uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

"teslim ol, kurtul" u seçtim.

Perşembe, Temmuz 30, 2009
Ümitlendiğim olmadı.
Ümidimi kestiğimden ses geldi. Net cevap için bir gün bekleyeceğim.
Allah'ım hakkımda hayırlı olanla muamele et bu gafil kuluna.

Senin ilmin çok büyük; Sana yeterince yakın olamıyorum, Senden daha da uzaklaştıracak bir şeyi (imtihanım değilse) bana yük etme, ahirette ayağıma dolama yarabbi.

***

رَبَّنَا وَلاَ تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْراً كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا Rabbimiz, bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme.

رَبَّنَا وَلاَ تُحَمِّلْنَا مَا لاَ طَاقَةَ لَنَا بِهِ Rabbimiz, kendisine güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma.



amin.

***
yazarın notu: yazı yoruma kapalı ama "amin" demene engel değil saygıdeğer okuyucu...
Read On

eğer birini kötüleyeceksen nefsin yeter*

Salı, Temmuz 28, 2009
"Nefsini ezme, onu kötülüğe atma. Ve o nu, kendi başına bırakma. Onu kendi isteğine bırakırsan şaşar; halka bağlanır, hakkı unutur. Maddi kuvvete ve sebeplere güvenir; mahvına sebep olur. Hayır kapılarını sana kapar.
Nefsi kendi başına bırakmak bir cehalettir. Allah'a bir eş tutmaktır. Bu yapıldığı takdirde, mukabili olarak manevi taraf kapanır. Çünkü hak terkedilmiş ve batıl tutulmuştur. Şunu da bilmelisin ki, ilahi kapılar her zaman açıktır. Her an tevbe yolları görünmektedir. Onları tuttuğun an; yine Hak yardımına erersin; merhamet eli seni yine kurtarır.
Bir defa kapıldım, deyip ötesini aramamak olmaz; Allah'a dönmek istediğin an, kabul olunmuş sayılırsın.
Dön ve yalvar; onun rahmeti seni tutar. Hastalıklarına şifa verir. İstediğin zenginliği ve her güzelliği bulursun. Eğer yine bir şaşkınlık yapmazsan böylece kalırsın ve yokluk senin için yok olur."**

* :Abdülkadir Geylani-Fütuh'ül - Gayb(gizliden sesler) sayfa:190
** :Abdülkadir Geylani-Fütuh'ül - Gayb(gizliden sesler) sayfa:162


İki defa bağlılarıyla, sonuncusunda bilakis kelimeleriyle yolum kesişti, iyi geldi. Neden bilmem aklıma The Pursuit of Happynees / Umudunu Kaybetme filminin sonunda, küçük veledin babasına anlattığı hikayecik geldi; denizde boğulmak üzereyken tanrının kendini kurtarmasını bekleyen ve gelen gemileri geri çevirip "bana tanrı yardım eder" diyen adama, ölüp diğer aleme geçip sorduğunda tanrının verdiği cevap "3 koca gemi gönderdim seni kurtarmak için, daha ne yapsaydım" kısmı yani

...
Read On 3 yorum
Salı, Temmuz 28, 2009
Elimde kütüphaneden aldığım iki Cemil Meriç kitabıyla vatan bilgisayara gittim geçtiğimiz hafta, pc'de herhangi bir arıza tespit edilemeyince hd'leri götürdüm. Dördü çekmeceleriyle birlikte çantamın tümünü işgal ettiğinden, kitaplar elimde kaldı. Derdimi anlattım, görevli de olabilecekleri anlattı, neticede hd'leri vermekten vazgeçtim, bilgiyi kurtarma garantisi veremediklerinden. Tam çıkıcam, görevli -sosyoloji'de mi okuyorsunuz, dedi? içimden -nerdeee, diye geçirip -hayır okumuyorum, dedim. -Cemil Meriç'i ders kitabı olarak okuyorduk biz, görünce sosyoloji öğrencisi sandım sizi, dedi. Gülümseyip iyi günler diledim, vay benim garip ülkem. O kadar eğitim al ve sonunda bilgisayar arızalarını sisteme girmek düşsün payına.
ve
vay garip uragan
niye hala tuhaf buluyorsan böyle olayları, niye şaşırıyorsan...
Read On 1 yorum

vay beni vay vay

Çarşamba, Temmuz 22, 2009
Moralmanım :) çok yüksek.

sebep: bir ay önce giremediklerime girebildiğimi farkettim bugün.
sonuç:
verilen üç kilo
şu , şu , şu ve kikircik eşliğinde törenlerle kutlandı :)
Read On 4 yorum

Namaz mü'minin miracıdır ya, ...

Pazartesi, Temmuz 20, 2009
Cümle alemin miraç kandilini kutluyorum efenim, duada hatırlanmak umuduyla tabi.
Ben üstüme düşeni yaptım, duada unutmadım unutulmaması gerekenleri.
Bir yanda Mescid-i Aksa, bir yanda Eyüp Sultan ve sonrasında Sultanahmet, oradan edilen dulara da amin dedim, gönülden.

Mevla kalplerimizde olanı bilir, kalbinde duasıyla kendine yönelen tüm cemaat-i müslimin'in dualarına icabet edecektir elbet, en hayırlısıyla. Çıkılan yollardan boş dönülmesin, atılan adımları boş çevirmesin, tamamına erdirsin bizler için hayırlı olan işlerimizi.

Bu gece ve sonrasında adım adım miraca ulaştıran secdelerde bulunmayı nasip etsin Allah, dileyen herkese, adım atan herkese; şu kudsi hadisteki vaadi gibi

“Ben kulumun bana olan zannı üzereyim. O beni zikrettiği zaman onunla beraberim. O beni kendi nefsinde zikrederse, ben onu kendi nefsimde zikrederim. O beni bir toplulukta zikrederse, ben onu ondan daha hayırlı bir toplulukta zikrederim. O bana bir karış yaklaşırsa ben ona bir kulaç yaklaşırım. O bana bir kulaç yaklaşırsa ben ona bir arşın yaklaşırım. O bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak gelirim.”



Read On 7 yorum

bi çift lakırdı

Pazar, Temmuz 19, 2009
  • Blogu sadeleştirme çabalarım sırasında takip listem uçtu, pıfff. Bi sürü yeni eklenmiş adres vardı, yeniden hazırlamak da uzun iş, bi süre böööle.
  • Düğün, dernekler; hopidik kupidikler, alışveriş işkencesi yani dilberce söylersem vıttırı vızzık işler bitti. Şunu anladım ki ben sazlı sözlü düğünlerde izleyici olarak bile bulunmamalıyım.
  • Eve döneli epey oldu aslında, ama yazmamam gerektiğine olan inancım depreşmişti ve doğru olanın bu olduğuna karar verip erteleyip durdum yazmayı. Ama belki de birşeyleri normalleştiriyor ve içinde bulunduğumuz hayatı kabullenmeyi kolaylaştırıyordur blog tutmak, ne bileyim, sonuçta burdayım işte.
  • Evde olduğum sürede antreyi boyadım. Kara, göz iltihabı yüzünden yardım edemedi. Kütüphaneyi antreye taşıdık ve ondan sonraki iki gün boyunca, kitapları yeniden sınıflandırmak ve aslen kütüphane olmayan bir dolaba, ayrılmış olarak sığdırmaya çalışmakla geçti. Tam olarak istediğim neticeyi alamasam da idare eder.
  • Şimdi annemde tatil yapıyorum. Bilal Adam'cılarla Bosna'ya gidince, ben de babaocağına döndüm :)
  • Tuvaleti, banyoyu bi de vazgeçmezsem mutfağı boyamaya niyetliyim eve dönünce, ondan sonra da gecikmiş bi yaz temizliği.Yaz temizliği ve bayram temizliğini cem etmiş olacağım bu yıl. Gelmeden önce koltuk ve sandalyelerin minder yüzlerini yıkamıştım zati. Kıyafetleri elden geçirip ayırmıştım. Yorgan ve yastıkları da havalandırıp kaldırmıştım. Yağmurlardan fırsat bulursam ilk iş cam-pencere temizliği olacak, ardından sıkı bi mutfak temizliği, en son salon ve çalışma odasının duvarlarını silip bi de halıları yıkamaya gönderdim mi, tamamdır. Ne çok iş varmış be. Bitecek onlar da sırasıyla, inancım sonsuz :)
  • Otomobili kullanmakla olan bağım epeydir, keçiören'den sincana otobanı kullanarak gelmek ve şehiriçi trafiğe girince uygun bir yerde arabayı kayınpedere teslim etmekle sınırlıydı, bir iki sincan-ayaş yolculuğu da suyu niyetine. En son dönüşümde eve kadar geldim kazasız belasız, ama sitenin park alanında fren yerine gaza bastığımı son saniyede farkedip frene asılmasaydım, bindiriyordum park halindeki arabaya neredeyse. Kırk fırın ekmek yemem lazım özetle :) İnanıyorum ama, kullanmayı ihmal etmez sıklaştırırsam olacak inşaallah.
  • vesselam
Read On 1 yorum

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate