uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

"Kabus geri döndü" demek isterdim ama ; "bi arkadaşa bakıp çıkcek" desek daha doğru olur kanaatindeyim :)

  • "Çivisi çıkmış dünya"yı bitirince aklıma bir soru geldi oturdu. Ben Amin Maaoluf'un romanlarını mı daha çok seviyorum yoksa makalelerini mi? Cümlelerinin tümüne katılmasam da onların tümünü sevme nedenim belki de, Maaoluf'un arada kalmışlığı ve arada kalmışlığın yarattığı bağlanamamanın getirisi olarak ortaya çıkan bağımsız bakış açısıdır... Zamanında "Ölümcül Kimlikler"i okurken de benzer duygulara kapılmıştım.
  • 17 ekim gecesi yola çıkıp, sabaha karşı uyuyup yine de saat 10'da kahvaltı etmeyi başararak Pazar günümüzü, dolu dolu Bursa ve Mudanya 'da gezinerek geçirdik. Bursa'ya üçüncü gidişim bu ama kayınbrotherlar oraya taşındığından bunun son olmayacağı aşikar. En son 8 sene önce gitmiştim. Mudanya'da sahilde yeni betişin fanusu için taş toplayıp, ızgara balık kokusuna karışan yosun kokusunu içime çekerken, denizin bana ne kadar iyi geldiğini düşünüyor ve en son ne zaman gördüğümü hatıramaya çalışıyordum denizi. 6 yıl olmuş... Mevla lutfetti de her halini gördüm ama bir gün içinde; sakin gri ve yağmurlu halini, kayaları döven hırçın halini ve güneşe teslim masmavi neşesini. Yaratana ve Tekrar Gösterene, hamdolsun.
  • Bu Pazar da İstanbul turu atıp gelecektim ama salı iznimi pazarla değiştirecek yüce gönüllü birini bulamadım maalesef. Kuzenimin nikahı ve düğün yemeği vardı aslında, ama nasip değilmiş demek ki. Beşiktaş evlenme dairesinde nikahı kıyılmış ve Yıldız parkında bir restoranda fasıl eşliğinde yemekler yenmiş. Teyzemle görüştüm "çok güzeldi"dedi. Bana uzaktan sevinmek kalsa da mutluyum; bekarlığı müzminlik yolunda ilerleyen kuzenimin nihayet evlenmiş olmasına... Allah; mutluluklarını daim etsin.
  • Dün bu saatlerde temizliğin yorgunluğunu atmak için ayaklarımı uzatmış balkonda çayımı ve sigaramı içerken; akşam 6-7 gibi gelmelerini beklediğim misafirlerimizin, saat 4'de yola çıkacaklarını öğrendiğim de Ali ile aramazdıkda geçen monologu andıran diyalog:
"ciddi misin yaa?, şaka di mi bu?"
"yoooo"
"hadi canım olamaz, kesin tufaya getireceksin beni"
"şimdi aradılar, tekrar"
"Allah'ım şaşkın şaşkın etrafa bakıp, sağa-sola koşturmak istiyorum ama yorgunum."
""
""
  • Güzel bi akşam oldu ve gürültülü. Yaşına yeni girmiş bir kız, onun peşinde benim kız, onları anakucağından seyredip arada ağlamalarıyla onlara eşlik 4 aylık bi başka kız... :)
  • Arkadaş muhabbetlerini artırmak lazım ve gelenlere hep balık pişirmek. Balıklar Ali bey'in elinden çıktığı için, bana kalan kısmı temizlik; önden bir çorba, salata, yeşillik bir iki meze hazırlığıyla sınırlı oluyor :) Ama ben yine de çok yoruldum sanki, sanırım geçen hafta evin zıvanadan çıkmış olmasıyla ilgili bir durum bu :)
  • Ayrıca bu ne güzel bi müzik yaw, harika olan yeri girişindeki müzik, burda 20. saniyede giriyor ama doyurmuyor. Fulünü dinleyin, dinlemediyseniz, neşe doldu içim, gökselsever'im ben kesin :)

    Brada'ya not: kozlarını buradan paylaşabilirsin, buyur. pişecek o boza, pi-şe-cek!!!
9 yorum:

Oradaydım...
Malum yazında yazmıssın beşiktaş nihah dairesinde kıyılan nikahta bana da nikah şekeri dağıtma işini verdiler bende bilirsin ekonomik adamımdır şeker koliyle arttı:D

Sonra malum fasıllı yemeğe gelince bak o süperdi yaa:)kendimi sanki böyle davette falan sandım listeler yapılmış kimin nereye oturacagı belirlenmiş falan acayip:D

Sana anlattılar mı bilmem;ama cebren ve hile ile Evlilik Cüzdanını ele geçirdim :)Kuzen sallıyorrum cüzdanı masadan şaşırdı sonra dedi bir sakal atayım valla dedim kirli sakal var hacı sakalı var hangisi:D
bizimkisi cimri çıktı cebinde parası kalmamıs biraz sömürülmüş bende acıdım açık çek aldım kendisinden verdim cüzdanı:D


Seni görmek ne güzel Uro...:)


Heyy, ""mor takılmışsın.. Mesaj içerikli sanki :P

Daha sık uğra ya mekanına..


pintilik ettin arttı nikah şekerleri, ne olcek onlar, iki sene saklarlar hatıra diye, sonra çöpe:)
*
kendini davette sanmışın ya hani, davetteydin oooolum zati :)
çok pisim de mi?
*
evet pisim aba ablayım:)


özlemcim, gerçek anlamda mı, mecaz anlamda mı? :)
*
yazı için mi,foto için mi diyon yani bacım?
*
bursa fotoğraflarına bakarken komik geldi bu foto, tam da savsak, umursamaz genel halimi yansıttığından ekleyiverdim :)


kuaybecim ah fırsat olsa çağrı merkezi anıları yazacağım, acayip eğleniyorum ama şindilik bööle gitces, iş yerinde internet kullanımı yasak, evde de bana sıra gelene kadar ohoooooo :)
*
evet bu sezon morum; hem sanalda hem reelde :)


ablacım yeni mekana yerleşince ttnet teknik desteği çok aradım ama sana denk gelemedim maalesef, iyi olmuş "olmuyo olmuyo:((" diyip senin sinirlerini hoplatırdım, modeme reset atmak elzemmiş meğer:)


beni cepten ara sen bi sorun olunca bir daha. O Allahın emri zaten, illaki. Reset de reset :)
Nakil mi yaptın adsl'i?


yok ablacım, yeni açtırdık. ben modemi fabrika ayarlarına geri döndürüyordum da kısa devre yaptırmak gerekiyormuş, öğrenmiş olduk:)


İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate