hastayım uleeyn :)

Küçükken bademciklerim şiştiğinde, "fındıklarım çıktı" derdim hep. Şimdikiler fındık ölçüsünü epey geçti. Kikiriği iyi edeyim derken, kendimi boşlamış olmalıyım ki, yakayı fena kaptırdım. Sıcak içerek rahatlamaya çalışıyorum, kahvemi içiyorum bu satırları yazarken, ardından içmek için ıhlamurumu demlenmeye bıraktım.... Konuşmasam idare edebilirim belki ama konuşmak zorunda olmak ve mecburen sık sık yutkunmak canımı yakıyor. Bu akşam her çağrı arasında bir yudum aldım yarım litrelik termosumdaki sıcak kahvemden, yarına Allah Kerim...

Şikayetçi değilim, hamdolsun... Ama içinizden de olsa bi "Allah şifa versin" i esirgemezsiniz diye düşündüğümden yazıyorum hasta olduğumu, sırtımı da yaslayarak şu hadise...

“Bir Müslümanın, yanında bulunmayan din kardeşine yapacağı dua kabul olunur. Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona, ‘duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin’diye dua eder.” (Müslim, Zikir 87, 88; İbni Mâce, Menâsik 5)

Ona göre bak!!! :)
***
Derin bi oh çekmek istiyorum ayrıca, bugün bitirdim sonunda kitabı... Seri kitapların sonuncusuna gelince takılıp kalıyorum ben, iyice anladım... Sıraya bir sürü kitap koydumsa da neyle başlayacağıma karar veremedim.
***
Bu ay işe giderken müzik dinlemeyi kitap okumaya tercih ettim nedense... Biraz da ondan süründü kitap. Zülfü Livaneli'ye takıldım kaldım. Atlı'nın türküsü, Yaşamak, Sus Söyleme, İstanbul'u dinliyorum, Gün olur, Yalnız insan, Gözlerin, Özgürlük ve daha pek çok şarkı-türkü arasında gezindim durdum, seviyorum ben bu adamın yaşanmışlığını hissettiren şarkılarını...
Hele Sürgün'ün müziği .... Dinlence'ye de Sezen Aksu ile düetini attım aynı şarkının, ikisi de birbirinden güzel ama enstrümantal olan çok yanık, çok içli. Sözleri de muazzam, hele

"Yol alsa da, ses duysa da, / dağ aşsa da her yan en son,
her an son adımdır tek başına yalnızlık /Bir yankıdır"

kısmı...
***
Ihlamur da bitti, yatayım da dinleneyim biraz, kaç gecedir deliksiz uyumadım kikirciğin hastalığı nedeniyle...
selam ederim cümleten....

(anne, doktora uğrayamadım, aslında çay alırken de karşılaştım adamla, hatta "iyi olacak hastanın doktor ayağına gelir" bile dedim yanımdaki arkadaşa, ama kantinde bademcik muayenesi pek hoş olmazdı tahmin edersin : ) )

Yorumlar

solar dedi ki…
Canım ablam ya:( Dışımdan dua ettim, sesli sesli, hiç canın yansın istemediğim için;) kabul olur inşallah ve sağlığına en kısa zamanda kavuşursun.

iğrenç esprimi de yapıp kaçayım;

"bana hastasın di mi?" :p
muhaber dedi ki…
Öncelikle: ve aleyküm selam.

Sonra: Geçmiş olsun, Allah acil şifalar versin. -Benden esinlenerek- anımsı gibi olmuş biraz ;)
SenaBera dedi ki…
Dün gece içimden "Allah şifa versin" demiştim inan, ama yazdığın hadise binaen tekrar geldim ve şunları da ekliyorum "Allah bir daha ne sana, ne ailenden herhangi birine, ne de sevdiğin herhangi birine, ufacık da olsa hastalık yüzü göstermesin, sağlıkla imtihan etmesin, en kısa zamanda da maddi manevi tüm dertlerin son bulsun inşAllah........."
uragan dedi ki…
ablacım sağolasın,daha iyiyim sanki, ayrıca senin espriyi başlığa koymaktan son dakka vazgeçmiştim :)
*
hocam;seni okuyup sonra yazdım:)
bu yorumu da "kıssadan hisseyi" okuyup öyle yazdım bu nedenle biraz yumuşak bi yorum oldu :)
*
Özlemcim; Allah razı olsun, sağol bacım.Aynı dualar seni de buldu inşaallah :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rabbişrahli ve sadri!

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

günlerimiz bitecek bir gün saya saya*