İş-güç/tüp kaydırak/bisiklet/Sagopa /bil ateştir biraz suyla söndürülmesi mümkündür, tırnaklarını aşındıran çözemediğin bu kördüğümdür / vesselam*

Zaman geçti gitti yine, haftada bir gün yazabilirsem ne ala. Yoktum yine tahmin edeceğiniz gibi. Olan biteni kabataslak maddelemeden önce blogumun takipçilerine edecek bi çift lafım var, önce onu diyeyim. Fırça atacakmışım gibi oldu ama, fırçayı hakeden benim herhalde.
Neyse efenim;
  1. Doğru dürüst kimsecikleri okuyamıyorum, siz gelip okuyorsunuz üstüne yorum yazıyorsunuz, ben bir paragrafcık bakıp kaçıyorum, şimdilik fazlası mümkün olmuyor kusura bakmayınız.
  2. Eski dostlar sağolun, dualarıma amin'leriniz ve içinizden geçirerek ettiğiniz her dua için.
  3. Yeni tanışlar sizler de varolun, eksik olmayın, okunmak hangi blogger'ın hoşuna gitmez ki di mi ama :)
  4. Ve eski yeni tüm okuyucu arkadaşlar; yorumları cevaplayamıyorum epeydir, nadiren imkan oluyor, onda da ancak bloga bir iki satır yazıp, sizlere toplu bi teşekkür etmekle yetinmek zorunda kalıyorum, af buyrun :)
Bu satırları yazmak istedim çünkü, suçlu hissediyorum yorumlara karşılık veremediğim için. Pabuç kadar dil var da klavyeyle karşılaşamıyorum, elden ne gelir :) Ama Warrior kendimi tutamadım, söylemezsem çatlarım orta yerimden; yaşıyormuydun sen, uğrarmıydın buralara? :)

Tutamadım gene çenemi; aynı biraz önce olduğu gibi. Bugünden geriye doğru gideyim hazır laf oraya gelmişken.


  • Beklediğim telefon geldi az önce; yarın son bi görüşmeye çağırıyorlar. Mübarek beni T...'a genel müdür yapcekler sanki. Telefondaki hanım diyor ki; "bir iki evrak var onları da tamamlayıp getirin", yazmaya başladım. Bir iki deyince ne bileyim; foto, adli sicil, nüfus cüzdan fotokopisiyle sınırlıdır diyorum, hadi olsun bir de diploma örneği filan. O söyledi ben yazdım, O söyledi ben yazdım, O söyledi ben yazdım, O söyledi ben yazdım, O söyledi ben yazdım, O söyledi ben yazdım....(yaşasın past-copy) bitmek bilmedi anacım. Sondan iki öncekinde dikimevinde bir bankadan hesap açtırmamı istedi, ben artık koptum, hem güldüm hem de kadına "bunların hepsini tamamlayıp, aynı gün görüşmeye mi geleceğim?" dedim. Neyse ki o da güldü :)

  • Yapacağım işe gelince; hani büyük kurum filan dedim ama yanlış anlaşılmalara mahal vermeyelim, uragan bacınız trt'ye örtülü muhabir neyim olmuyor yani. Hatta muhabir filan da olmuyor. Bir kaç ay yarı zamanlı, sonrasında çalışanların isteğine bağlı olarak tam zamanlı olacak bir adsl yardım hatcısı olacak. (O da yarın ki çenesini tutabilme kapasitesine bağlı) Vatan bilgisayardaki sosyoloji mezunu garibim gibi. Ama O mezun, ben de o da yok. Hani egom şişiyor da bazen, ulusal bi kanalda beş sene çalıştım, yapmadığım iş kalmadı aman da aman diye haber-medya geyiği yapıyorum ya, onları düşünüp de farklı muhayyelelere kapılmayın diye söylüyorum. Tabi bu cümleleri de şikayet olarak ya da işi küçümsemek için yazmıyorum asla, ben memnunum, epeydir bekliyordum, hamdolsun. Hele ki yarı zamanlı ve vardiyalı olması öyle rahatlatıyor ki kafamı; gece vardiyasında çalışmak niyetindeyim mümkün olduğunca, kuzuyu da ihmal etmeden. Üstelik dötbuçuk saatlik mesai için şartları da epey iyi sayılır. Hayırlısı tabi; dilimi tutabilmem de ön şart :) Gülücükleri kondurduğuma bakmayın; korkuyorum aslında O'nunla zar-zor kurduğum bağın koşuşturmalarda kopmasından, düzen değişikliğinden, uyum sağlayamamaktan, sıkılmaktan, tembelliğe alışan bünyemin çabucak iflasından...

  • Dün Ayaş'taydık, -kot pantolonu bulan adamı yaratan Allah'a hamdolsun, Levi miydi, kimdi?- Hani şo kocaaaaaman oyun parkları oluyor ya, bir tüpün içinden uzun mu uzun merdivenlere tırmanıyosunuz, sonra da upuzun ve dönerek inen başka bir tüpten kayıyorsunuz, hah işte o yüzden şükrettim. Çünkü bendeniz dün kızımla beraber tırmandım o merdivenleri ve dahi kayıverdim bir çırpıda o tüpün içinden. Allahım ne güzel bir şeydi o yaaa, tabi ilkini saymıyorum. İlk seferde bebe-belik kim varsa, tüpün iniş noktasına pusu kurup, inince de bas bas bağırıp korkuttular çünkü beni. Ya zaten içim bi hoş olmuş, ani seslerden de acaip tırsarım oldum olası (gökgürültüsü hariç) nasıl korktum anlatamam. Ama diğerleri iyiydi, akşam ki bacak ağrısı epey zorladı tabi, hamlamışım. Eylül'de 31'im kolay mı?

  • Temizlikten yakınmış, dem vurmuştum ya bi de; cevabı geldi şakkadanak. Kayınvaldemde bi güzel dip-köşe giriştim, süpür-sil. Askere gidecek bir yeğeni var n. annenin, "sen buradayken onu da çağaralım, tek başıma altından kalkamam" dedi. Bir de onun hazırlığı, ardından yine süpür-sil. Ayaşa gideceğimiz gün mutfağına el attım bi de, dolaplardakiler indirildi, yıkandı, dolaplar silindi paklandı, eşyalar yerleşti, bittim. -İyi ki aspiratörüm yok dedim, bunların kendi kendini temizleyeni varmı ki?- Aynı gün babaanneme gittim, hem ziyarete hem de iki kap yemek yapmaya. Orda da mutfakla dalaştım mı bi güzel. Üstünden bi süpürge de cilası. Neymiş, yakınmak yok, yok...

  • Ha unuttum, kuzucukla bisiklete bindik kayınvaldelerde bol bol, o kendi bisikletine ben yeğenin bisikletine. Ayırttım efenim; küçüğe yeni bisiklet alınınca bu benim olacak, tam boyuma göre zira, denge bozuldu mu ayağı indir, tamam. -Üstteki kotla ilgili şükür aynen tekrar buraya sayın okuyucu-

  • Bu hafta Sagopa Kajmer dinleyerek geçti, ev işi yaparken verdiği destekten dolayı kendisine teşekkür ediyorum. Tavsiye ederim rep deyip geçmeyin. Ben sevdim ama daha başındayım, ne çok şarkı yapmış meğer. Mp3'e yüklenmiş altı şarkısından en sevdiğim olanı ekleyeyim, sonra da ufaktan alayım yolumu, buzdolabını temizlemem lazım, evrakların hazır olanlarını toparlamam lazım, yarın için kıyafet ütülemem lazım, zira yıkanıp yıkanıp yığın olarak bekliyorlar heppiciği; kısaca lazım oğlu lazım, bi de lazımoğlulazımları yapacak kadın lazım; peh peh...

  • vesselam.







Bunlarda sözleri efenim; defalarca dinleyemeyecekler için...


*şu baş belası dilimi kesin zilimi çalsın
serzeniş içime dolsun üzüntü
süreklilik ne zor bir iş perişanlık
pişmanlık çekilmesi en güç dertmiş
sabır tüm sıkıntıların anahtarıdır doğrudur
düş kırıklıklarım sonucu ruhum yorgundur
ağaçlarımdan pişmanlık meyveleri sarkıyor haydi topla
gözlerimden uyku çalına ara ve bul patakla
gönlümün dipte kalan kısmında arşivlenmiş onca yara
yılan ve akreplerle dolu içinde bulunduğum yuva
birileri haddini bildirmeli ölüm okuna kafa tutan kalkanlara
yaptıklarımdan sebep yapacaklarına hazırlıklı
sago yüzüm sadık köpek yüzün kedice pazarlıklı
lan bir sen mi kaldın akıllı bu tarla mayınlı
ummadığın yer tuzaklı vesselam

bil ateştir biraz suyla söndürülmesi mümkündür
tırnaklarını aşındıran çözemediğin bu kör düğümdür
üzgünümdür hayli vesselam
vuslatım gelmez mihman
bekleyim gurbetteyim ne deyim

sen gözümde dikensin bana hoş bir gül gerek
düşüncelerin yüzüne vurmalı buna adam gerek
lakayıtın hedefi uğruna sadece yanan bir yığın emek
içinde şeytan himayede o sen değilsin o an demek
kum saati döner akan zaman saçlarımı söker
nursuz bir yüz meyvesiz bir ağaca benzer gülüver
taş yerinde ağır -ağır ağır gazla diyarımdan
ey iştahı maymun nefis çekil gıyabımdan
el emeği mahsulünden geçin yunus
dalaletin delaleti olmak neyime desturum
sorularınızın cevaplarını bakışlarımdan bulun
silahlarımın acılarını kurşunlarımdan sorun
elbiselerin kibir kokulu kalbin içi fesat dolu
fikir zikir aynı anda bitir okulu fark edilmez
sandığın komik iblis oyunu
ezelden beridir ona elini veren kaptırmıştır kolunu
bil ateştir biraz suyla söndürülmesi mümkündür
tırnaklarını aşındıran çözemediğin bu kör düğümdür
üzgünümdür hayli vesselam
vuslatım gelmez mihman
bekleyim gurbetteyim ne deyim

Yorumlar

solar dedi ki…
sagopa bu ya, rep denip de geçilir mi.. 'beyaban' bile yeter:) "her işte bir hayır ve her hayırda bir de şer yatılıdır" diyorum başka da bir şey demiyorum:)
**
ya zor bir iş varsa o da iki aspiratör temizlemektir. üzerine her türlü kimyasalı döküp beklettiğin halde çıkmaya inat eden yağları çıkarmak için "bıçak kullansam mı kullanmasam mı" ikilemini ancak yaşayan bilir.
**
kot pantolonun hikayesini hazırlık okurkenki ingilizce kitaplarımdan birinde okumuştum. amerika'da işçilerin kullanması için zor yıpranacak bir kumaş üretmek istemişler. yıllarca da işçiler giydikten sonra diğer insanlar da kullanmaya başlamış. iyi ki öyle olmuş, kumaş pantolon sevmiyorum:)
**
her zamanki gibi dualarımız hakkında hayırlısı hangisiyle onun olması için. ama bu iş olursa ben çok sevineceğim ne yalan söyleyeyim:)

güzel haberlerini bekliyorum ablacığım.
solar dedi ki…
ikinci paragrafın başına "bir aspiratör temizlemekten daha zor" gelecek. düşündüm ama yazmamışım:)
Allah kolaylık versin :D temizlikten nefret ediyorum demekten korkar oldum sayende :D benim etrafta da çok temizlencek ev var yahu. annemin, babannemin vs...
rabbim işlerinde en hayırlısını nasip etsin... umarım evrakları çabucak tamamlar ve aynı gün iş görüşmesine katılıp işi de kaparsın :D
Kelimelerin Ahengi dedi ki…
Sagopa'nın söylediği eskiden rapti ama epeydir SAGOPA KAJMER MÜZİĞİ adını almış durumda. ;)

Yeni işin şimdiden hayırlı olsun. (:

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rabbişrahli ve sadri!

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

Matematik Performans Ödevi / Kocatepe Kavşağı / Aptal kovboy