uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

Alıştım Susmaya

Cuma, Mayıs 28, 2010
Solar paylaşmış, ne iyi etmiş...

Çok güzel olmuş ve özel...

Read On 1 yorum

"Öğlen Namazına Nasıl Kalkılır" / Nefse; mizahın keskin diliyle dokunduran adamın kitabından...

Salı, Mayıs 18, 2010
"Sürdürülebilir ahlaka erdem denir" s:33

"Bir kötüyle savaşırsan onu kötü yapan şeyler senin düşünce sistemin veya menfaatlerinden kaynaklanır. Ortada adı olan bir kötü belirir. Kötüyü belirlediğin an bir düşman sahibi olursun ama kötüyle değil kötülükle savaşırsan kötülüğün kaynağı olan şeytanı hedef alırsın, böylece cihadın cephesi önce kendi nefsinde açılır" s:36

"Namaz huzura çıkmak demektir. Namazda huzur bulmak onu dosdoğru kılmakla birlikte gündelik yaşamını da Kur'an ve sünnete uydurmanla mümkündür.

Nefsini ve dünyayı seccadenin bir adım yanına park edip namaz bittikten sonra hemen onları terlik gibi takacaksan ya da baş tacı edeceksen namazında huzur bekleme!" s:38

"Cuma namazları karnavala dönüşüyor...Turistler, Türklerin Cuma günleri "Oluklu Mukavva ve Strafor Bayramı" yaptığını sanıyorlar. "Yav onlar bizim işgüzarlar, beş vakit namazı kılmayıp haftada bir camiye koşan beynamazlar" diyemiyoruz.
İçim yanıyor, dimağım kuruyor, bu satırları yazan birinin otuz beş yıl inançsız yaşamış olması ayrı bir komedi ama namazlarımızı aksatmadan kılacağız, başka yolu yok. Namazlar kılınacak..." s :44

"Kapitalistler insanlar çok çalışıp az uyusunlar diye kafein li içecekleri pazarlıyorlar, daha sonra çok çalışıp az uyumaktan çıldıranlara da uyku ilaçları pazarlıyorlar" s:50

" 'Ben namazı spor olsun diye kılmak istemiyorum...' " Uy yesinler seni! Sen, beni değil kendini kandırıyorsun. Bir kere namaz kılıp, onu tüm iliklerine kadar hissedeceğini mi sandın, haşa sen hz.Ali misin, Peygamber misin?
Namaz arap dilinde kavuşma boyun eğmedir. Bize düşen ezanı duyunca namaz kılmak...
İdeal bir namazın peşine düşersek daha çok bekleriz, o nasip meselesidir. Biz, şimdilik kütük vücudumuzu Rabbin önünde eğip bükerek beden eğitiminden geçelim yeter.
Gerisi Allah Kerim!" s:62

"Namaz manifestodur. Namaz kime saygı duyduğumuzu, hangi yöne döndüğümüzü ifade eder." s:71

"Sinirlenice otuz saniye bekleyemeyen, hemen oracıkta iki cinayet işleyen, zengin olmak için yirmi dört yaşı geç sayan insanımız namazı altmış beş yaşına ertelemekte ustadır..." s:75
Read On 1 yorum

Anne olmak güzel şey;

Pazartesi, Mayıs 10, 2010
bu küçük hanım tarafından;


özenle hazırlanmış gramofon kağıdından çiçeğim ve anneler günü kartım...


pullarla ve boncuklarla süsleyerek yaptığı mumluğum...


baba-kız ortak yapımı, şekli biraz bozuk ama tadı leziz pastam...

Daha ne olsun, budan iyisi Şamda kayısı :))

Anneler gününü kutluyorum tüm annelerin ve anne adaylarının.
Allah dileyen herkese nasip etsin bu güzelliği...


Kikirciğim okulda hazırladığı hediyeleriyle kutlamasını sabah erkenden yaptı ama iş babacığa gelince "anneler günü" kapsamındaki etkinliklere katılmadığı için, ona fırça yemek kaldı :))

Kendisine ilgisizlik, aymazlık, vurdumduymazlık vs.. tonunda bilerek ve isteyerek biraz yüklendikten sonra :), gece 1 'de eve döndüğümde el yapımı pastayla karşılaştım. Doğrusu şaşırdım çok, biraz da utandım. Tamamen baba üretimi ve kız desteği... Kikirik pudingi karıştırmış. Babacık etimekleri ve pudingleri kat kat dizerek pastayı hazırlamış, Çukulatalı dondurma ve çilekle süslemiş.. Gelir gelmez ilk iş götürdüm bir dilim yüzsüz yüzsüz :)

Ali'nin yemek yemeyi ve yapmayı sevmesi, üstelik baharat açılımı ve farklı mecralara el atışıyla birlikte hem leziz tatlar çıkıyor ortaya, hem de mutfak yükü hafifliyor benim için. Ne yalan söyleyeyim, et-tavuk-balık, sebzeli et yemekleri konusunda hakikaten iyi. Evin aşçısı ünvanı el değiştirmek üzere, sanırım Elif babasının yemeklerini benimkilere tercih ediyor. Izgara, kızartma ve sote türü "aşçı baba" kontrolünde olunca bana da sağlıklı beslenme adına tencerede sebze yemekleri ve çorba pişirmek kalıyor......
Şimdilik memnunum halimden, ama Kikiriğin ağzından, "babam daha güzel yemek yapıyor" cümlesini duyduğumda yıkılacağımı sanıyorum:))
Read On 0 yorum

E.D.D* / yüzleşme ve son

Perşembe, Mayıs 06, 2010
"Sosyolojik durumun konuşmasına izin vermeyen bir zihniyetin siyaset yapması ya da sosyoloji yapması inanılmaz bir tahakküm demek. Bu tahakkümü kırmak için entellektüelin kendini sorunsallaştırması, kendisinin sahip olduğu dilin bizzat sorun olduğunu düşünmesi gerekiyor. yani demokratlaşması, mütevazılaşması, etrafında olup bitenleri dinlemesi ve ötekileri sadece anlaşılmayı bekleyen pasif yaratıklar değil, kendisininkilerle eşit değerlerde bilgiye sahip insanlar olarak görüp, onlarla konuşmayı becermesi gerekiyor.

Ve sadece entellektüelleri değil, stratejinin hüküm sürdüğü topraklarda daha insanca bir yaşamın kurulması yani gene var olan strateji içinden daha insanca bir strateji çıkması için gündelik hayatın taktiklerini, pratiklerini kıymetlendirmek gerekiyor. Bu çok yönlü bir mücadele... Eskinin keşfedilmesi mesela.. Bu mutlak bir keşif ve mutlak bir geriye dönüş olmayacak ama bugünü yeniden düşünmemizi için bugünü sorunsallaştırmak için o eskiye, eskiyle konuşmaya ihtiyacımız var. Ama aynı zamanda üstü örtülmüş belleklerimizle konuşmaya; kendimizle, devletle ve toplumla yüzleşmeye ihtiyacımız var. Çocuklarla, çocukluk hallerimizle, kadınlarla, Ermenilerle, Kürtlerle, dindarlarla, adam yerine konmamış toplumsal kesimlerle, velhasıl bu topraklarda modernlik adına otoriter zihniyetin ezip sindirdiği insanlarla konuşmaya ihtiyacımız var. Bu konuşmayı becerebilirsek, hem insanların kafasını esir alıp iğdiş eden milliyetçiliğin hem de kimlikçi kategorilerin parçalama riskinden kurtulmak ve bir bütünlük ve tekillik olarak insanın kıymet kazanması mümkün olacak..."


Read On 0 yorum
Read On 2 yorum

İnsanat Bahçeleri* / E.D.D

Salı, Mayıs 04, 2010

"20.yüzyılın başında "Batı Medeniyeti" nin kendi temsilini kurmak için başvurduğu inanılmaz bir yöntem olarak insanat bahçeleri"... Sömürgelerden toplanan, topraklarından koparılan "henüz modern olmamış yerli" insanların sergilendiği ve hayvanat bahçesi mantığıyla kurulan bahçeler... Bu bahçeler Paris'in, Brüksel'in burjuvaları, siyah smokinli erkekler ve fırfırlı beyaz elbiseli , şapkalı ve güneş şemsiyeli kadınlar tarafından büyük bir heyecanla ziyaret edildi. Bahçe ziyaretçileri fiziksel olarak uzak diyarlardan getirilen insanlara bakıp, zaman içindeki uzaklığı da deneyimlediler; onlara bakıp "bir zamanlar hallerinin nasıl kötü ve geri" olduğunu gördüler, "artık medeniyiz" dediler, o yerlilere bakarak..."

sayfa 165
Read On 0 yorum

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate