uygun adam olmak için uygun adım / iki ileri bir geri

  • İstanbul'da yaşanan sel felaketini gözlerimi koca koca açarak izliyorum, hele insanların ortalara saçtıkları onur ve haysiyetlerini basit bir eşyayla değiş tokuş edip gitmelerini hiç anlayamıyorum. Hele ki daha yenile "şehir asla unutmaz" dan İstanbul'u okuyup İstanbul sevgimi tazeledikten sonra hiç. Allah'ım fukaralıktan değil, zelil olmaktan sana sığınırım.
  • Açılım'da son durum ne bilemiyorum, diz üstüne çıktık mı haberim yok, doğrusu ya köxüz'e bile uğrayamadım çok merak ettiğim halde, "öc-alan ne demiş acep en son" deyi. İnternetle olan bağım her geçen gün azalıyor. Sonunda inceldiği yerden kopsun dermiyim ki...
  • Haaaa inceldiği yerden kopsun deyince geldi aklıma, 7 eylül itibariyle 2 yılı doldurmuşum bu adres ve isimde. Epey istikrarlı davranmışım, şaştım. "Süreklilik ne zor bir iş" ne de olsa...
  • Senede bi defa fuar için kocatepeye giden ben, son bir haftada iki-üç kez orada buldum kendimi. Kızılay üzerinden eve gidiyorum ya, bi yokuş değil mi çıkarım deyip, vurdum kendimi yollara. Ne iyi oldu, çok iyi oldu iyi. Dün cemaatle kılınan ikindi namazının ardından gözlerim dolu dolu, nefsime ve kalbime çok çok ağır gelerek bir konuda uzun uzun dua ettim. Dilerim hayırlısı olur.
  • Otobüste gelirken bugün, kitabı açtım. Sonra bir şey oldu, bi çağrışım, kapattım kitabı. Müzik dinlemeye başladım. Ezginin Günlüğünden babamı anarken ile başladım, aşk hiç biter mi , papatya, sigaramın dumanına sarsam ve bekle beni ile devam ettim. Zorla acıttım canımı. Ama başlangıçta kendi geldi acı, o çağrışım neydi hatırlamıyorum şimdi ama kapıyı o araladı ilkin, ben peşinden koştum. Sonra bir baktım ağlamak üzereyim, dur dedim kendime. Hizaya gel!!! Hadsizliğin lüzumu yok deyip, zılgıtı çektim içimden nefsime. Bir an geçiyor, yok oluyor; bir hafta, bir ay, iki ay, iyiyim hamdolsun diyorum, iyileşmişim, normlara uygun adam olmak için uygun adım yoldayım, diyorum. Sonra bir yerde bi şekilde tesadüfen elinize batmış, siz çıkardığınızı sanırken derinizin altına inmiş bir dikenin bir gün bir yere takılıp zonklatması gibi elinizi, birden zonkluyorum, birden ama aniden. Sanki o an bir şeyler olmuş gibi... Tuhaf, daha pek çok şey yazdım aklımdan da üşendim deftere dökmeye, yanımdaki teyzenin kıpırtılarında da zordu ya hani. Ama asıl tefekkürün tadı kaçmasın aklımdan geçenleri kağıtta yakalamaya çalışırken, diye düşmedim üstüne, amaaaan boş geç dedim, iyi dedim...
  • Bugün işyerinde tek çalıştığım ikinci gündü. İlk gün daha iyiydi doğrusu, çözümse çözüm, arızaysa arıza kaydı, tereyağından kıl çeker gibi. Ama bugün sorun çözmek neredeyse imkansız gibiydi, 20 dakika modem arayüzüne girmesi için uğraştım bir hanımla; kullandığı modemin ip'sini veriyorum, yönlendiriyorum aşama aşama, nıtt giremiyor. Neler yaptım neler, bi dos komutuyla modem ip'si buldurmadığım kaldı, onun yerine vista üzerinden tek tek tıklatarak varsayılan ağ geçidine ulaştırıp modem ip'siyle yüzleşmesini sağladım, kopyalayıp arayüze girmesini istedim, yine giremedi. Ya yanlış yazdı, ya da modem hatalı üretim, bilmiyorum. Aşamaları anlatıp, destek alması için modem firmasına yönlendirdim sonunda. Ama yine de mutlu ayrıldı görüşmeden, ilginç. Çözüm yok ama müşteri memnuniyeti sağlandı :)) Bu işin güzel yanı; senin yönlendirmenle sorunu çözülen birinin sesinde hissedilen değişim. "Aaa girdim bak gogle'ye, a-a valla açıldı sayfa, çok teşekkür ederim yaaaa, sizin dahili bi numaranız var mı ... hanım, bi dahaki sefere direk sizinle görüşsek...." tabi canım olma mı :)
  • Uykum geldi ve dahi kikirik bekliyor beni.
  • Bu yazı İmla ve dilbilgisi kontrolünden geçmemiştir, anlatım bozukluğu var ise kusura bakmayınız.
  • eyvallah, vesselam.

"Bırak beklemekten usanmış dostlarım öldüğümü sansınlar benim" E.G.

Yorumlar

Kuaybe dedi ki…
Evet fakirlik değil de zilletten.. Çünkü o en kötüsü..
solar dedi ki…
biz böyle değildik eskiden, oğuzcuğum'un da dediği gibi gazetelere ilan verelim; "insanlık öldü, hepimizin başı sağolsun"...

bendeki istikrara da hayret:) inceldiği yerden koparmayasın, günlük hayatın sıkıcılığını unutuyorum sayende.

"nefse ve kalbe ağır gelen dua", bu çok tanıdık bana. çok zor, çok...

"süreklilik ne zor iş" ve benim blogdaki "güldükrünNkçü" detaylarına özellikle hastayım, gerçekten iyi böyle, incelirse de, koparma:)

hayırlısı her şeyin, ezginin günlüğü iyidir...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rabbişrahli ve sadri!

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

Matematik Performans Ödevi / Kocatepe Kavşağı / Aptal kovboy