Gökhan Özcan hatırlamaya devam

Hiçbir şey ve Ruh Yordamını okudum seneler evvel, gazetenin tv sayfasındaki yazılarını okudum. Sonra köşe yazdı, onu okudum. Ne yazarsa severek okurdum; yazdıkları kadar, belki daha fazla üslubunu severdim çünkü. Hele başlıkları... Bugün hangi başlığı atmış diye beklerdim. Sonra kaybettim onu... Nasılsa unuttum üstelik. Oğuz Atay'ın tavan arasında unutturduğu sevgili karakteri gibi oldu, öyle severken, "ha evet... özcan bu... tamam bizim gökhan özcan" oldum, şimdi yine okudum.

"Dünya Bültenine bakmasam, Akif Emre'nin yazısının devamını okumak için tıklamasam, yenişafak sayfasına geçmişken, epeydir bakmadım acep kimler yazıyor, demesem.. aaah sebepler olmasa, birbirine değen ...

Örümcek ağlarını temizleyip yazılarının üstünden bi bakayım, neleri kaçırmışım... Kitaplarını da çıkarayım kuytulardan... Ben hatırlıyorum dokunuyordu kelimeleri ve onları sıralayışı sek sek oynamak gibiydi...

Benim kaçırdıklarım burada ve en son yazısı inanana gurbet dünya

*Yazının başlığı "canımızın sıkıntısı" ama sanki eskiden olsa "inanana gurbet dünya" diye atabilebilirdi....


Yorumlar

Hacer dedi ki…
Eyvallah Uragan. Bi gökhan özcan okumayı sever de ben. Tıpkı dediğin gibi "dokunuyor kelimeleri ve onları sıralayışı sek sek oynamak gibi" Ve farkettiysen sen de de var bunda dostum:) Slm
uragan dedi ki…
ene'm kabardı, taştı :(

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rabbişrahli ve sadri!

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

günlerimiz bitecek bir gün saya saya*