uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

Bu gece dua zamanı / beni de hatırlayın.

Salı, Eylül 15, 2009

Kadr suresi meali

1. Gerçek şu ki, Biz "o"nu (kur'anı) kadir gecesinde indirdik.

2. Kadir gecesinin ne olduğunu sana bildiren nedir?

3. Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.

4. Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.

5. Fecrin çıkışına kadar bir esenliktir (selamdır) o.


*****



Rabbim dileyene; dileğini hakkında hayırlı olduğu şekliyle, nasip etsin,
amin.

Tüm müslüman kardeşlerimize sağlık, sıhhat ve "nefse asi ruh" nasip etsin,
amin.




Read On 2 yorum

uygun adam olmak için uygun adım / iki ileri bir geri

Perşembe, Eylül 10, 2009
  • İstanbul'da yaşanan sel felaketini gözlerimi koca koca açarak izliyorum, hele insanların ortalara saçtıkları onur ve haysiyetlerini basit bir eşyayla değiş tokuş edip gitmelerini hiç anlayamıyorum. Hele ki daha yenile "şehir asla unutmaz" dan İstanbul'u okuyup İstanbul sevgimi tazeledikten sonra hiç. Allah'ım fukaralıktan değil, zelil olmaktan sana sığınırım.
  • Açılım'da son durum ne bilemiyorum, diz üstüne çıktık mı haberim yok, doğrusu ya köxüz'e bile uğrayamadım çok merak ettiğim halde, "öc-alan ne demiş acep en son" deyi. İnternetle olan bağım her geçen gün azalıyor. Sonunda inceldiği yerden kopsun dermiyim ki...
  • Haaaa inceldiği yerden kopsun deyince geldi aklıma, 7 eylül itibariyle 2 yılı doldurmuşum bu adres ve isimde. Epey istikrarlı davranmışım, şaştım. "Süreklilik ne zor bir iş" ne de olsa...
  • Senede bi defa fuar için kocatepeye giden ben, son bir haftada iki-üç kez orada buldum kendimi. Kızılay üzerinden eve gidiyorum ya, bi yokuş değil mi çıkarım deyip, vurdum kendimi yollara. Ne iyi oldu, çok iyi oldu iyi. Dün cemaatle kılınan ikindi namazının ardından gözlerim dolu dolu, nefsime ve kalbime çok çok ağır gelerek bir konuda uzun uzun dua ettim. Dilerim hayırlısı olur.
  • Otobüste gelirken bugün, kitabı açtım. Sonra bir şey oldu, bi çağrışım, kapattım kitabı. Müzik dinlemeye başladım. Ezginin Günlüğünden babamı anarken ile başladım, aşk hiç biter mi , papatya, sigaramın dumanına sarsam ve bekle beni ile devam ettim. Zorla acıttım canımı. Ama başlangıçta kendi geldi acı, o çağrışım neydi hatırlamıyorum şimdi ama kapıyı o araladı ilkin, ben peşinden koştum. Sonra bir baktım ağlamak üzereyim, dur dedim kendime. Hizaya gel!!! Hadsizliğin lüzumu yok deyip, zılgıtı çektim içimden nefsime. Bir an geçiyor, yok oluyor; bir hafta, bir ay, iki ay, iyiyim hamdolsun diyorum, iyileşmişim, normlara uygun adam olmak için uygun adım yoldayım, diyorum. Sonra bir yerde bi şekilde tesadüfen elinize batmış, siz çıkardığınızı sanırken derinizin altına inmiş bir dikenin bir gün bir yere takılıp zonklatması gibi elinizi, birden zonkluyorum, birden ama aniden. Sanki o an bir şeyler olmuş gibi... Tuhaf, daha pek çok şey yazdım aklımdan da üşendim deftere dökmeye, yanımdaki teyzenin kıpırtılarında da zordu ya hani. Ama asıl tefekkürün tadı kaçmasın aklımdan geçenleri kağıtta yakalamaya çalışırken, diye düşmedim üstüne, amaaaan boş geç dedim, iyi dedim...
  • Bugün işyerinde tek çalıştığım ikinci gündü. İlk gün daha iyiydi doğrusu, çözümse çözüm, arızaysa arıza kaydı, tereyağından kıl çeker gibi. Ama bugün sorun çözmek neredeyse imkansız gibiydi, 20 dakika modem arayüzüne girmesi için uğraştım bir hanımla; kullandığı modemin ip'sini veriyorum, yönlendiriyorum aşama aşama, nıtt giremiyor. Neler yaptım neler, bi dos komutuyla modem ip'si buldurmadığım kaldı, onun yerine vista üzerinden tek tek tıklatarak varsayılan ağ geçidine ulaştırıp modem ip'siyle yüzleşmesini sağladım, kopyalayıp arayüze girmesini istedim, yine giremedi. Ya yanlış yazdı, ya da modem hatalı üretim, bilmiyorum. Aşamaları anlatıp, destek alması için modem firmasına yönlendirdim sonunda. Ama yine de mutlu ayrıldı görüşmeden, ilginç. Çözüm yok ama müşteri memnuniyeti sağlandı :)) Bu işin güzel yanı; senin yönlendirmenle sorunu çözülen birinin sesinde hissedilen değişim. "Aaa girdim bak gogle'ye, a-a valla açıldı sayfa, çok teşekkür ederim yaaaa, sizin dahili bi numaranız var mı ... hanım, bi dahaki sefere direk sizinle görüşsek...." tabi canım olma mı :)
  • Uykum geldi ve dahi kikirik bekliyor beni.
  • Bu yazı İmla ve dilbilgisi kontrolünden geçmemiştir, anlatım bozukluğu var ise kusura bakmayınız.
  • eyvallah, vesselam.

"Bırak beklemekten usanmış dostlarım öldüğümü sansınlar benim" E.G.
Read On 2 yorum

bağırmayacaktın anton, artık ağzının yerini biliyorum / uykum vaaar!!!

Pazar, Eylül 06, 2009
Perşembe, cuma, cumartesi üç gün koçluk eğitimi aldım. Bu işi uzunca bir süredir yapan birinin yanına oturup, bir kaç saat boyunca aldığı çağrıları dinleyip, bilgisayarda yaptığı işlemleri izleme ve devamında onun gözetiminde çağrı alma durumu oluyor koçluk eğitimi.

Makine gibiler yaw, o kadar seri konuşuyorlar ki apışıp kalıyor insan. Ben bu süreçler sonunda bu kadar otomatik ve seri cümleler kullanıyor olursam; duruma en çok Ali Bey sevinir sanırım. Eve geldiğimde konuşacak halim kalmayacağından, onun sessizliğine iştirak etmiş olurum ki; bu da onun 8 senedir arayıp da bulamadığı bir durum olur :)

Yoğun ve çok stresli bir işmiş, bu üç günde onu farkettim. Bünyem altüst oldu, vücut denge ibrelerim sürekli titreme durumunda. O kadar az uyuyabildim ki bu süreçte(3-4 saat), uykuya teslimden sonra uyanmamı sağlamak neredeyse imkansız, resmen sızıyorum. Kabusa çevirdim beni sahura kaldırmaya çalışan annem ve kardeşimin hayatını.

Neyse ki Pazartesi değerlendirme sınavından sonra parttime olarak devam edeceğim, değerlendirmeyi geçtiğimi varsayıyorum tabi.
Geçen 24 günün ardından kendimi savaştan çıkmış gibi hissediyorum, rahata fazla alışmışım ben.

Bu sürecin en güzel yanı belediye otobüsünde geçirdiğim zamanı kitap okuyarak değerlendirebilmem oldu sanırım. Henüz istediğim hıza ulaşamadım, çünkü 20-25 sayfadan sonra algım kapanmaya başlıyor ve beraberinde göz kapaklarımda:)
O zaman şöyle en gürültülüsünden bir iki metal şarkı dinleyip, uykuyu dağıtıyorum da ineceğim durağı kaçırmaktan kurtuluyorum şükür.

Kikirik beklediğimden daha kolay alıştı sürece,
bir de okul heyecanı başladı tabi.
Fuardan aldığımız elif-ba'yı çalışıyorlar babamla evde.Yine fuardan aldığım origami kitabından hayvancıklar katlayarak eğlenceli hale getiriyor geçirdiği zamanı. Tabi yumurcak tv''nin çizgi filmleri ve oyunlar 1.com'un hayvan bakımı oyunları da bir kaç saatini alıyor keratanın.

Teravih diye başımın etini yiyor ama ben bir kere götürebildim daha. İnşaallah
Pazartesiden sonra daha rahat olacak durumlar, ondan sonra parksa park; teravihse teravih yani...

Geri sayımda da son 10 güne indik bu arada. Etrafında yaşananlardan sonra nasıl biri olarak dönecek Ali bey , yeniden uyum sağlaması ne kadar sürecek meraktayım. Neticede ayrı geçirilen bu süreçte değişimler yaşadığımız muhakkak. Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler; diyorum. Dahasını da yaşayıp göreceğiz.
Bu arada geçen gün birader facebook'una eklemiş bu videoyu pek bi beğendim. Kan görmeye dayanamayanlar izlemesin, uyarıyorum bak :))


Read On 8 yorum

Ana baashaq el bahr / أنا بعشق البحر

Salı, Eylül 01, 2009
el mana: "denize sevdalıyım" mış.
Kaynağım son derece güvenilir :)


http://www.yeniresim.com/img4804.htm



Uronot: Üstteki gibi bir manzarayı dünya gözüyle görebilen şanslıların manzaraya karşı; benim gibi denizi gönlünde olanların da fotoğrafa bakarak dinlemesi tavsiye olunur.



Şarkının sözlerinin türkçe çevirisi de burada


Bu güzel sesin güzel yüzlü sahibesi
necat el sagirah
(küçük kurtuluş)

Read On 4 yorum

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate