uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

kikirik "patlamış mısır" izleyecek...

Perşembe, Aralık 17, 2009
Günler öncesinden heyecanı sardı...
İzin vermeyeceğimizden korkuyordu.

"Anne-baba gelmeyecek, servislere binip arkadaşlarla gidilecek ve yanımızda öğretmenimiz olacak."
"O gün gelsin, herhangi bir mani olmazsa gidersin"
"Ama anne-baba gelmeyecek"

Ben de ailemsiz, sadece arkadaşlarımla birşeyler yapmaktan keyif alırdım ama 15'imden sonra. Üstelik bunun için yoğun mücadeleler vermem gerekmişti. Bizimki bu yaşta net, açık ifade edip, geçti kenara. "anne-baba gelmeyecek, arkaşlarla gidilecek ve yanımızda öğretmenimiz olacak"

hıh, zati gelmek isteyen kim? :)

***

Kikirik bugün ilk defa tiyatroya gidecek.
Sinema gibi sandı önce, deneyimlerine sığınacaktı. Anlatınca şaşırdı, "ben de çıkıp oynayabilir miyim yanlarında?" dedi.
İzlemeye gittiği oyunda oynayamayacağını, ama sever ve isterse konuyu araştırabileceğimizi söyledim.

Sabah heyecanla uyandırdı beni, anne hadi geç kalıcam diye.
Nasıl telaşlı, nasıl meraklı ve heyecanlı...

Gelsin bakalım, neler anlatacak, ben de meraklıyım çok...

***
Oyunun adı patlamış mısır, Çankaya Belediyesi Tiyarosunda sahneleniyor.
***

Epeydir aklımda; fırsat bulup ekleyememiştim, ilk fotoğraf kikiriğin objektifinden, ikincisi benden. Ana-kız; ayak, çorap ayakkabı fotoğraflamaya ne kadar meraklıymışız emme :)





Read On 2 yorum

öküzlüğün alemi yok/minvalim biçim biçim/"halatlarım o kadar şeyi çekemez"/ortaokul,lise,üniversite çağlarımda aynıydın ömer k. hala aynısın İYİ Kİ !!

Perşembe, Aralık 10, 2009

Koca bayram geçti ben de tık yok!!!

"Geç de olsa ... " deyip, üstünden günleeer geçmiş bayramınızı kutlama öküzlüğünü yapmayacağım bu sefer.

****

Günlerim şu minvalde geçiyor;

Elif'in anlık büyümelerine şaşırmalar, yaptıklarına hayran olmalar,
yenmeyen yemeklerde bitmeyen kavgalar...
aralarda okumalar,
fırsat buldukça ortalık toparlayıp dip-köşe temizliğin hayalini kurmalar,
arada gezmeler-tozmalar,
kah Farid Farjad'a kah Sagopa'ya, kah Medihacığım Şen'ime takılmalar,
Ömer Karaoğlunda biraz fazla kalmalar...
arada vatandaşı nete bağlamalar,
irtibatı koparmamaya çalışmalar...
vs.


Sükunetle yaşıyor, sükunetle izliyor ruhum.
Sıkılırmıyımkine ?

****

Okuduğumda çok hoşuma giden şu cümleleri ekleyeyim de bi daha ne vakit uğrarım belli olmuyor, hani aklımdayken çıksın o da aradan. Hoşuma giden ve unutmak istemediklerimin notunu da buraya alıyorum ya, o bab'tan yani.

****

Biri Medine'de yaşayan, biri Konya'da bağ-bahçe sahibi iki dostun mektuplaşmasından seçki

Konya'dan...

"Ey benim mollam, can ve gönül dostum... Civar-ı peygamberiye çekildin, beni buralarda bıraktın gittin. Ne olur beni de oralara al, beni de o topraklara çek!...."
..........

Medine'den...

"Ey benim can ve gönülden dostum. Mektubunuzu aldım. Sıhhat ve afiyet haberinizden memnun oldum. Beni oraya çek, diyorsun. Kendin civar-ı peygamberi'ye gittin; bizleri buralarda bıraktın, beni de oralara çek diyorsun.... Azizim kardeşim, şunu ifade edeyim ki, benim halatlarım öyle 500 kayısı ağacını, 600 elma ağacını, bu kadar şu kadar ağaçları, bahçeleri çekecek kadar kuvvetli değil.... Sen de harekete geliver.....(Ali Ulvi Kurucu Hatıralar-3 / Ertuğrul Düzdağ / s:168)"


****

ömer k. kimmiş diyene, ismail yk'yı bilirsiniz emme, diyorum;
yıllara direnmiş, tavizsiz, dik duruşlu abim, birileri dik durunca tutunmak daha kolay oluyor.




Read On 2 yorum

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate