bi çift lakırdı

  • Blogu sadeleştirme çabalarım sırasında takip listem uçtu, pıfff. Bi sürü yeni eklenmiş adres vardı, yeniden hazırlamak da uzun iş, bi süre böööle.
  • Düğün, dernekler; hopidik kupidikler, alışveriş işkencesi yani dilberce söylersem vıttırı vızzık işler bitti. Şunu anladım ki ben sazlı sözlü düğünlerde izleyici olarak bile bulunmamalıyım.
  • Eve döneli epey oldu aslında, ama yazmamam gerektiğine olan inancım depreşmişti ve doğru olanın bu olduğuna karar verip erteleyip durdum yazmayı. Ama belki de birşeyleri normalleştiriyor ve içinde bulunduğumuz hayatı kabullenmeyi kolaylaştırıyordur blog tutmak, ne bileyim, sonuçta burdayım işte.
  • Evde olduğum sürede antreyi boyadım. Kara, göz iltihabı yüzünden yardım edemedi. Kütüphaneyi antreye taşıdık ve ondan sonraki iki gün boyunca, kitapları yeniden sınıflandırmak ve aslen kütüphane olmayan bir dolaba, ayrılmış olarak sığdırmaya çalışmakla geçti. Tam olarak istediğim neticeyi alamasam da idare eder.
  • Şimdi annemde tatil yapıyorum. Bilal Adam'cılarla Bosna'ya gidince, ben de babaocağına döndüm :)
  • Tuvaleti, banyoyu bi de vazgeçmezsem mutfağı boyamaya niyetliyim eve dönünce, ondan sonra da gecikmiş bi yaz temizliği.Yaz temizliği ve bayram temizliğini cem etmiş olacağım bu yıl. Gelmeden önce koltuk ve sandalyelerin minder yüzlerini yıkamıştım zati. Kıyafetleri elden geçirip ayırmıştım. Yorgan ve yastıkları da havalandırıp kaldırmıştım. Yağmurlardan fırsat bulursam ilk iş cam-pencere temizliği olacak, ardından sıkı bi mutfak temizliği, en son salon ve çalışma odasının duvarlarını silip bi de halıları yıkamaya gönderdim mi, tamamdır. Ne çok iş varmış be. Bitecek onlar da sırasıyla, inancım sonsuz :)
  • Otomobili kullanmakla olan bağım epeydir, keçiören'den sincana otobanı kullanarak gelmek ve şehiriçi trafiğe girince uygun bir yerde arabayı kayınpedere teslim etmekle sınırlıydı, bir iki sincan-ayaş yolculuğu da suyu niyetine. En son dönüşümde eve kadar geldim kazasız belasız, ama sitenin park alanında fren yerine gaza bastığımı son saniyede farkedip frene asılmasaydım, bindiriyordum park halindeki arabaya neredeyse. Kırk fırın ekmek yemem lazım özetle :) İnanıyorum ama, kullanmayı ihmal etmez sıklaştırırsam olacak inşaallah.
  • vesselam

Yorumlar

solar dedi ki…
sanırım neden yazdığımız konusunda halen tatmin edici cevaplar veremiyoruz kendimize uraganım. bu gidip gelmeler ondan olsa gerek. neden habire cevap ve cevaplar arıyoruz ki aslında, daha rahat olabilmeliydik..

ya ben de halen çekinerek kullanıyorum arabayı, hiç anayola çıkmaya cesaret edemedim ama sokak aralarında kullanmak daha zormuş, usta şoförler öyle diyor:)

nerden top ve arkasından koşan bir çocuk çıkacağı belli olmuyor ya ondan olsa gerek:)

(geçmiş)kandilin mübarek olsun, kardeşten kucak dolusu sevgiler..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rabbişrahli ve sadri!

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

Matematik Performans Ödevi / Kocatepe Kavşağı / Aptal kovboy