Kayıtlar

2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

çıt çıkarma!!! (sen hariç: Nusrat Fateh Ali Khan)

Üşüyorum..Ayaktayım.. Yetişemiyorum...
Bir "çıt" ta dağılıyor ruhum, toplayamıyorum parçalarımı...
Bu batasıca dünyaya yerleşemiyorum..
Dünya telaşında kaybolabilenlere hayran olasım geliyor; kadın günlerinde kocalarını çekiştirebilenlere, iki kurabiye arası bebeciğini paylayabilenlere, evinin işine gömülebilenlere, alışveriş merkezlerinde kaybolabilenlere, kariyer planlarında kendilerini unutabilenlere....
Çok sevmeme rağmen benim olmadığını bildiğim bir evladı yetiştirmeye çalışmak, benim olmayan sevgiliyi usandırmadan bir ömrü paylaşmak, benim olmayan bir ailenin parçası kalmak, benim olmayan bir işi sahiplenmeye çalışmak, benim olmayan bir hayatı sürdürmeye çabalamak...
Ne zor ve ne yorucu...
Yerleşemiyorum bu batasıca dünyaya, kök salamıyorum...
Aslında "dünya hayatının "oyun ve eğlenceden ibaret" olduğunu bildiğimden, böylesi daha da doğru geliyor ruhuma, sahiplenmeden sürdürmek yani; ama zor, çok zor..
Hisseder gibi oluyorum sanki, Karakoç'un "uzatma dün…

Dikkat:Kalabalık Başlık Var:İsyan Bayrağı/Ruh-Beden Ayrışması/Uydurmayın Huleyn/Akşamcılık Benden Geçti/Uyurgezer Ahmet Bozkuş

Resim
Kikircik artık "cik" ekine itiraz edecek değişimler geçiriyor sanki; itirazları var, "hayır" ları var. Kabul, asi bir evlattım ama "sen beni anlamıyorsun" cümlesini anneme söylemek için en azından 13 yaşına kadar beklemiştim ben..Yine de güzel, Allah'ın insana dünyada verdiği en güzel hediye evlat, yeri gelip asi de olsa.. Allah'ım hediyelerini bol tut, dileyenlere..Ciddi baş ağrıları ile boğuşuyorum bir kaç gündür; ilacı atıp, kafayı çatkılayıp hareketsiz yatacak kadar..Bu yıl vücudum benim hızıma yetişmekte zorlandı, farkındayım...Bu ülkede kimse tiyatroya gitmiyor diyen uyduruyor, kardeşim. Pazar günü çocuk oyununa gidelim kuzuyla dedik, bak gör.. Güccük yeşil noktalar boş koltukları gösteriyo; göremezsen üzülme, zati sade iki tane var..
Taşındığımdan beri bulunduğum bölgeye servisin az olmasından sebep, daha çok gündüz çalışıyorum, kuzumla daha çok zaman geçirebiliyoruz…

Allah Biliyor ya;

savaşıp duruyor içimde zıtlıklar...
Şükür ile isyan, direnç ile vazgeçme, sükunet ile kargaşa...
Ama şükür ki hala; iyiler önde kötüler arkada. Yine de en çok dilimde bu ara, saldım çayıra..
Yaşıyorum hala;
Kikirciğin okumanın güzelliğini keşfetmiş olmasını keyifle izliyorum. Milleti internete bağlamaya devam ediyorum. Yemek pişiriyorum, ev işi yapıyorum, ütüye hala direniyorum. Okuyorum, iyi ki gözlerim görüyor.
ve kulaklarım duyuyor hala iyi ki...





"Üç çeşit yalan vardır;

YalanKuyruklu yalanİstatistik
Demiş, Darell Huff
Ben nereden mi öğrendim, Gökhan Özcan'dan.. Ruh Yordamına başladım bugün, pek özlemişim...
Bu arada Ankara günlerdir yağmura teslim, nasıl güzel görüntüler izletiyor, yağmur insana... Bi özlediğim de Şebnem'im bu havada...





Şebnem Ferah - Yağmurlar

Bilmiyorum ne zaman geri gelcem, alcam o yerlerden sana mor yazmaaaaaaaa

Bugün eşyayı Ümitköy'e getireli tam bir hafta oldu, hala tam bir yerleşik düzen söz konusu değil, fakat yaklaştık..En azından evde tencere kaynıyor üç-dört gündür bu da bir şey.. Tencerenin kaynamadığı günlerde karnımızı doyuran anneciğime teşekkürü borç bilirim.. :)
Yazmak istiyorum detaylı, fotoğraflar eklemek istiyorum çeşit çeşit ama ne mümkün :( Biraz daha beklemek gerek, olsun bu kadarına da şükür. Yapılacak çook iş, kaldırılacak çook bohça var... Adım adım az kaldı...
Beklerken, dinleyelim. Son günlerimin favorisi, MOR YAZMA


Umut Kaya Mor Yazma

iç dökesim var / çok yorgunum

Resim
İki aya yaklaşmış yazmayalı..Yazasım çok, vakit yok..


Küçüğüm; okula Ümitköy'de babamın öğretmenlik yaptığı okulda başladı. Özel okulu bütçemizin kaldırmayacağı anlaşılınca en azından eğitim seviyesi daha iyi bir devlet okuluna gitsin diye bütün düzeni değiştirmeye kalktık. Fena halde yordu işin psikolojisi. Gece kiralık daire ilanlarını internetten çıkarıp, sabah elif'i okula bıraktıktan sonra başlıyorduk aramaya. Verildi, cevabı bu süreçte en çok duyduğumuz kelime oldu. Ve yorulduk...
Nihayet doğum günümde oturacağımız ev ile ilgili kontrat yapıldı ve bana en güzel doğum günü hediyesi oldu bu..Eşim ve kızımın hazırladığı sürpriz partiden sonra tabi :)
Ne heyecanlı günler geçirdim de tek kelime yazamadım vakitsizlikten, şimdi de detaya inemeyeceğim, çünkü kolilenecek yığınla kitap ve ve bardak-çanak beni bekliyor. Hafta sonu taşınabilirsek eğer, her şey daha kolay olacak.. 4 ekim haftasına senelik iznimi de aldım, evi yerleştirmeye çalışacağız bu süreçte...
Son iki aydır en çok ö…

hamdolsun

Bu yılda ramazana eriştik şükür,
Allah hakkıyla eda etmeyi nasip etsin cümle müslümana...
AMİN.
gidip ilk gün klasiği haline gelen peynirli yufka böreğimi yapayım.
en güzel sahurlar ve de iftarlar sizlerin olsun efenim, selametle :)

Yanarım, yanarııım...

-Ankara alev alev, yanmayıp ne yapayım.
-Burkulmanın 13. gününde topal kargalıktan aksak ayaklığa terfi ettim gibi, hele bu burkulma vakasında uçup uçup yere bir tuhaf inişimin, oyunun ilk dakikasında gerçekleşmesi de her yönden yakıcı :)
-O kadar vakit, baba.anne.çoçuk üçlüsü olarak yaptığımız bisiklet yarışından sağlam çık, yakantop'un ilk dakikasında yan, yakantop cidden yakıcı bir oyunmuş, hele ki 32'lik bedende 18'lik bir ruhun varken

aceleye mahal yok!

Resim
KOŞ URAGAN KOŞ,URAGAN DURMA KOŞ...!

cc

Resim
5 gündür çağrı almıyorum, 4 gün joker eğitimi, 1 günde off'um denk gelince böyle oldu...Kulaklıksız bir gün, güzel bir günmüş, kulaklıksız 5 gün'ü var sen düşün :)


Eğitim bitti, teknik destek çağrısıyla birlikte tarife-kampanya çağrısı da alacağız artık, bakalım daha CC etiketine ne malzemeler çıkacak :)
CC demişken bir vakıa daha anlatıp, uçayım.

İyi akşamlar, ben... nasıl yardımcı olabilirim?Ben internete kablolu bağlanıyorum, kablosuz bağlanamıyorum?Yardımcı olmaya çalışayım hemen, modeminizin markası nedir, ...'den mi aldınız modemi?Zyxel, evet evet sizden aldım.Modemde wlan ışığı yanıyor mu?Yanıyor.Ekranın sağ alt köşesinde ağ bağlantıları simgesi var mı?EvetKablosuz ağınıza bağlı görünüyor musunuz?Yok, aslında sorun orda sanırım, (madem biliyon sorunu, niye söylemiyon, illa tonla soru sorarak bana buldurmaya çalışıyon) kablosuz ağları görüntüle dediğimde hiç bir ağ çıkmıyor karşıma?
ağ bağlantılarını kontrol ettiriyorum, bilgisayarındaki ağ ayarlarında sorunu yok... ya…

Filistin Bayrağındaki Ay Yıldız, güvertede kurulan devlet/Yaşar Taşkın Koç

Resim
Yaşar Taşkın KOÇ
07 Haziran 2010 06:534



Olup bitenlerle ilgili tartışmaları unutun gitsin… En başta olan, Mavi Marmara’nın güvertesinde bir devletin; Filistin Devleti’nin kurulmuş olduğudur. Başka şey değil…

Her gün gazete okumak ne kadar tehlikeli; televizyon izlemek ne kadar zehirleyici…

İspatı Türkiye’nin kendisi; Türk medyası…

Olan biten bir devletin kuruluşudur; hepsi bu…

Ölen Furkan’dır başında 5 kurşunla.

Necdet’tir… Cevdet, Ali Haydar, İbrahim, üç Cengiz’dir… Fahri’dir…

Kurulmakta olan Filistin Devleti’nin şehitliğinde müstesna yeri hazır 9 Türk evladı.

Çanakkale Şehitliği’ndeki gibi memleket harmanıdırlar: İstanbul’dan Hatay’a, İzmir’den Diyarbakır’a, Kayseri’den Osmaniye’ye…

İHH nedir? Geçiş prosedürleri tamam mıydı geminin? Mavi Marmara neyin nesiydi? Ama onlar neden pasif direniş göstermedi? Hükümet nasıl izin verdi? Eksenimiz mi kaydı? Akape referandum için yapmış olmasın?.. ve daha aklımda kalmayan birbirinden saçma ve gereksiz ve çoğu ahlaksız binlerce soru, yüzlerce tartışma… Fe…

Herkesin bir hesabı olabilir;

"O" nun hesabı her hesabın üstündedir. Ve sefillerin küçücük hesaplarının bile ceremesini çekeceği bir güne"hesap günü"ne iman ediyorum...

"Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz." Enbiyâ 47

Hatırla!!! "İsrail Gazze'ye uygulanan ambargoyu kırmak bir araya gelen sivillere saldırdı"

Alıştım Susmaya

Solar paylaşmış, ne iyi etmiş...
Çok güzel olmuş ve özel...

"Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır" / Nefse; mizahın keskin diliyle dokunduran adamın kitabından...

Resim
"Sürdürülebilir ahlaka erdem denir" s:33
"Bir kötüyle savaşırsan onu kötü yapan şeyler senin düşünce sistemin veya menfaatlerinden kaynaklanır. Ortada adı olan bir kötü belirir. Kötüyü belirlediğin an bir düşman sahibi olursun ama kötüyle değil kötülükle savaşırsan kötülüğün kaynağı olan şeytanı hedef alırsın, böylece cihadın cephesi önce kendi nefsinde açılır" s:36
"Namaz huzura çıkmak demektir. Namazda huzur bulmak onu dosdoğru kılmakla birlikte gündelik yaşamını da Kur'an ve sünnete uydurmanla mümkündür.
Nefsini ve dünyayı seccadenin bir adım yanına park edip namaz bittikten sonra hemen onları terlik gibi takacaksan ya da baş tacı edeceksen namazında huzur bekleme!" s:38
"Cuma namazları karnavala dönüşüyor...Turistler, Türklerin Cuma günleri "Oluklu Mukavva ve Strafor Bayramı" yaptığını sanıyorlar. "Yav onlar bizim işgüzarlar, beş vakit namazı kılmayıp haftada bir camiye koşan beynamazlar" diyemiyoruz. İçim yanıyor, dimağım kur…

Anne olmak güzel şey;

Resim
bu küçük hanım tarafından;

özenle hazırlanmış gramofon kağıdından çiçeğim ve anneler günü kartım...

pullarla ve boncuklarla süsleyerek yaptığı mumluğum...

baba-kız ortak yapımı, şekli biraz bozuk ama tadı leziz pastam...
Daha ne olsun, budan iyisi Şamda kayısı :))
Anneler gününü kutluyorum tüm annelerin ve anne adaylarının. Allah dileyen herkese nasip etsin bu güzelliği...

Kikirciğim okulda hazırladığı hediyeleriyle kutlamasını sabah erkenden yaptı ama iş babacığa gelince "anneler günü" kapsamındaki etkinliklere katılmadığı için, ona fırça yemek kaldı :))
Kendisine ilgisizlik, aymazlık, vurdumduymazlık vs.. tonunda bilerek ve isteyerek biraz yüklendikten sonra :), gece 1 'de eve döndüğümde el yapımı pastayla karşılaştım. Doğrusu şaşırdım çok, biraz da utandım. Tamamen baba üretimi ve kız desteği... Kikirik pudingi karıştırmış. Babacık etimekleri ve pudingleri kat kat dizerek pastayı hazırlamış, Çukulatalı dondurma ve çilekle süslemiş.. Gelir gelmez ilk iş götürdüm bir dilim y…

E.D.D* / yüzleşme ve son

Resim
"Sosyolojik durumun konuşmasına izin vermeyen bir zihniyetin siyaset yapması ya da sosyoloji yapması inanılmaz bir tahakküm demek. Bu tahakkümü kırmak için entellektüelin kendini sorunsallaştırması, kendisinin sahip olduğu dilin bizzat sorun olduğunu düşünmesi gerekiyor. yani demokratlaşması, mütevazılaşması, etrafında olup bitenleri dinlemesi ve ötekileri sadece anlaşılmayı bekleyen pasif yaratıklar değil, kendisininkilerle eşit değerlerde bilgiye sahip insanlar olarak görüp, onlarla konuşmayı becermesi gerekiyor.
Ve sadece entellektüelleri değil, stratejinin hüküm sürdüğü topraklarda daha insanca bir yaşamın kurulması yani gene var olan strateji içinden daha insanca bir strateji çıkması için gündelik hayatın taktiklerini, pratiklerini kıymetlendirmek gerekiyor. Bu çok yönlü bir mücadele... Eskinin keşfedilmesi mesela.. Bu mutlak bir keşif ve mutlak bir geriye dönüş olmayacak ama bugünü yeniden düşünmemizi için bugünü sorunsallaştırmak için o eskiye, eskiyle konuşmaya ihtiyacımı…

E / A / B - başörtüsü tamam da, annen de hep etek giyer ya :)

Resim

İnsanat Bahçeleri* / E.D.D

"20.yüzyılın başında "Batı Medeniyeti" nin kendi temsilini kurmak için başvurduğu inanılmaz bir yöntem olarak insanat bahçeleri"... Sömürgelerden toplanan, topraklarından koparılan "henüz modern olmamış yerli" insanların sergilendiği ve hayvanat bahçesi mantığıyla kurulan bahçeler... Bu bahçeler Paris'in, Brüksel'in burjuvaları, siyah smokinli erkekler ve fırfırlı beyaz elbiseli , şapkalı ve güneş şemsiyeli kadınlar tarafından büyük bir heyecanla ziyaret edildi. Bahçe ziyaretçileri fiziksel olarak uzak diyarlardan getirilen insanlara bakıp, zaman içindeki uzaklığı da deneyimlediler; onlara bakıp "bir zamanlar hallerinin nasıl kötü ve geri" olduğunu gördüler, "artık medeniyiz" dediler, o yerlilere bakarak..."
sayfa 165
* Ehlileşmemek Düzleşmemek Direnmek / Ferhat Kentel / Hayy Kitap

kikirik'in "bahar" şiiri

Resim
Bir hafta on gün önce bir ödevi vardı kikirciğin, "bahar" ile ilgili şiir de yazması gerekliydi ödev kapsamında...
Ve kikircik söyledi, baba kaleme aldı, anne unutulmasın diye buraya kaydetti.


BAHAR
Merhaba kelebekler Merhaba güneş Kuşlar cik cik cik Arıların güzel balıyla tatlanır dünya Heyecan güzellik burada Bal tadında elmalar kıtır kıtır...

gidelim göksu'ya bir alem-i ab eyleyelim*

Resim
*: gidelim göksu'ya, güfte de Yahya Kemal yalnız tikkat!!!






"sabırla beklersen kahven köpürür, tadına da doyum olmaz" ...
"papatya kıymetlidir, onu getirenin kıymeti papatyanın kıymetini katlar" ...
"yazın da 'kardan adam' yapılabilir ama çamurdan" ...
"çay, çay, çay, ille de çay, yine de çay, her dem çay" ...






BİTTİ

"Gül'üm benim"

Resim
Dün akşam okulumuzda düzenlenen "Kutlu Doğum" gecesi*nden güller... Ben akşam saatlerinde iş başında olduğumdan programa katılamadım. Gece eve gelince ilk iş çekimleri izledim, özellikle ana sınıfı öğrencilerinin okuduğu ilahi kısmını ve tabi özellikle kızımı :))İlk defa Elif için önem arz eden bir konuda yanında olamadım, tuhaf ve üzücü geldi, aklım orada kaldı...Bir daha şükrediyorum; ilk dişi çıktığında, ilk aşısında, ilk gülüşünde, ilk kelimesinde, ilk adımında,ilk hastalığında ...ihtiyacı olduğu her anda yanında olabildiğim için...
Bu özel günleri hayırla yad etmenin, kutlamanın en güzel yolu "O" na yakınlaşmak için çabalamak, "O" nu tanımaya çalışmak bence... "O"nun sözlerini okumak, anlamını idrak etmek belki de en iyi yakınlaştırıcı. Bu güllerin dallarına iliştirilmiş hadis kartları da bu yüzden güzel... Her birimiz için bir gül ve iki hadis;
Bana düşen hadisler;
"Çok secde etmeye bak! Zira Allah için yaptığın her secde karşılığında A…

Gece yarısı elimde bir kitapla "şunu dinlemelisin mutlaka,okuyorum" demeyeli uzun olmuştu / Taleben olmak isterdim sayın Kentel / E.D.D

Resim
"...Öyle bir şey ki, mesela yazıyı değiştirdik diyorsunuz. Bu, o andan itibaren benim eski hayatımı, belleğimi biriktirdiğim dil yok demek. Ben artık eskiden yazılmış kitapları okuyamayacağım.Geçmişten kopmak yara açan ve travma yaratan bir süreç.
...yüzyıllardır yaşanan bir birikim vardı ve bu birikimin içinde, dışarıdan gelen bir modele ancak şu veya bu şekilde adapte olunabilirdi. Kendilerini dışlanmış hisseden kesimler moderniteye, Kemalizme çok önemli tepkilerle karşılık verdiler.
...dışarıdan kendini bu sertlikte dayatan kurmaca anlam dünyası karşısında bazı gruplar kendilerini sabitleme yoluna gittiler. Şalvarı mı kaldırıyorlar, o zaman şalvar giyiyorum; çarşaf mı yasak, o zaman çarşaf giyerim gibi kendini gösteren, kavga veren bir "gelenekselcilik" çıktı ortaya.
...Hakim olan eğilim daha çok adaptasyon oldu. ; insanlar olabildiğince adapte oldular moderniteye. Ama bunu yaparken tabii ki Fransa'daki gibi yapmadılar. Çünkü ortada ordusuyla birlikte eli silahlı …

iyi ki varsın :)

Bugün Elif'in "sultan günü"* için okuldaydık, hep beraber. Çıkışa bir saat kala; pastamız, küçük hediyelerimiz ve tabi İremsu ile birlikte daldık sınıftan içeri :) Önce çocuklarla tanıştık, sonra onların sorularını cevapladık. Ben çocuklara masal okurken Ali de teknik altyapıyı sağladı, elif'in fotoğraflarından hazırladığı klibi izleyebilmemiz için...
bilgisayarda çok yer kapladığı için cd'lere depoladığımız yüzlerce fotoğraf arasından klibe atacağımız fotoğrafları seçme işine ben talip olmuştum, epey zamanımı aldı seçim yapmak ama geçmişe bir yolculuk yaptım adeta...Ne çok şey paylaşmışım kızımla, ne çok şey...Fotoğraflardan sonra özellikle iki nedenden çok şükrettim Allah'a; birincsi, sağlıklı, akıllı ve etrafında olan bitene duyarlı bir çocuğa annelik etmekte olduğum için ikincisi, 5 yılı onunla sürekli birlikte ve her anı paylaşarak geçirdiğimiz için...
Hamdolsun...

*"sultan günü":"sultan" olan kişi için arkadaşları tarafından taç hazır…

sükut

Resim
Şimdi yazsam; yazılacak çok şey oluyor, içimde ve dışımda...
Ama yine söylüyorum, yazmıyorsam sebebi var...
...zihinde vazgeçmek kolay candan, canandan, her-bi-şey-cik 'ten. İş hayatın pratiğine geldiğindeyse basit alışkanlıklar bile pranga adama...

Yine de;yaşıyorsak, sebebi var...

Okuyup çok sevdiğim iki satır var, "Alvarlı Lütfü Efendi'den; "herkes yahşi men yaman / herkes buğday ben saman"

bunu dinliyorum bir de, nefis..
(linki tıklamasan da olur, bu yazıyı okuyorsan sen de dinliyorsun. link benim için video gittiğinde müzik yine de ulaşılır olsun diye)




vesselam

"burhan sorardım aslıma, aslım bana burhan imiş"

"hastayım uleyn" diye başlık atışımın üzerinden 28 gün geçmiş. Ki o yazıyı yazdığımda da 2-3 gündür hastaydım. Bir ayı aşmış yani öksürüğüm. Bugün solarım sistırımla konuşunca farkettim..Bronşiti zor da olsa geride bırakmışsam da, dumanını sevdiğim sigaradan vazgeçemeyişim -hastayken 3-5 arası sınırlı tutarak, dudak tiryakisi modunda takılsam da- iyileşmemi geciktirdi. Hamdolsun az öksürüyorum artık.
* Dikkat!!! bu yazının mesaj kaygısı yoktur!!!
Bu aralar ölümün beni sık sık yokladığını düşünüyorum nedensiz. Nedensiz de değil tam.. Nasıl anlatmalı, sanki göremediklerim daha görünür olmaya başladı, zaviyeyi değiştirince... Son üç aydır özellikle; dünyaya nasıl bir pamuk ipliğiyle tutunduğumuzu kalben anlayacak tevafuklar oldu, çok. Nasıl mucize eseri hayattayız aslında... Mucizelerin üzerinde yaşanıyor her bir hayat.. Ne hayatı her bir nefes mucize... alıp verememek; verip bi daha alamamak var, her an...

Bu ilahiyi çok seviyorum, irtibatlı olduğundan iliştirdim...


burada ise …

SEÇKİ; Gripin/Grup 84/Manga/Pinhani ve her daim MFÖ

"Yazmıyorsam sebebi var" :)
***


GRİPİN
Gripin - Durma Yağmur Durma

***
GRUP84
Grup 84 - Affet

***
MANGA
Manga - Beni Benimle Bırak

***
PİNHANİ

pinhani - dön bak dünyaya


***

VE TABİ GRUPLARIN ŞAHI MFÖ;
Hangi videosunu atsam bilemedim, her şarksını severim, yüzde doksanına eşlik de edebilirim ama şu an psikopat gene ele geçirdi sahneyi... dinleyelim, coşalım, hoppaaa
MFÖ Psikopatım

"Nisan 2010 tarihi itibariyle dönemin sevdiğim gruplarının sevdiğim şarkılarından(mfö hariç) seçkidir. Olur da uzun yaşarsam ve hatırlamak istersem, kayıt olsun diye atılmıştır anı deposuna"

beş başlık sildim, bu kalsın :)

Resim
Gecenin 12'sinde ev yapımı pizzam-ınan, turka yapımı kolamı yudumlarkene iki bakayım, nete diye oturmuşudum....
Bir de baktım ki bu saatte 5 online ziyaretçi...Neden bilmem içimden "bu saatte benim blogumda ne bulmuş da okuyor şuncağızlar, akıllarını peynir ekmekle mi yediler, yoksa çok mu yalnızlar" diye düşündüm. Sonra farkettim ki ben de başka bir bloga yorum bırakıyorum, çok mu yalnızım yoksa aklımı peynir ekmekle mi yedim, ?

Soruyu kendime yöneltince verdiğim cevap:
1.Yalnız değilim, Allah'ım var... 2.Penir ekmek değil, pizza-kola olabilir...
buuuut; ben sadece, ama yaaa, gerçekten...!!!
not: bu sessiz iç diyalog sonunda ulaştığım önerme, "kendine sorduğun soru çuvaldızdır" bence yanı...
**************************************************************************************
Dün çağrı alırken yaşadığım bir diyalogu da aktarmak istiyorum...
İyi günler hoş geldiniz ben ... Nasıl yardımcı olabilirim? (bu soruyu her soruşumda içimden bir ses yükseliyor, "olamaz…

Şafak'ın Aşkı

Resim
'ŞERİAT DER Kİ; "Seninki senin, benimki benim"
TARİKAT DER Kİ; "Seninki senin, benimki de senin"
MARİFET DER Kİ; "Ne benimki var, ne seninki"
HAKİKAT DER Kİ; "Ne sen varsın, ne ben"'


***

Güzel üslubu ve zengin bir kelime dağarcığı olmasına rağmen, zaman zaman "tasavvuf" ile "bugünkü secret düşüncesini" birbirine karıştırmış gibi geldi bana kitabın bazı bölümlerinde... Kendince bir harmana gitmiş gibi. Yine de resmin tümüne bakmaya çalışan ve ayrıntılarda kaybolmayan bi kitap... Şems'in ağzından verilen kırk kuralın ve yaşam biçiminin ne kadarı araştırmaya dayalı onu da merak ediyorum doğrusu. Bir "roman" olarak değerlendirince, türünün hakkını verdiği kesin... Fakat beni en çok şaşırtan Elif Şafak gibi bir yazarın "abdest" kelimesini kitabında "aptes" olarak yazması... Ol-ma-mış yani...