uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

kikirik'in "bahar" şiiri

Cuma, Nisan 30, 2010
Bir hafta on gün önce bir ödevi vardı kikirciğin, "bahar" ile ilgili şiir de yazması gerekliydi ödev kapsamında...

Ve kikircik söyledi, baba kaleme aldı, anne unutulmasın diye buraya kaydetti.



BAHAR

Merhaba kelebekler
Merhaba güneş
Kuşlar cik cik cik
Arıların güzel balıyla tatlanır dünya
Heyecan güzellik burada
Bal tadında elmalar kıtır kıtır...


Read On 1 yorum

gidelim göksu'ya bir alem-i ab eyleyelim*

Pazar, Nisan 25, 2010
*: gidelim göksu'ya, güfte de Yahya Kemal yalnız tikkat!!!







"sabırla beklersen kahven köpürür, tadına da doyum olmaz"
...

"papatya kıymetlidir, onu getirenin kıymeti papatyanın kıymetini katlar"
...

"yazın da 'kardan adam' yapılabilir ama çamurdan"
...

"çay, çay, çay, ille de çay, yine de çay, her dem çay"
...







BİTTİ
Read On 0 yorum

"Gül'üm benim"

Çarşamba, Nisan 21, 2010
Dün akşam okulumuzda düzenlenen "Kutlu Doğum" gecesi*nden güller... Ben akşam saatlerinde iş başında olduğumdan programa katılamadım. Gece eve gelince ilk iş çekimleri izledim, özellikle ana sınıfı öğrencilerinin okuduğu ilahi kısmını ve tabi özellikle kızımı :))
İlk defa Elif için önem arz eden bir konuda yanında olamadım, tuhaf ve üzücü geldi, aklım orada kaldı...Bir daha şükrediyorum; ilk dişi çıktığında, ilk aşısında, ilk gülüşünde, ilk kelimesinde, ilk adımında,ilk hastalığında ...ihtiyacı olduğu her anda yanında olabildiğim için...

Bu özel günleri hayırla yad etmenin, kutlamanın en güzel yolu "O" na yakınlaşmak için çabalamak, "O" nu tanımaya çalışmak bence...
"O"nun sözlerini okumak, anlamını idrak etmek belki de en iyi yakınlaştırıcı. Bu güllerin dallarına iliştirilmiş hadis kartları da bu yüzden güzel...
Her birimiz için bir gül ve iki hadis;

Bana düşen hadisler;

"Çok secde etmeye bak! Zira Allah için yaptığın her secde karşılığında Allah seni bir derece yükseltir ve bir hatanı siler" Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai

"Merhamet etmeyene merhamet edilmez" Buhari,Edeb 18/Müslim Fedail 65

Bu hadis de benden size kutlu doğum hediyesi;

"Mümin kişinin durumu ne kadar şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum, sadece mümine hastır, başkasına değil: Ona memnun olacağı bir şey gelse şükreder, bu ise hayırdır; bir zarar gelse sabreder, bu da hayırdır."

Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 2. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, 1992, s. 208



*Ferda Özel Eğitim Kurumları /Kutlu Doğum Programı / 20.04.2010 / 18:00
Okulun ana sınıfı, ilköğretim ve lise öğrencileri, öğretmenlerinin yardımıyla Peygamber Efendimizin doğumunu kutlamak için bu programı düzenledi.
Read On 0 yorum

Gece yarısı elimde bir kitapla "şunu dinlemelisin mutlaka,okuyorum" demeyeli uzun olmuştu / Taleben olmak isterdim sayın Kentel / E.D.D

Perşembe, Nisan 15, 2010
"...Öyle bir şey ki, mesela yazıyı değiştirdik diyorsunuz. Bu, o andan itibaren benim eski hayatımı, belleğimi biriktirdiğim dil yok demek. Ben artık eskiden yazılmış kitapları okuyamayacağım.Geçmişten kopmak yara açan ve travma yaratan bir süreç.

...yüzyıllardır yaşanan bir birikim vardı ve bu birikimin içinde, dışarıdan gelen bir modele ancak şu veya bu şekilde adapte olunabilirdi. Kendilerini dışlanmış hisseden kesimler moderniteye, Kemalizme çok önemli tepkilerle karşılık verdiler.

...dışarıdan kendini bu sertlikte dayatan kurmaca anlam dünyası karşısında bazı gruplar kendilerini sabitleme yoluna gittiler. Şalvarı mı kaldırıyorlar, o zaman şalvar giyiyorum; çarşaf mı yasak, o zaman çarşaf giyerim gibi kendini gösteren, kavga veren bir "gelenekselcilik" çıktı ortaya.

...Hakim olan eğilim daha çok adaptasyon oldu. ; insanlar olabildiğince adapte oldular moderniteye. Ama bunu yaparken tabii ki Fransa'daki gibi yapmadılar. Çünkü ortada ordusuyla birlikte eli silahlı ve çok güçlü bir rejim var. İsyan ederseniz kafanız kesilebilir. Kafa kestirmemek üzere başka direniş yolları kalıyor geriye. "Çarpıtmak" en önemli yollardan biri. Kıyafetimi mi değiştirmek istiyorsun, peki onu değiştiririm ama kafamın içindekini silmem.

...Kafalar mutlak olarak eski cemaatlerdeki gibi kalmasa da, bir şekilde biraz gelenekten biraz da yeni modernlikten beslenerek, çok geniş İslami ve geleneksel kesimler modernleşmenin içine girdi. Bu adaptasyonun birinci dalgası Demokrat Partiydi.

...20. yüzyılın ilk yarısında modernlik yanlısı/kurucusu olmayan kesimler de modernliğin içine girdiler ve bu insanların dili, modernitenin en başta koymuş olduğu homojen dile çok ters, homojenlik dilini tehlikeye atan bir dil olarak algılandı. Rejimin içine, rejimin kurmuş olduğu kuralları, kodları ve görüntüleri çarpıtabilecek unsurlar girmeye başladı. Bu yüzden birinci darbe gerçekleşti.

...27 Mayıs darbesi, kontrolden çıkan, kendine özgü bir modernlik kuran ve "stratejik olarak başka şekilde tanımlanmış modernlik okumasını" tehlikeye sokan harekete karşılık yapıldı. Buradaki en önemli unsur muhalefete karşı kullanılan şiddetin meşrulaştırılması oldu. Kendi başbakanını dahi asabileceğini göstererek devlet, toplumsal düzeyde şiddeti meşrulaştırdı. Kendi varlığına karşı olarak yorumladığı her harekete karşı şiddeti ve öldürmeyi meşru bir yol olarak tanımlamış oldu. Sıradan vatandaşa da tehlike olarak öngördüğünü yok etme kapasitesi vermiş oldu böylece.

...Kendi ayağına kuşun sıkan bir modernlik arzusu söz konusu oldu böylece.Devlet, modern olmak adına, toplumun kendini modern yapmak yolunda yaptığı okumaya müdahale ederek ve toplumun kendi özgün yorumunun ölümle sonuçlanabileceğini de göstererek, modernleşme anlamında ciddi bir engel yaratmış oldu..."

sayfa: 24,25,26,27




Kimdir diyorsan; ekşi sözlükte talebeleri yazmış da yazmış; işte burada
Burada da makalelerini okumak mümkün.


Sosyoloji'yi seviyorum; özellikle geniş bakan ve süreçleri iyi gözlemleyen sosyologların dilinden...
Read On 0 yorum

iyi ki varsın :)

Çarşamba, Nisan 14, 2010
Bugün Elif'in "sultan günü"* için okuldaydık, hep beraber. Çıkışa bir saat kala; pastamız, küçük hediyelerimiz ve tabi İremsu ile birlikte daldık sınıftan içeri :) Önce çocuklarla tanıştık, sonra onların sorularını cevapladık. Ben çocuklara masal okurken Ali de teknik altyapıyı sağladı, elif'in fotoğraflarından hazırladığı klibi izleyebilmemiz için...

bilgisayarda çok yer kapladığı için cd'lere depoladığımız yüzlerce fotoğraf arasından klibe atacağımız fotoğrafları seçme işine ben talip olmuştum, epey zamanımı aldı seçim yapmak ama geçmişe bir yolculuk yaptım adeta...Ne çok şey paylaşmışım kızımla, ne çok şey...Fotoğraflardan sonra özellikle iki nedenden çok şükrettim Allah'a;
birincsi, sağlıklı, akıllı ve etrafında olan bitene duyarlı bir çocuğa annelik etmekte olduğum için
ikincisi, 5 yılı onunla sürekli birlikte ve her anı paylaşarak geçirdiğimiz için...

Hamdolsun...


*"sultan günü":"sultan" olan kişi için arkadaşları tarafından taç hazırlanıyor, ailesi tarafından fotoğraflarıyla klip hazırlanıyor, pasta ve küçük hediyelerle bebeler sevindiriliyor, onlarlarla kaynaşılıyor ...vs

13.04.2010 salı 15:00


Read On 2 yorum

sükut

Cuma, Nisan 09, 2010
Şimdi yazsam; yazılacak çok şey oluyor, içimde ve dışımda...
Ama yine söylüyorum, yazmıyorsam sebebi var...

...zihinde vazgeçmek kolay candan, canandan, her-bi-şey-cik 'ten.
İş hayatın pratiğine geldiğindeyse basit alışkanlıklar bile pranga adama...


Yine de; yaşıyorsak, sebebi var...


Okuyup çok sevdiğim iki satır var, "Alvarlı Lütfü Efendi'den;
"herkes yahşi men yaman / herkes buğday ben saman"


bunu dinliyorum bir de, nefis..

(linki tıklamasan da olur, bu yazıyı okuyorsan sen de dinliyorsun.
link benim için video gittiğinde müzik yine de ulaşılır olsun diye)





vesselam
Read On 2 yorum

"burhan sorardım aslıma, aslım bana burhan imiş"

Cuma, Nisan 02, 2010
"hastayım uleyn" diye başlık atışımın üzerinden 28 gün geçmiş. Ki o yazıyı yazdığımda da 2-3 gündür hastaydım. Bir ayı aşmış yani öksürüğüm. Bugün solarım sistırımla konuşunca farkettim..
Bronşiti zor da olsa geride bırakmışsam da, dumanını sevdiğim sigaradan vazgeçemeyişim -hastayken 3-5 arası sınırlı tutarak, dudak tiryakisi modunda takılsam da- iyileşmemi geciktirdi.
Hamdolsun az öksürüyorum artık.

*
Dikkat!!! bu yazının mesaj kaygısı yoktur!!!

Bu aralar ölümün beni sık sık yokladığını düşünüyorum nedensiz. Nedensiz de değil tam.. Nasıl anlatmalı, sanki göremediklerim daha görünür olmaya başladı, zaviyeyi değiştirince...
Son üç aydır özellikle; dünyaya nasıl bir pamuk ipliğiyle tutunduğumuzu kalben anlayacak tevafuklar oldu, çok.
Nasıl mucize eseri hayattayız aslında... Mucizelerin üzerinde yaşanıyor her bir hayat..
Ne hayatı her bir nefes mucize...
alıp verememek; verip bi daha alamamak var, her an...


Bu ilahiyi çok seviyorum, irtibatlı olduğundan iliştirdim...



burada ise bambaşka bir versiyonu var, çok güzel...Hem sözlerini de eklemişler, okumak isteyene...
özlü söz:armut piş!!! ağzıma düş!!!
Read On 1 yorum

SEÇKİ; Gripin/Grup 84/Manga/Pinhani ve her daim MFÖ

Perşembe, Nisan 01, 2010
"Yazmıyorsam sebebi var"
:)

***



GRİPİN
***

GRUP84
***

MANGA
***

VE TABİ GRUPLARIN ŞAHI MFÖ;

Hangi videosunu atsam bilemedim, her şarksını severim, yüzde doksanına eşlik de edebilirim ama şu an psikopat gene ele geçirdi sahneyi...
dinleyelim, coşalım, hoppaaa



"Nisan 2010 tarihi itibariyle dönemin sevdiğim gruplarının sevdiğim şarkılarından(mfö hariç) seçkidir. Olur da uzun yaşarsam ve hatırlamak istersem, kayıt olsun diye atılmıştır anı deposuna"

Read On 1 yorum

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate