Kayıtlar

Mayıs, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Alıştım Susmaya

Solar paylaşmış, ne iyi etmiş...
Çok güzel olmuş ve özel...

"Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır" / Nefse; mizahın keskin diliyle dokunduran adamın kitabından...

Resim
"Sürdürülebilir ahlaka erdem denir" s:33
"Bir kötüyle savaşırsan onu kötü yapan şeyler senin düşünce sistemin veya menfaatlerinden kaynaklanır. Ortada adı olan bir kötü belirir. Kötüyü belirlediğin an bir düşman sahibi olursun ama kötüyle değil kötülükle savaşırsan kötülüğün kaynağı olan şeytanı hedef alırsın, böylece cihadın cephesi önce kendi nefsinde açılır" s:36
"Namaz huzura çıkmak demektir. Namazda huzur bulmak onu dosdoğru kılmakla birlikte gündelik yaşamını da Kur'an ve sünnete uydurmanla mümkündür.
Nefsini ve dünyayı seccadenin bir adım yanına park edip namaz bittikten sonra hemen onları terlik gibi takacaksan ya da baş tacı edeceksen namazında huzur bekleme!" s:38
"Cuma namazları karnavala dönüşüyor...Turistler, Türklerin Cuma günleri "Oluklu Mukavva ve Strafor Bayramı" yaptığını sanıyorlar. "Yav onlar bizim işgüzarlar, beş vakit namazı kılmayıp haftada bir camiye koşan beynamazlar" diyemiyoruz. İçim yanıyor, dimağım kur…

Anne olmak güzel şey;

Resim
bu küçük hanım tarafından;

özenle hazırlanmış gramofon kağıdından çiçeğim ve anneler günü kartım...

pullarla ve boncuklarla süsleyerek yaptığı mumluğum...

baba-kız ortak yapımı, şekli biraz bozuk ama tadı leziz pastam...
Daha ne olsun, budan iyisi Şamda kayısı :))
Anneler gününü kutluyorum tüm annelerin ve anne adaylarının. Allah dileyen herkese nasip etsin bu güzelliği...

Kikirciğim okulda hazırladığı hediyeleriyle kutlamasını sabah erkenden yaptı ama iş babacığa gelince "anneler günü" kapsamındaki etkinliklere katılmadığı için, ona fırça yemek kaldı :))
Kendisine ilgisizlik, aymazlık, vurdumduymazlık vs.. tonunda bilerek ve isteyerek biraz yüklendikten sonra :), gece 1 'de eve döndüğümde el yapımı pastayla karşılaştım. Doğrusu şaşırdım çok, biraz da utandım. Tamamen baba üretimi ve kız desteği... Kikirik pudingi karıştırmış. Babacık etimekleri ve pudingleri kat kat dizerek pastayı hazırlamış, Çukulatalı dondurma ve çilekle süslemiş.. Gelir gelmez ilk iş götürdüm bir dilim y…

E.D.D* / yüzleşme ve son

Resim
"Sosyolojik durumun konuşmasına izin vermeyen bir zihniyetin siyaset yapması ya da sosyoloji yapması inanılmaz bir tahakküm demek. Bu tahakkümü kırmak için entellektüelin kendini sorunsallaştırması, kendisinin sahip olduğu dilin bizzat sorun olduğunu düşünmesi gerekiyor. yani demokratlaşması, mütevazılaşması, etrafında olup bitenleri dinlemesi ve ötekileri sadece anlaşılmayı bekleyen pasif yaratıklar değil, kendisininkilerle eşit değerlerde bilgiye sahip insanlar olarak görüp, onlarla konuşmayı becermesi gerekiyor.
Ve sadece entellektüelleri değil, stratejinin hüküm sürdüğü topraklarda daha insanca bir yaşamın kurulması yani gene var olan strateji içinden daha insanca bir strateji çıkması için gündelik hayatın taktiklerini, pratiklerini kıymetlendirmek gerekiyor. Bu çok yönlü bir mücadele... Eskinin keşfedilmesi mesela.. Bu mutlak bir keşif ve mutlak bir geriye dönüş olmayacak ama bugünü yeniden düşünmemizi için bugünü sorunsallaştırmak için o eskiye, eskiyle konuşmaya ihtiyacımı…

E / A / B - başörtüsü tamam da, annen de hep etek giyer ya :)

Resim

İnsanat Bahçeleri* / E.D.D

"20.yüzyılın başında "Batı Medeniyeti" nin kendi temsilini kurmak için başvurduğu inanılmaz bir yöntem olarak insanat bahçeleri"... Sömürgelerden toplanan, topraklarından koparılan "henüz modern olmamış yerli" insanların sergilendiği ve hayvanat bahçesi mantığıyla kurulan bahçeler... Bu bahçeler Paris'in, Brüksel'in burjuvaları, siyah smokinli erkekler ve fırfırlı beyaz elbiseli , şapkalı ve güneş şemsiyeli kadınlar tarafından büyük bir heyecanla ziyaret edildi. Bahçe ziyaretçileri fiziksel olarak uzak diyarlardan getirilen insanlara bakıp, zaman içindeki uzaklığı da deneyimlediler; onlara bakıp "bir zamanlar hallerinin nasıl kötü ve geri" olduğunu gördüler, "artık medeniyiz" dediler, o yerlilere bakarak..."
sayfa 165
* Ehlileşmemek Düzleşmemek Direnmek / Ferhat Kentel / Hayy Kitap