Kayıtlar

2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kitap mı beğenmiyorum acaba; demek ki ben ukala olduysam..

Şahane Hatalar; sadece kurgusu çok farklı geldiği için okumak istediğim bir kitaptı fakat bir kaç bölüm okuyunca hayal kırıklığı yarattı bende, şu an kurgusu için bile bu kitabı okuyacak değilim ama belki daha sonra bir şans verebilirim.Elif'de de istediğimi bulamadım, Coelho bir şeyler hissetmiş, zamanın boyutlanmasıyla ilgili belli ama anlatmakta, ifade etmekte yetersiz kalmış. Reenkarnasyonla-4. boyut arasında kalmış gibi, bilmiyorum beklediğimi bulamadım kitaptan, zorlansam da bitirdim. Belki de yanlış ifade ediyorum, bu tarz duygular zaten kelimelerle ifade edilir gibi değil ki.... Aklından bir arkadaşını geçirirsin o an seni arar (tam da ben bu cümleyi yazarken olduğu gibi),sen bir kitap almayı planlarsın aynı gün bir hediye paketinden çıkar, bir cümle kurarsın karşındaki tamamlar vs... Bunlar doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanla olmakla ilgili olabilir, hayatın küçük sırları bence.. / Olmaya-da-bilir...Steve Jobs'a başladım; MAC'in babasının biyografisine. Bak …

"Organize İşler"den

Resim
Süpermen: Üzeyir abi sen dilsiz değilsin, niye hiç konuşmuyorsun?

Üzeyir abi: Bi ara çok konuştum; hiç faydasını görmedim, bıraktım...





Bu filmde kayıt altına alınabilecek çok replik var, seviyorum ben bu filmi ya

Kimin nesli tükendiyse el çırpsın*

kıt'a dur! uygun adım, MARŞ!!! demiştim 15 aralıkta; ve dua da istemiştim.

Kim dua ettiyse parmak kaldırsın bakayım, kocaman bir teşekkürü hak etti çünkü.

Alnım secdeyle buluştu, yeniden elhamdülillah.

Ne ısmarlayım :)




*: Buz Devri'nin; nev-i şahsına mahsus kahramanından...





haftasonu 8 saatlik godfather mesaisi yapmalı

Resim
Çok pis godfather izleyesim var.







Özlemişim, biraz youtube'da gezinip giderdim hasretimi.
En yakın zamanda üçlemeyi izlemeliyim bilmem kaçıncı kez :)
Seviyorum; Marlon Brando'yu, Al Pacino'yu, Robert de Niro'yu, Endy Garcıa'yı...

Bu filmi izlemeyi çok seviyorum.


SIRAYA KOYDUM ÜÇ KİTAP.

BİRİNİ BEN, DİĞERİNİ BEN, ÖBÜRÜNÜ DE BEN OKUYACAĞIM.
SAĞOLSUN ALİ SİPARİŞ ETTİ, KİTAPYURDU GÖNDERDİ, BENDENİZ DE OKUMAYA KOYULDUM.
ELİF - PAULO COELHO - CAN YAYINLARI
ŞAHANE HATALAR - HEATHER MC ELHATTON - APRIL YAYINCILIK
STEVE JOBS - WALTER ISAACSON - DOMİNGO YAYINCILIK

kıt'a dur! uygun adım, MARŞ!!!

Resim
Şu cümle tekrar hayat enerjisi verdi bana, farkındalığa sebep oldu. ELHAMDÜLİLLAH.
" Londra'daki oteldeki o gün, köklerimin canlı olduğunu, ama ruhumun teşhis edilmesi, hele iyileştirilmesi çok zor bir hastalık yüzünden ağır ağır ölmekte olduğunu anlamıştım: Monotonluk"
Hatırladım ki tutunmadan ipe, ayetlere, hadislere, kitaplara, filmlere, müziklere, bir fotoğraf karesine, çocuk gülüşüne, bebek kokusuna, orman havasına, deniz manzarasına, kış ortasında parlayan güneşe, secdedeki başa, eldeki tesbihe, güzel bir söze, neşeye, merhaba'ya, orta şekerli kahve yanında sigaranın dumanına, şiire, şarkıya, gazele , yağmura, akşama, batan güneşe, gelen aya, gelen yıla, diz dize edilen sohbete, rüzgarla oynayan ağaçlara, bastığında ses çıkaran sonbahar yapraklarına.....
(ben istesem var ya bu listeden bizim köye yol olur)
Yani tutunacak ne varsa tutunmadan, olmuyor. Gündelik telaşlara teslim olup gidiyor, hayat... Durdurup yeniden başlatacak güç içimde, çünkü ben de köklerimin can…

Elif - Paulo Coelho / Yolun Başı

"Biz bir şeyi arıyorsak, o şey de bizi arıyor demektir"
emin değilim, olabilir.

"Etrafınızda neyin iyi, neyin kötü olduğuna fazla kafa yorarsanız kendi ruhunuzu ihmal edersiniz, başkalarını yargılamak için harcadığınız enerji sizi tüketip yere serer" diyor Coelho.
eminim.

Bu şarkıyı Joytürk benim için çaldı dün akşam, ama Sertap'tan değildi.
Ankara'nın akşam trafiğinde bir dolmuşun içinde başım cama dayalı, Odtü'yü aşmaya çalışırken dinledim, iyi zamanlamaydı.

"Sen sandığım şey belki benim yüreğimdi" İyiydi, çok iyi..
Yolun sonunda ÇM'ye ulaştım, yanımda çağrı alan tanımadığım biri, arkadaşıma başımın ağrıdığını söyledim diye "hastalar risalesi" verdi bana, ne iyi oldu. Fatura dönemi geçtiği için hazırdı sistem, mesai sonuna kadar çağrı aralarında okudum bitti ve anladım ki ben risale okumayı özlemişim...


eeeeeeeee okul..

Dün EliF'in öğretmeniyle görüştüm.

Ankara'nın başarılı devlet okullarından birinin sınavı için Elif ile ilgili form doldurduğunu iletti, göndermek için fikrimi aldı.

Doğrusu dün bu konuyu babam bana ilettiğinde genel yetenek sınavı gibi algılamıştım, seviye tespitinin mahzuru olmadığını düşünmüştüm ama bugün öğretmen Yasemin Karakaya İ.Ö.Okulu'nun sınavına girmesini istiyorum dediğinde bi gerildim, "Hocam ben okuldan da, sizden de çok memnunum; ayrıca Elif arkadaşlarını, okulunu, sizi çok seviyor" dedim biraz kekeme..

Nevin Hoca da Elif'ten çok memnun olduğunu, ayrılmak istemediğini ama O'nun olabilecek en iyi yerde olmasını istediğini iletti ve "göndermeyecek bile olsanız, en azından Elif bizim gördüğümüz yerde mi bunu öğrenmiş oluruz" dedi..

Ben de "peki" dedim. Çok iyi bir öğretmenimiz var, her zaman en iyisini düşünmeye çalışıyor çocuklar için, bazen eleştiri oklarından nasibimizi alsak da bu kadar ilgili olması memnuniyet verici...

Sür…

umudunu yitirirsen, şirinleri asla göremezsin :))

Resim
-Halimi görüyor musun dede, eskiden mahallede kavga çıktığında yardıma çağırırlardı, şimdi pohaça börek için çağırıyorlar, kahvenin önünde tesbih sallayan Baba İskender gitti, geldi yerine davul fırına börek pohaça yetiştiren hamur İskender..


-Üzülme be İskender, her şey güzel olacak. Yeter ki sen umudunu yitirme.. Umudunu yitirirsen şirinleri asla göremezsin :))




yeni etiketimiz vatana millete hayırlı olsun, bu etikete leyla ile mecnun'dan çoook malzeme çıkar.

Onur Ünlü'ye selam Leyla ve Mecnun'a devam / Film de bitti abi, elin değerse dizi müziklerinden derleme albüm yolu gözlüyorum, bi zahmet

Resim
Takip ettiğim iki diziden biri Leyla İle Mecnun.(tanıyanlar diğerini zaten biliyor, söyleyip arama motorlarından güp diye düşenlerin gözünü korkutmayayım )
Tekrar tekrar izleyebildiğim sahneler var, sona bi tane ekledim mesela. İsmail abi'yi seviyorum, -ağzından çıkanla- diye başlayıp genelde sonuçlanmayan cümlelerini.. Performans sanatçısı Yavuz hırsız son dönemde favorim, Zeynep karakteri diziden ayrıldığı için üzgünüm, Yavuz'un Zeynep'e denize karşı kitap okumasına bayılıyordum... Mecnunun şarkı söylemelerini seviyorum Yeni kızın çizgili pijamalarını ve kabadayı hallerini de.. Sanki bitmeyecek , kestim...

Ve albüm istiyorum gerçekten,
Albüm çıkarsa bandrollü satın alcam söz :)
Ben direksiyon başında uzun yol yapar, çok da iyi hissederim diye tahmin ediyorum. Bu albüm çıkarsa; özellikle bu kıza kadar çalarken labalap lap lap laplap diye bağıra bağıra, Elif de sebep sebep sebep diye eşlik eder , bak hayali bile nasıl hoşuma gitti, albüm şart, bekliyorum..



Derdimiz vardı bize kad…

Sanki O hiç ölmeyecekti;

12 kasım cumartesi
Babaannemi 92 yaşında toprağa verdik. Allah günahlarını bağışlasın, mekanı cennet olsun.
10 evlat, 30'a yakın torun, sayısını bilmediğim kadar torun çocuğu ve dahi torunun da torunu görmüş olabilir, ondan emin değilim. Babamdan teyid edip buraya not edeceğim. Öğrenip sonra unutmama adına...



Kağnı

4 Kasım Beklediğim liste açıklandı, ismimi gördüm nihayet...
10 Kasım Evraklarla beraber başvurumu yaptım, herhangi bir sorun çıkmadı. Bundan sonraki aşamada harcı ödeyip, ders seçmek kalıyor ama evrakları alan şahıs dönem kaybedebileceğimi söyledi.. Öyle olursa hiç şaşırmam, ben böyle prosedür görmedim abi; İ.Ü. 6111 yatay geçişleri eylül sonu tamamladı. Kasımın ortası geldi, biz hala yerleştirilemedik Gazi'ye. Ara sınavlar garanti kaçacak da belki sadece finale girerek bu dönemi kurtarmamız sağlanabilir..
Nasip..







İllüstrasyon diyaloğu

-Anneeee
-Efendim kızım
-Sana 3 iyi 0 kötü haberim var.
-önce iyileri söyle :)
-iyi habeeer 1, bugün çok güzel geçti, kötü haber yok.
-iyi habeeer 2, beslenmemin hepsini bitirdim, kötü haber yok.
-iyi habeeer 3, Arda, Demir, İrem, Duru ve ben kitap yazmaya karar verdik. Yazıları Arda'yla ben yazcaz, Demir, İrem ve Arda illüstrasyonları hazırlayacaklar..
-Neleri, neleri...?
-İllüstrasyonları...
-Sen bu kelimenin anlamını biliyo musun?
-Evet, yazacaklarımızı anlatan resimler hazırlayacaklar yani...
-hımmmm...!!!

İllüstrasyon vikipedi'de :en kısa açılımı ile konu anlatan resimdir. Şekilden ziyade nesneye dikkat çeken bir çizim, resim, fotoğraf veya herhangi bir sanat eseridir. Amacı, sanattan ziyade, bir konuyu anlatmaya yardımcı olmaktır.

Bugünlerde;

Gazi Öğrenci İşleri Daire Başkanlığındakilerle kanka olacağız neredeyse.. Her yeni duyuruda telefona sarılıp, 6111'den yararlanarak yatay geçiş başvurusu yaptığımı söyleyip, ilgili kurul kararı çıktı mı?, diye ekliyorum ardından. İki güne bi telefon elimde, sık arananlar listesinin ilk üçüne girdi yani :) Yazıya başlamadan hemen önce yine konuştuk, heniz çıkmamış karar.Elif'in bu yıl okul durumu geçen yıla göre gayet iyi. Derste daha az konuşuyor :) , daha çok dinliyor. Öğretmeni bu durumdan pek memnun, kuzucuğu bana övüp koltuklarımı kabartıyor. Okuldan gelip biraz dinlendikten sonra "hadi kızım yemeğe kadar bitir ödevlerini de ben bir kontrol edeyim" cümlesinden hemen sonra ödevlerini yapmaya başlıyor ve sallanmadan yapıp bitiriyor. Daha çok okuyor. Resme olan kabiliyeti gün geçtikçe daha belli oluyor. Geçenlerde sınıf dergisi için karikatür çizeceğini söyledi. Bir a4 ü kendince eşit çizgilerle küçük karelere bölerek bir hikaye oluşturdu, renkli kalemlerle çizdiği …

Neylan ve Serhat

Dinlediğimde gözlerimi dolduran bir ses olmamıştı nicedir, ben bu ikiliyi çok sevdim. Tivibu Ev kullanmanın en güzel yanı bu işte. Geri alıp, sesi yükseltip tekrar tekrar izledim, tüylerim diken diken olana kadar.
Ses, tarz ve duruşları heyecanlandırdı beni, sevdim işte. Bahanesi veya gerekçesi yok.


Ya büyürsen, büyümez mi yalnızlık?/Bir gemi olsa kocaman bir gemi-alıp götürse buralardan beni/İnsan sevebilir mi birini, sevemezken kendini?/çarpa çarpa cam duvarlara, ölümü beklemek..

Dance me to the end of love/Leonard Cohen


Şarkının orjinali üstteki linkte. İkiliyi beğendiysen, bunları da dinlemelisin...
Bir Gemi Olsa Beni Affet Ya Büyürsen Cam duvarlar Siyam Balığı


Son Durum

Resim
Yatay geçiş başvuruları ile ilgili Kurul kararı bir-iki gün içinde açıklanacakmış, G.Ü. Öğrenci İşleri Daire Başkanlığından aldığım taze haber..
ÖSYM'den istediğim belge bir-iki gün önce geçti elime, 1996 yılında G.Ü. İlef Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 488 taban puanla almış öğrencilerini, ben İ.Ü. İlef'e 496 ile girmişim. Bu durumda geçiş çantada keklik gibi inşaallah ama süreç ağır işlediği için bu yarıyıl gider mi, diye düşünmeye başladım doğrusu, nasip...
Ailem, evim, işim derken bir de okul ve sınavlar, sığışabilecekler mi araya, nasıl olacak bilmiyorum. Karardan sonra görüşmeye gidince hocalarla konuşacağım, devam için zorlamayacaklarını umuyorum. Sınav zamanlarında da vardiyamı akşama çekerek kurtarabilirim durumu umarım.
Tabi geriye kalan 2 sınıfı 2 yılda bitirip, başka planlarıma geçebilmek en büyük dileğim. Ne de olsa beden yaşım ilerliyor, 24 eylülde 33'ü devirdim.
3. sınıf ders programı; ilki İ.Ü.İlef'in; ikincisi G.Ü. İlef'in..

PazartesiSalıÇarşambaP…

15 eylül 2011 / yeniden öğrenciyim

Yarın ÖSYM'den sınav sonuç belgemi de aldıktan sonra, Gazi'li olmak için dilekçemi teslim edeceğim..
Mutluyum, gururluyum; şu an hala İstanbul İLEF öğrencisiyim ama Gazi Üniversitesi Senatosunun vereceği karardan sonra Gazi'li olacağım, inşaallah...
Bu süreçte başta uzak dursa da son haftalarda benden desteğini esirgemeyen Eşime, benden çok heyecanlanan Kızıma, biz İstanbuldayken Ankara'da öğle sıcağında Gazi öğrenci işlerine koşturan Babama, bugün beni yalnız bırakmayan kardeşim Bilo'ya, İstanbul'da bana evlerini açan kankalarım Serap ve Selva'ya, psikolojik desteğini eksik etmeyen kardeşim Solar'a ve emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma teşekkür ederim......!!!
Kayıt faslını detaylı bi yazmak istiyorum aslında ama bu ara iş-güç, elif'in okulu, benim prosedürler derken acayip koşturuyorum, çat ordayım, çat kapı arkasında..
Teşekkürlerimi bekletmemek için özettir.
İstanbul, özlediğim kent çok zorladın beni bu sefer, ya ben yaşlandım ya sen çok değişmiş…

Bugün yağmur bir kadın saçıdır, yeryüzüne dökülen*

* Nüfus kaydı örneği*İkametgah belgesi *Adli sicil belgesi
tamam, fotoğraf çektirmek gerek. Boynu-başı açık ifadesi başvuru sayfasındaki fotoğraf özellikleri arasında artık yok, ne güzel :)
BU arada Serapcığımla irtibattayız, her yeni gelişmede ulaşıyoruz birbirimize ve son havadis; 5-9 eylül arası yeni kayıtlar bittikten sonra 12-19 eylül arası bizim kayıtları yapacaklarmış, bilgi fakülte sekreterliğinden..
Gazi'nin öğrenci işlerine mail attım, dönüş olmazsa İletişim Fakültesi Sekreterliğine giderek, yatay geçiş konusunda bilgi alacağım, yasaya göre öğrenci olmadan yatay geçişe başvuramıyorum, konuyla ilgili 19 temmuzda çıkan YÖK kararı da geçişle ilgili detayları başvuracağımız üniversite senatosuna bırakıyor.
Gayretteyim, olduğu kadar..
Yağmur bekliyorum, ayrıca.. Serin serin ve acil..
*Hala Fikret Kızılok ve hala Yağmur...

Günler geçer eylül gelir / Her şey olur, her şey geçer, hepsi biter, hayat kalır*

Bir Ramazan ve bir Bayram geçti ben buralara uğramayalı.. Geçen geçmiştir.
Ramazan beklediğimden kolay ve hızlı geçti. Ben bu Ramazan oruç dışında maneviyata erişemedim, bağları korumakda güçlük çekiyorum yine. Ramazandan bana kalan bir-iki iftar ziyaret ve daveti; bir de kitap fuarından aldığım caanım kitaplarım.Güvercin Gerdanlığı / İbn-i Hazm / İnsan YayınlarıFüsus-ul Hikem / İbn-i Arabi / İnsan YayınlarıEfendim / Mustafa İslamoğlu / Düşün YayıncılıkKur'an Surelerinin Kimliği / Mustafa İslamoğlu / Akabe Vakfı YayınlarıÖzgürlük Peygamberi / Abdurrahman Şarkavi / Düşün Yayıncılık*Ve Eylül geldi, bir yandan Elif'in okul hazırlıkları, bir yandan benim okula kayıt çabam derken bu Eylül sanki biraz zorlayacak gibi.. Geçtiğimiz Eylülde zor geçmişti zira..Üniversite kayıtları 5-9 Eylül arası. Bu sabah gerekli evrakların bir kısmını çıkardım Nüfus Müdürlüğünden. Yarın iş dönüşü sabıka kaydını alacağım Sıhhiye Adliyesinden. Perşembe-Cuma gününü kayıt işlerine ayırdım, aslında kafam bi…

ohhh, en derininden...

28 haziran'da soğuk algınlığı teşhisiyle başlayan süreç bugün son kontrol itibari ile sonuçlandı.. Bu defa başka bi doktora götürdük Elif'i.. "Süreci paylaşmadan direk getirseydiniz, her şeyin normal olduğunu söylerdim" dedi. Çocukta hastalıktan iz kalmadığını ama zatürre tedavisinin 10 ile 14 gün arası antibiyotik kullanımını gerektirdiğini ve kalmış olabilecek mikroorganizmalara karşı 14 güne tamamlamamızın daha iyi olacağını söyledi. Bugün 12. gün...



hatun iyileşti çok şükür / yol göründü :)

Tedaviden sonraki ilk kontrol 8 temmuz Cuma günü yapıldı, ciğerler normale döndü elhamdülillah, hırıltı filan kalmadı..Kulakta biraz kızarıklık var, antibiyotiği 10 güne tamamladıktan sonra ikinci kontrol, o da yarına inşaallah
Doktorun Cuma günkü yorumundan sonra tatil programını kesinleştirdik. Pazar gece hayırlısıyla yollardayız, Karadeniz Turu için...
Umarım yarın da güzel şeyler duyarız... :)


Yola hazırlık tamam, sıra psikolojik hazırlıkta, anladın sen onu :))


Yaz ortasında zatürre

ye yakalanmak her babayiğidin harcı değil kızım, helal sana...Hafif bir gıda alerjisinin hafta sonuna denk gelmesiAile hekimiyle telefon görüşmesi sonrası, "gelin bi bakalım, hafta sonu araya girmeden göreyim", demesiHafta başındaki soğuk algınlığı teşhisiyle ilgili, doktorumuzdan -gelmişken Elif'in ciğerlerini de tekrar dinlemesini istemem Sadullah Bey'in "hafta başında duymadığım sesler duyuyorum, bugün mutlaka bir röntgen çektirin" diye ısrar etmesi..gibi etkenler sayesinde elhamdülillah başında yakaladık, yoksa bizim hatunun hasta görüntüsü yoktu hiç, yüzme sonrası soğuk algınlığı geçiriyor diye evde bol sıvı takviyesi, soğuk algınlığı ilacıyla çözeriz gibi görünüyordu. Salı günü Sadullah Beye gittiğimizde O da aynı şeyi söyledi ama Cuma günü işin seyri değişti. Bir haftadır devam ediyor tedavi, yarın tekrar kontrole gideceğiz, umarım güzel şeyler duyarız doktorumuzdan... Okuyan bi "Allah şifa versin" i esirgemez diye yazdım, bi de ilerde hasta…

neden bilmem, bunları ("Mızraksız ilmihal"-"Eğer Bir Gün Yolunuz Bir üniversiteye Düşerse"..gibi) arıyor ve buluyorum

yeni ve güçlü soluklarımız olmalı
yeni ve güçlü ve şen-şakrak
huzur verici sözlerimiz olmalı
yeni kitaplarımız
ansiklopedilerimiz olmalı
bir yabancı dilimiz
arşivlerimiz.
kendimizin olan
kendimiz olduğumuz evlerimiz olmalı
kira vermemeliyiz
kendiliğinden olmalı gülüşlerimiz
göğüslerimize gül takabilmeliyiz
gül atabileceğimiz

sevgilerimiz olmalı
yaşamın bir parçası olmalıyız
yaşam bizimle yaşanır olmalı
ayaklarımızın altında toprak
başlarımızın üstünde rüzgar
aylarımız nisan
anlarımız bayram olmalı
bize her gün bayram olmalı
iyi olmalı,hoş olmalı
zamansız sarhoş olmalıyız


yani ne bileyim;
yeniden doğmalıyız
kurdelalardan girip yaşama
kadim bir elmasın bütünleştiği yarın olup
ikirciksiz dokunarak eşyaya
mesela bir yakarış şarkısı gibi yaşamalıyız

yaşamalıyız... mehmet efe / mızraksız ilmihal haziran 1991/istanbul


bi çaresi bulunur elbet canım bi uyuyup uyanalım* / öğrenci affı son başvuru tarihi:25 temmuz

MADDE 173- 2547 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.“GEÇİCİ MADDE 58- Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dâhil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler ile yurt dışındaki üniversitelerden yatay geçiş yaptıktan sonra yatay geçişleri iptal edilenler dâhil, terör suçundan hüküm giyenler hariç her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazandıkları halde kayıt yaptırmayanlarbu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş ay içinde ilişiklerinin kesildiği yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla bu Kanunun 44 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre 2011-2012 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler.2010-2011 eğitim-öğretim yılı bahar dönemi için bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren on gün içinde başvuranlardan durumu kurumlarınca uygun bulunanlar 2010-2011 eğitim-öğretim yılı bahar…

Türk işi teknoloji / Alo, Cengiz Karpatlardan bi 20 cm salsana :))

En Komik Anlar
1. Boy-pos yok, bi şey yok, resmen uzunum / Dedim acaba boyu benden kısa mı? Televizyon 5 kg koyuyo çünkü...
2. Avrupa'ya bi teknoloji ihracatımız var da / Avrupa'ya döşemeye gidiyoruz /İhraç fazlası espri yapma, arkadaş daha damgayı vurmadı.
3. Bu boruyu ne yapayım abi/Caner su altı kamerası çekiyo, hadi abicim...
4.Tufan ben seni Alpler'e göndermedim mi, nerdesin?/Alplerdeyim Abi / İyi selam söyle...
5. Sizin Peter vardı, ne oldu görüşüyo musun Peter'le? / Tabi internetten görüşüyoruz TT sağolsun / Bizim altyapıyla Peter'le görüşüyosun, haydi haydi gidiyoruz
6. Alooo, Cengiz Karpatlardan bi 20 cm salsana
7. Başkan sende Heidi'nin telefonu var mı? / What? /telephone, telephone of Heidi



Soru : Yukarıdaki parçada geçen ve videoda izlemiş olduğunuz anlardan hangisi daha komiktir ?

not: post reklam amaçlı klavye edilmiştir, reklamını yapalım acık, kardeş kuruluş sayılırız ne de olsa..

9. Türkçe Olimpiyatlarından...

...






hakiki kitapkurdu, koyu bilal kep atıyor, yaz okulu başlıyor.

Resim
Okul bitti.*
Kikircik 1. sınıfın hakkını verdi doğrusu. Darısı eğitim hayatında atlayacağı tüm sınıflara... Başarılı bir karneden çok şu belgecik sevindirdi beni, bir kitapkurdu büyüyor :))
Koyu Bilalim de mezun oluyor bu yıl. Teyzemin yolunu izleyerek hukukçu olmayı seçmişti ve yine onun gibi önceliği hakimlik sınavları olacak sanırım, hayırlısı...
Kep atma faslı için çıkacağız birazdan, anneme nasip oldu nihayet bir evladının mezuniyetini izlemek ;)

--------------------------------------------------------------------------------------------------
* Bitti ama 3 günlüğüne. Yarın yaz okulumuz başlıyor. Geçen yıl aynı okulda Kuran'ı çat-pat okumaya başlayan Şevvalin bu yıl artık ortalama bir okuma düzeyine kavuşacağını umuyorum. Tabi sadece Kur'an çalışması olmayacak programda. Yüzme, paten, geziler...vs Kikirik için güzel bir 6 hafta olacak inşaallah :)

bir dirhem et, ...

Resim
İki yıldır 0,5/1 kilo oynamak kaydıyla muhafaza edebildiğim kilomun; sigaranın vücudumda yaratacağı tahribatı azaltma adına kullandığım vitamin desteği yüzünden artışını izledim kış boyu. Bu yıl da malum hava düzelmeyince uzun sürdü bekleyiş...Şimdi kumaşlar incelmeye başlayınca dikkatimi çekti kiiii; bu gidişe bir dur demek gerekiyor...

"O beni bağlar, ben yine durmam :)

sor bana pişman mıyım, doğruyu söyler hiç bana gülmez, sor bana pişman mıyım?.
Sanki Ankara'ya yaz yaklaşıyormuş gibi son bir kaç gündür. Bitmek bilmeyen yağmurlardan sonra bu yıl -özellikle bazı semtlerde- teyzeler, apartmanların bahçelerine halıyı kilimi atıp, kış boyunca biriktirdikleri hınçları gariban halılardan çıkaracaklar kesin :)Okulun bitmesine az kaldı, 3 haziran Cuma günü Okuma Bayramımız vardı. Okulla ilgili olaylar sosyalleşme yolunda beni zorlasa da o çevrede a-sosyal kalmayı tercih ediyorum sanki :)İşlerin iyi gittiğine dair inancımız, iyi gitmediğine dair olanından daha fazla, dengeli gibiyiz.Bir "yol sevdası"dır düştü içime, uzun yola çıkasım var...Uydurabilirsek eğer çıkarken mp3'ümü sevdiğim müziklerle dolduracağım, mp3'dekileri arabanın teybine uyumlu hale getiren cihazda çalışıyorsa, tamam... Planlar tutmazsa;... tutmayabilir, o da mümkün.Kısa kesicem, sık sık yazabilesim var gibi bu ara, bakalım ...Blog diyeti: az az ama sık sık besle :)