumlamaya almalıydı
Hayır dokuzyüz
Milyon müslüman
Tarihin hülyalarınd…

Kayıt tamam / eşyaya puzzle muamelesi / düğün / altın hızma

Resim
Bugün elif hanımın kaydını yaptırdık babamla birlikte. Okula başlayacağına inanmak ne zor. Ev işi sevmeyen ve de zorda kalmadıkça yapmayan bi kadın olarak vaktimin büyük bi bölümünü elif'e ayırdığım düşünülürse, acayip bi boşluk hissedeceğim okullar açıldığında. Oh ne ala, sosyal kızım nihayet sosyal hayatını zirveye ulaştıracağı bir imkan buldu kendine. Sanırım Zeynep öğretmenin en büyük şikayeti gevezeliği ve aşırı hareketliliği olacak, Hayriceğimin benden şikayetleri gibi :)Son bir aydır ev eşyalarına puzzle parçası muamelesi yapıyorum. Ordan oraya, olmadı şuraya derken denemediğim şekil kalmadı. Nıt olmuyor, ev küçük eşya büyük, istediğim huzur verecek atmosferi oluşturamıyorum bi türlü, bu benim huzursuz bi tip olmamdan kaynaklanıyorsa -ki kuvvetle muhtemel- yaşlandığımda ciddi bel ağrıları çekeceğim garanti.Puzzle konusunda bugün kara kardeşimin de desteğiyle çığır açtım resmen. Antreye attığım gardrobumun ikinci parçasını yatak odasına taşıdık binbir zahmetle. Boyu kapılar…

Cumanız, üç aylarınız ve gecikmeli de olsa Regaip kandiliniz mübarek olsun.

Resim
Bugün üç ayların başlangıcı ve Recep ayının ilk günü.

Bu güzel günlerin; blogun tüm takipçilerine, aileme, dostlarıma, bana ve alem-i islama iyilikler getirmesini diliyorum Mevla'dan. Hakkımızda hayırlı olanla muamele etsin yüce yaratıcı. Hepimiz için; sağlık, sıhhat, huzur, afiyet diliyorum. Kararmış kalplerimizi aydınlatmak için iman nuru, doğru insan olma gayreti ve ne olursa olsun tevbeden vazgeçmeyen kullar olmayı nasip etsin Mevla.

bu müzik bana iyi geliyor ayrıca


göç / okul / orman / tavla

Resim
Günlerim kah orda kah burda geçiyor. Bu yaz benim için göç yazı oldu. Akşamdan şuradaki çantayı üst-baş, kitap, ıvır zıvır doldurup kapının kenarına koyuyor, sabah da kikiriğimle birlikte çıkıp ya anneanneye ya babaanneye gitmek için düşüyoruz yola. Anneme giderken Bilo'da oluyor tabi yanımızda, eski günlerdeki gibi toplaşıyor sofra başında geyiğin dibine vurup annemi çıldırtıyoruz. Hatta dün sofra sonrasında b-b-e korosu olarak nemrudun kızını bağıra bağıra seslendirerek annemin ters bakışlarını üstümüze çekmeyi başardık :) Komşuları rahatsız etmemek lazım, diye kızdı bize :) Bu satırları da annemlerde yazıyorum. Bilo tek bütünlemesini vermeye gitti. Annemse kış boyu vakıfta hanımlara verdiği kur'an derslerini şimdi de çocuklara vermek üzere yola düştü. Babamsa okulda seminerleri oluyor ya öğretmenlerin, işte orada. O yemeğe gelmeden, Elif de kalem kağıdın başından kalkmadan ben de iki satır yazmayı deneyeyim, dedim. Deniyorum çünkü bu ara "yazamayasıca" bedduasın…

bi porsiyon laf salatası, en karışığından

Resim
ben geldiiiiim. (-oooo, oleeey, şak şak, şak, şak, yaşaaaaaaaaa, varoooool -ne demek efenim, uraganı sizler varettinisssss / ukelalıktan değil valla, pohpohlanmaya ihtiyaç hissettim sadece, pis nefis; öl nefis öl, kaç bininci kere e mi.)
Yazayım diye oturup, tonla blog teması incelediğime göre pek tiz sıkılmış olabilebilirim bu temadan. Şu sıra netten de sıkıldığımdan hızlıca aktarıp unutmamak üzere, kaçayım hatta yatıp uyuyayım. Geçtiğimiz pazar, haziranın 7'sine tekabül eder, uzun zamandır geçirdiğim en sakin, huzurlu ve dahi keyifli gün idi. Kalabalık bir grupla Çamlıdere'ye gittik. Grup kalabalıktı ama ben daha çok kuzucuğumla uzuuuun yürüyüşlere çıktım, ormanda kaybolmak ister gibi ama kızıma kıyamadım, sonunda hep döndük grubun yanında. Yürüyüş sopaları, su ve fotoğraf makinesinden mütevellit teçhizatla gezindik durduk dağlarda. Bi yemeğe, bi çaya indik düze. Bol bol fotoğraf çektim, bi kısmı şuradaSalı günü, haziran'ın 9'una tekabül eder, beni daha kısa ve daha…

"sıktım ama polat yüzünden be abi"

Resim
Dün yine Ali Kırca arası Vadi günüydü.
Ali Kırca show tv'ye geçtiğinden beri pek gülüyorum kendisine. Atv haberi sunduğu zamanlarda, epey bi süre, aralıklarla kutlar vadisi aleyhine haber yaptırıp duruyordu. Dizinin müzikleri ve görüntüleriyle. O zamanlar diyordum ki, ya bu adam vadi'nin reytinglerinden faydalanmak istiyor, ya da çok duyarlı !!!
(o görüntüleri prime time'da yayınlamak da ne duyarlılık ama)



Merak ediyorum şimdi, boşa-beşe silah çekip "polat'a özendim" diyen tiplere ne oldu acaba? Birden yeraltına mı indiler?
Ya Ali Kırca; Haber bülteninden "Siyaset Meydanı"na pas atarken "Kurtlar Vadisinden hemen sonra" demeyi neden ihmal etmiyor?

Demek ki diyorum duyarlılık bahane, reyting şahane...

don't say, do it!!! /okudum bi zahmet

Bi zahmet çünkü, epey uzun konuşmuş zat-ı muhterem.
Üstüne de bi çeşni yaptım, farklı farklı kalemlerden. Bazen bazı köşe yazarlarını okuyunca içimden ... diyorum. Neyse, Hulki Cevizoğlu'nun başlığı dikkatimi çekti.


Don't say, do it!!!

İfadeye katılıyorum, yazının bazı bölümlerine de katılıyorum, ben daha kimlere katılacağım acaba?

katıla katıla gülüyorum kendime :)

bu notlara uygun başlık bulamadım.

Resim
Obama Kahire'de konuştu dün (04.06.09), hem de günlerden perşembe.
İzledim canlı canlı, tuhaf ve karışık hislerle.
Hani gri gri diyorum ya durup durup, gri olmak çok kafa karıştırıcı olmaya başladı. Düşünmem lazım yeniden.

İslam dünyasına jest üstüne jest yaptı.
Konuşmasında ayetler havada uçuştu.
Benim gibi temkinli bi tipin bile tüylerini tiken tiken etmeyi başardı bazı bölümlerde.
Filistin'e devlet, dedi.
Kudüs de barış, dedi.
Barışçıl nükleer enerji, dedi. İran, dedi.ABD İslamla savaşmayacaktır, dedi.Guantanamo, dedi.Irak'tan çıkıyoruz, dediDiplomasiyi kullanacağız, dedi.
"Hiçbir ülke bir başkasına zorla bir yönetim şeklini kabul ettiremez" dedi.İslam'ın hoşgörüsünden ve medeniyete kazandırdıklarından bahsetti.
Yani dedi oğlu dedi.
Daha neleeer neleeer dedi dedi de, ben Elif'i öğle uykusuna yatırıyordum, çocukcağızım çevirmenin sesinden uyuyamayınca, gerisini dinleyemedim, okuyacağım bi zahmet.

"Keskin sirkeysem küpün sahibi benim. " diyor feride

İçimden "yürü kim tutar seni demek geliyor" ayıp olur diye çekiniyorum. Söylemiş kadar oldum ama di mi şimdi, hatta söylemiş oldum. O zaman çekinilesi bi durum kalmadı, tam söyleyeyim de içimde kalmasın;

yürü feride kim tutar seni.

***

Esra Elönü/04.06.09/haber7.com/


"Türküm, Müslüman’ım, ferideyim… Kılıç mı kuşanayım, dantel mi öreyim? Börek mi açayım bayrak mı? Egosu şişmeye müsaitlerin hava yastığı mı olayım yoksa çuvaldızı mı? Darağacına salıncak kurup KAFA sallayanlara overlok mu geçeyim yoksa birilerinin sıkılaştırdığı adaletsizlik düğmelerini söküp yerine hakkım olanı mı dikeyim. Ben dünyaya UĞRAMAK için değil, yasalarını kasa kasa eteklerimize dökenleri bozguna UĞRATMAK için geldim diyordu feride. Kadınsam Dünyaya bol paça yalanlar dikmeye değil, o yalanları gözümüze sokanları yaratıcıya havale etmeye geldim. Aklım kısaysa, elim yağlı bir boyuna yapışacak kadar UZUN. Dilim sertse biri çıkıp şu yaşadıklarımızın YALAN olduğunu söylesin ben de kalemimi hurma krom reçete…

solar bu sana cevaptı, bir gün belki bana bi faydası olur diye kayda geçtim.

Hep özenirim, sonradan islamla tanışmış olanlara.
Biz, ya da ben demeliyim aslında.
Gümüş tepside sunulan bir dini hayatın içinde buldum kendimi.
Bu yüzden bir-iki ciddi sorgulama dışında ne tümden bir inkar durumum oldu ne de araya araya bulup sımsıkı sarıldığım bir dinim.

Orta kıvamda, geleneklerle ve ailemin yaşama biçimiyle şekillenmiş ve onlarınkinden biraz daha esnetilmiş bir din anlayışı hakim oldu hayatıma.
Sonraları ufak ufak adımlar attım ama, hiç bir zaman bu videodaki samimi adamcağız gibi, "geçmişe dönüp bakmadım" diyemedim.

Öğrenilmişlerim vardı ve her yeni arayışta, onlar boyunlarını büküp melül melül bir köşeden bana bakıyorlar ve yanlarına çağırıyorlardı beni, ben de sonunda tıpış tıpış onlara dönüyordum.

Demiştim ya bi kere beyne müsil lazım diye, kalbe de lazım. Kalıntıları temizlemek, yeniden başlamak lazım.

"bütün işaretler baştan beri etrafımdayken kendi işaretime karşı ne kadar kibirli olduğuma inanamadım"

mutlaka izleyin



bu da devamı

facebook bahane face of face şahane

Bak baştan deyim, başlığa bakıp ta facebook davetiyesi neyim göndermeyin, icabet etmem yani. Ama bi dönem başka hesaplardan girip okul arkadaşlarımdan kimsecikler var mı diye epey gezinmiş; üniversite, lise arkadaşlarımdan bir kısmına rastlamış ama aradığımı bulamamıştım.

Ne arıyordum pekiiiii? ınınınııııın.

İlkokul arkadaşlarımı.

Kızılcahamam'daki pembe boyalı Kazım Karabekir İlkokulundan bi dene tanıdık var mı?Acep; kankam Göksel'e (tek kız kankamdı bu arada, kız gibi bi kız olamadım ben hiç, fıtrat işte ne yaparsın), Hakan'a, Metin'e büyük ve küçük Gökhanlara, Matematik dahisi Mustafa'ya, şirinlik muskası Mehmet'e veyahut o yaşta virtiöz tadında bağlama çalan Hüseyin'e rastlarmıyımkine, diye az gezinmedim yani.

Hayır hiçbirini bulamadım, ilk dörtten birine rastlamak isterdim, özellikle Göksel'e ama olmadı. Ondan zahir, kendime hesap açmak neyim de istemedim. Aman aman illa görüşmek isteyeceğim kimsecikler de yoktu zaten, bir iki kişi dışında. Onlarla d…

ayraççı geldi, hanıııııııım :)

Resim
Bunlar da yeni ayraçlarım...
kokoş şapka, bambi, bizim oğlan; hepsine de isim veriyorum iyi mi?

Fotoğrafını çekemediğim bi küt saçlı kız, bi de bozayı kafalı olanı vardı bunların, ama taze bitti :)
Onlara isim verme fırsatım olmadı, hemen hediye ettim çünkü, sahipleri koysun adlarını artık, ne yapayım.














...kürtler pkk'ya sırtlarını dönmez* / edi bese* emine!!!

Resim
"PKK'nın ilk silahlı eylemini gerçekleştirdiği tarih olan 15 Ağustos'un kutlandığı etkinlikte DTP Eşbaşkanı Emine Ayna ilginç sözler sarf etti. 'Kürt özgürlük harekatı kendisine dayatılan inkar ve imhaya karşı kurşun sıkarak var oluşunu gün yüzüne çıkarttı. 15 Ağustos yaratıcılarını şahsınızda selamlıyorum.' " haberin tümü


"Sayın Öcalan’ı muhatap alın. İnanın bu durumda incinmez, büyürsünüz. Ölümle çözüm olmuyor." haberin tümü
“Biz hakların ve özgürlüklerin siyasetini yapıyoruz. Bugün Türkiye'de çok kimlik var ve çok kimlik yaşıyorsa, bu ülke bunu Anayasal güvenceye almak zorundadır. Bu kimlik siyaseti değil. Kimlik siyaseti başka kimliği reddetmektir. Bu ülkede kimlik siyaseti yapan DTP dışındaki tüm siyasi partilerdir. haberin tümü
diyen eşbaşkan Emine Ayna, şu cümlelerin de sahibesidir.

"30 yıl sonra Kürt özgürlük hareketi bu noktaya geldikten sonra birileri herhangi bir siyasi hareketin içinde ’Ben Kürt’üm’ diyerek oy istemesin. Kürt olman…