Kayıtlar

2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İnanç Ya da İnançsızlık-Yüzleşme / Umberto Eco-Kardinal Martini / 1001 Kitap / 2005

Resim
Bence kimsenin, farklı itikatların kendi yandaşlarına yüklediği zorunlulukları yargılama hakkı yoktur. İslam dininin alkol tüketimini yasaklamasına itiraz edemem; eğer bu görüşe katılmıyorsam, Müslüman olmam. Bu nedenle, Katolik Kilisesinin boşanma hakkındaki görüşlerinin neden laikleri korkuttuğunu anlayamıyorum. Eğer Katolik olmak istiyorsanız, boşanmayın. Eğer boşanmak istiyorsanız Protestan olun. Eğer bir katolik değilseniz ve Kilise sizin boşanmanıza izin vermiyorsa, işte o zaman şikayet hakkınız var demektir. Kilise tarafından tanınmak isteyen homoseksüellerin ve evlenme talebinde bulunan rahiplerin beni kızdırdığını itiraf etmeliyim. Bir camiye girmeden önce, ayakkabılarımı çıkarırım. sf:62



Bir insanın, Tanrı'nın varlığının ispatlanmasının imkansız olduğunu düşünüp Tanrı'nın var olmadığının ispatlanabileceğini savunarak Tanrı'ya inanmaması bana garip geliyor. sf:100




Anne-Kız Diyaloğu

Resim
Kulağı çınlayan Elif, konuyu annesine aktarır.

Elif: Anneee, kulağımda arıza oldu galiba, garip bir ses geliyor.

Anne: Kulağın çınlıyordur, bugün kimi kızdırdın bi düşün bakalım.

Elif: Ses geliyor bi dakka bi dakka, evet diyor ki HATA KODU 1-0-0-1

Kitapyurdu'nu ailecek seviyoruz,

Resim
sanırım onlar da bizi seviyordur :) Geçen hafta gelen son siparişler.




Anne-Kız Diyaloğu

Resim
Okuldan dönen Elif bir yandan üstünü değiştirip bir yandan da konuşmaktadır, üstünde atleti olduğu halde gelir ve der ki;


-Anne kollarıma bak, kas yapmışım. Annesi;

-Eee şınav çekiyorsun ya arada, kol kasların güçleniyor, ondandır.

-Evet ama annecim bir de sınav çekiyorum, o da kol kaslarını güçlendiriyor.  

Ümit Ahmet; Bab-ı Esrar; Doğan Kitap; 2008 / sf:33

Resim
"Tanrı merhametten de şefkatten de daha büyüktür. Tabii, şiddet ve cezadan da. O'nda hepsi vardır, O'nda hepsi birdir. Bir olmak demek, çok olanı bir görünümde toplamak demektir, ama farklılıklarını silmeden, aynılaştırmadan, birbirine benzetmeden. Çünkü her varoluşun bir anlamı, bir gereği vardır. Çoğu zaman mesele Tanrı'nın ne olduğu değil, bizim onda ne gördüğümüzdür. Sevgi dolu olanlar merhameti görür, zalim olanlar şiddeti. Zeki olanlar aklı görür, aptal olanlar kör inancı; alimler bilimi görür, cahiller mucizeyi"


Ümit Ahmet; Bab-ı Esrar; Doğan Kitap; 2008 / sf:33


Ankara'da eylem yapmak zor iki gözüm ! / Viva arabesk* !!!

Resim
10 Aralık Dünya İnsan Hakları gününde Eğitim-bir Sen'in 81 ilde düzenlediği ve sanırım en sönüğü de Ankara'da olan "Kamusal Alanda Başörtüye Özgürlük" toplaşmasına katıldım. "Hava yağmurlu katılım az olur" diyerek izin günümde dışarı çıkmayı sevmeme rağmen kalktım gittim, ... Ben artık kimseyle YKM'nin önünde buluşamam, aklıma geldikçe üzülüyorum.



Sınavlardan üçü açıklandı, not bulamadığım İ.B: 60 almışım.  Enf: 70, İng: 50. Geriye kaldı 6  altı ders, göreceğiz bakalım sonuçları.Bu Muharrem'i aşuresiz geçirmedim elhamdülillah, pişirmesi benden süslemesi Elif'ten.Geçen yazıda görüşme sürelerinden şikayet ettikten hemen sonra, görüşme süresi olmayan bir birime geçtik Meh. Grup olarak. Dua niyetine mi geçti bilemiyorum.Sanki daha rahatım burada, evet evet öyleyim. Yine de ben sorun çözmeyi seviyorum sanırım Benim dizinin senaristi bu haftaki bölümün senaryosunu yazarken uçmuş belli ki yine; seyirlik bir bölümdü. Bu sezon başındaki  "biz ne ver…

Hayatta paylaşmaya değer, bildiğin bir sır varsa eğer...*

Vizeler bitti, 9 dersten sınava girdim, sonuçları bekliyorum.Kikirik uyumadan önce kitap okuma alışkanlığı edindi gibi, onun adına seviniyorum.Pamuk gevezelikte sınır tanımıyor.İş yine iş, yine iş... Gerçekten sorun çözersen karşına görüşme süresi engeli çıkıyor."Kedi buradaysa ciğer nerede, ciğer buradaysa kedi nerede?" diyorum kendime.20 kasımda Cemil Özeren öldü, ayna dağılmadan evvel ne çok dinlerdim. Elif ufaktan bir soğuk algınlığı atlatıyor, benim de bu gece boğazımda yanma başladı, ballı ıhlamurumu yudumluyorum, "Anlatmalıymış Meğer" i  dinlerken.Evde elimde Kevir, yolda Mesnevi-1 ; dilimde ciddi arabesk...22 kasım; "benim kararım, neden böyle karar verdiğimi açıklamak istemiyorum" dedi bücür. "Ben de bundan sonra kararlarımın nedenlerini açıklamayacağım hadi bakalım, dedim.28 kasım yeniden çaba, daha gayretliyim, hadi bakalım.
* AYNA Grubu "Anlatmalıymış Meğer"'in sözlerinden...

Biz hayatı öğretiyoruz bayım!

Biz Filistinliler,
her sabah dünyanın geri kalanına hayatı öğretmek için uyanıyoruz, bayım!!!

Biz Hayatı Öğretiyoruz Bayım!

Ey Rabbim onların bayrağını yeryüzünde dalgalandırma!!! *

...........

Allah'ım bizim kaderimiz senin elindedir
Ve bizim işlerimizin tümü, Sana döner
Ve bizim durumumuzdan habersiz değilsin
Iztırabımızı sana bildiririz

Üzüntü ve şikayetimizi de sana bildiririz
Zalimlerin adaletsizliğini yalnız Sana şikayet ediyoruz,
ve facirlerin zulmünü,
ve ihanet eden suçluların cezasını,
Allah'ım zalimler karanlığı gerçekten uzattılar.
dinsizlerin kinleri derine uzanmış,
ve yöneticiler suçlular...

Allah'ım onların üzerine doğruluk eli gönder
kötülüğü onunla kaldır
Ve bizim izzetimizi geri döndür
..................

amin...

*Kabe imamı Şeyh Muhammed el Muhsini'nin duasından bir bölüm / Tamamı / Videosu

...

İstatistikler konusunda eskisi kadar takipçi olmasam da, loglamalardan anlaşılan yazmanın vakti gelmiş de geçiyor. Tabi yine bir toparlama yazısı olacak elbet, aradan geçen onca zamana karşın.

   Malum 29 Ekim bugün ve kutlama çabaları tam da iş yerimin dibinde gerçekleşti, tabi işi bırakıp gözlemleme imkanı olmadı ama akşam haberlerini izleyince Ankara'daki durumdan rahatsız olduğumu dile getirmeliyim önce. Neden hiç bir yerde müdahale olmadığı halde Ankara'da bu sert müdahaleye gerek duyuldu anlamak zor, normalleşmeyi baltalamamanın gerektiği kanaatindeyim. İstanbul boğazındaki görüntüler de muhteşemdi ayrıca.

"Mesnevi Okumaları" yeniden ve kaldığım yerden

Resim
6 nisan - 7 temmuz 2008 arasında Mesnevi'den etiketli alıntıları yayınlamışım, Rumi'den.
Ne çok şey kattı bana Mesnevi, ruhuma dokundu ve onu bazen baharlardan bir taze bahar,
bazense yangın yerine çevirdi.

gittiler...doldurulamaz boşluklar bırakarak hem de...

Resim
Zahidem'i, dinlemeyi severdi babam en çok, annem de takılırdı hatta biraz kıskanarak.
Ben Zülüf'ü  O'nun gibi söylemeye çalışırdım ilk gençliğimde.
Sadece dertlenmezdim ama ben neşelenirdim de bağlamasıyla, "bağa gel bostana gel" diye bir başlardı en yüksekten...

Çok çok gidiyorlar, yerlerine parmakla gösterilecek bir kaç aşık bırakarak..
Allah gönlü güzel bu adamların mekanlarını da güzel eylesin ...


2012 Neşet Ertaş / Gönül Dağı 

2012 Abdürrahim Karakoç / Mihriban
2004 Kazancı Bedih /  Tükendi Nakt-i Ömrüm
2002 Mahzun-i Şerif / İşte Gidiyorum Çeşm-i Siyahım



















Yalnızlık Ömür Boyu

Resim
Tam da bu cümleyi kabul ettikten sonra başlar gerçek hayat.

Dünya üzerindeki hiç bir şeyin seninle sonsuza kadar kalamayacağını idrak ettiğinde  -zira aslında bu bilgiye sahipsin bir ölümlü olarak, önemli olan bilmen değil hakikati sezmen-  yol ayrımı karşına çıkıverir.
Resim
Haftalardır gece vardiyasında çalışıyorum, bir ay oldu galiba ya da bana öyle geliyor.
Yakında kanatlarım çıkacak, yarasa olarak gezeceğim, düzen müzen kalmadı.

Ama her mevzuda olabileceği gibi bunda da bir hayır var elbet.
Kalkmakta zorlandığım sabah namazları yok artık, namazı kılıp yattığımdan :)

"Seher Vaktinde edilen duanın makbul olduğu" bilgisine de sahip olduğumuza göre,
amin diyorum.

Müslümanların aleyhinde yazan bir adamcağız için hidayet, hasta bir dost için şifa, kendim ve ailem için de namazı devamlı kılanlardan olmamız, evladımın hayırlı bir kul ve evlat olmasını diliyorum, genelde. Haaa tüm sevdiklerime sağlık sıhhat afiyet dilemeyi unutmuyorum, kabul eder inş. Mevla.

Ama bir müddet gündüz çalışıp, akşam yatıp, seherde tekrar kalksam da fena olmaz yani :)
Allah'ım dua niyetine kabul eyle, amin.

Kaybedenler Klubünü izledikten sonra kağıda dökülenleri de not etmek istiyorum buraya yakında, bir de Kitle ve İktidar... Söyleyecek söz bulamıyorum.

Tabi sezon açı…

Affı Kaçırmak Yok!!! / 6353 Sayılı Kanunun 11. Maddesi İle 2547 Sayılı Kanuna Eklenen Geçici 63. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Üniversitelere Gönderilen Yazı

Resim
Geçen bayram, ramazan, son dönemdeki ruh halim, aklımda kalsın diye not edeceklerim, depoya atılmak için bekleseler de uygun vakti ve hali bulamadığımdan yazamıyorum onları.
Yazmalıyım unutmadan önce, bir an önce.

I Love your smile ' daki gibi bir akşamüstüne, ışığın tam da öyle yeryüzüne inişine ve uzun uzun yürümeye ihtiyacım var sanki, bisiklette olabilir.  :)
Batan güneşe doğru yürümeli ya da belki, yağmur altı da olabilir. Allah'ım yarattığın tüm güzellikler için, (akşamüstü, gün batımı, yağmur altı, dolunay, seher vakti, ...vs) teşekkürler, bunları fark edecek gözler ve kalp verdiğin için de.

Şu balık tutan amcanın yerinde de olabilirdim fena olmazdı hani

Estağfirullah

“Müminin işlediği her günah kalbinde siyah bir nokta meydana getirir. Tevbe edip kötülükten sıyrılarak af dileyince o siyah nokta kalbinden silinir. Eğer günaha günah eklerse siyah noktalar çoğalıp kalbini kaplar.” Hadis-i Şerif
Buhari

31. Yıl

Resim

Artık yol zamanı...

Resim
"Yol, zamanın bir fonksiyonu değildir.
Hız, yolun zamana bölünmüş halidir.
İvme ve sürtünme katsayısı bizi ilgilendirmez.
Yolda olmak bir hıza sahip olmayı gerektirir,
aksi durum yolda durmaktır.
Durmak, sıkıcıdır.
Yolda durmak, yolda olmak anlamına gelmez,
yolda durmak, yolda durmak anlamına gelir.
Yolun bittiği yerde durulmaz.
Ya önce durulur, ya durulmaz.
Bazen yolun kenarından renksiz duru sular akar.
O sularda balık da vardır.
Yolun yardığı tepelerin biri yeşil toprak diğeri bej olabilir.
Su aktığı yerin rengine bürünmez.
Ama sana öyle gelebilir.
Ayrıca yol bitmez.
O labirentin duvarıdır..."*

*:kaybedenler kulübü


Hafta sonundan itibaren yıllık iznim başlıyor, Ramazan önünden bedenen ve zihnen biraz dinlenme, tazelenme zamanı. Üzerine de Ramazan'la ruhen tazelendikten sonra daha güzel devam etmeyi umuyorum bayram sonrası günlere, darısı tüm dileyenlere..

Cümle Alem-i Müslim'in Berat Kandili kutluyorum.

Çok şey oluyor ama;

bu sabah iş öncesi Ümitköy tayfasıyla simit sarayında kahvaltı yaparken, vardiya farkları nedeniyle uzun zamandır görüşemediğimiz Ayşe'nin de dediği gibi yorgunum, sanırım.

Yine de bir kaç satır kalsın aklımda diye;

*Elif geçtiğimiz hafta Mevlana Camiinde Kur-an Kursuna başladı.

*Kurs dışında da örtünme gayretleri var, örtülerime el kondu.

*Tembelliğimden hoşlanmıyorum ama mücadele de edemiyorum onunla. İş ve servis arkadaşlarım her ne kadar bu kadar çok şeye nasıl yetiştiğime inanamadıklarını söyleseler de benim aslında özellikle evle ilgili yetişemediğim çok şey var, bir düzen kuramıyorum. Bir iki gün kendimi kasıp adam ediyorum evi ama o sürekli temkinli olma ve her gördüğünü toplama, anında müdahale edip iş biriktirmeme olayına bir türlü adapte olamadığımdan hemen her şey eski haline geliyor. Allah'tan Ali bazı işlerde hiç çaktırmadan yardımcı oluyor da biraz yüküm hafifliyor.

*Allah'ım yeniden ipin ucunu gösterdiğin için teşekkür ederim, ben zıplayıp dururken birden ortada…

geçtim, bitti :)

Resim
Yaz okulu yok, sanayiye gitmekten de kurtuldum :) 9 Temmuzu iple çekiyorum.


3 hazirandı ve hava sıcaktı.

Kayıplar,
Kazançlar,
Karşıyaka'da toprağa verilirken tek bir yüksek ses çıkmadan, birinin  bıraktığı yerden diğerinin kur'an'a devam edişi,
Dün tekrar yanlarındaydım, anne, kardeşler ve çocuk toparlanmış görünse de biraz; eş, o eş ...
Takdir-i ilahidir ölüm, ağlamam bu nedenle pek, belki dolar gözlerim o kadar.
Bu sefer kendime ağladım ben, tutamadım içimde.
Tutmak için ne kadar çabaladıysam da içimden çıkışına engel olamadım iç çekişli ağlamaların.
Hazırlıksızlığıma, geride bırakacaklarıma değil, boşlukta sallanan ipin ucundaki kalbime ağladım.
okudum, okudum, okudum,ağladım okudum, ağladım okudum.
kabrin geniş, sorgun hafif inşaallah, hala oğlu.




Resim
sınavlar bitti ama ben de bittim, ellerim filan titriyordu sınava girerken, 2 saat uyuyabildim sadece.
kahvaltı edecek bile zaman bulamadığımdan taze sıkılmış bir portakal suyu aldım, belediyenin arabalarından.
üst üste 3 kahve molalarda, okulda da çay ardından sınav..

şekerim düştü kesin, çıkışta kantine zor attım kendimi, bir şeyler yedim, ardından çay-sigara.
evdeyim ve uykuya teslim olmadan önce depoya boşaltayım zihnimi dedim ve tabi sevdiğim bir şarkı eşliğinde.


Bu dersin vizesi 60, sınıf ortalaması 0-30 arası değişiyor, finalden yine vizedeki gibi bir not gelir, ben inşaallah bu dersi de geçmiş kabul ediyorum kendimi.


yorgun ama acayip rahatlamış vaziyetteyim :)

mısırdan önce kafayı yemezsem :)

Resim
içli şarkılar, kırık ezgiler....*

Sınav çıkışı işe geri dönmeden eve geldim.
Dün bir saat fazla çalışıp bugün doğacak eksiği tamamlamıştım.

Sınavdan ya 64 ya 68 alacağım, test yaptı ve cevap anahtarını astı çıkışta. Vizesi 78
Eğer devamsızlığı sorun etmezse bu dersten geçtim hayırlısıyla.

Darısı diğerlerinin başına.,

Bu düeti dinledim dün sabah rastgele, yıllardır Livaneli'den dinlemeye alıştığım bu şarkıyı Gripin yorumundan ilk dinlediğimde sevmekle sevmemek arasında gittim geldim, Livanelinin en sevdiğim ve güzel yorumladığı şarkılardan biri olduğu için belki de, şimdi bir daha dinledim, bir daha...

Sanırım bu düzenlemeyi de sevebilirim, hala sevdim diyemiyorum bak. Güzel olmuş ama.

Neyse, yarım saat kestirip yarın ki finale çalışmam lazım, son artık.

Cumartesi mesaim akşam.
Akşama kadar iki haftalık leyla-mecnun tekrarlarımı izleyip, çay içip, mısır patlağı yiycem, ooooh.





Yarın en son sınav

bitti, bitiyor / kadınlar susarak gider...*

Resim
Son iki sınav, şükür.
Gecenin 3'ünde bir yanda yağmurun sesi, bir yanda Nazan'ın;

veri tabanı oluşturma programı olan acces,veri tabanıyla direk bağlantı kuran, özel tasarıma uygun ya da  ve her türlü değişiklik yapılabilecek info path designer ve formların kaydedilip dosyalandığı info path filler  üçlüsünün içinde gezinti halindeyim.Yandaki fotoğraftaki manzara diğer monitörün koruyucusu cancağızım, info path ile alakası yok,  print screen öncesi mönitörü devre dışı bırakmakla uğraşamadım.

Bir de Nazanım Öncel var tabi, yatmadan önce bir doz.

*cemal süreya

kadınlar susarak gider...
çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.
kadınlar in…

sessizlik!!!

Güzel bir öğle uykusunun yerini tutabilecek bir şey var mı?
Belki iyi demlenmiş sıcak çay, belki ...

Bugün evdeyim.
Hiç bir yere koşmak zorunda olmamanın sükuneti
ve ona eşlik eden tatlı bir tembellik duygusu sarıyor benliğimi.
Müthiş,
Mutfaktan gelen kahve kokusu da öyle...

final trafiği

22 mayıs - 12:00-13:00 Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Vize sonucunu final günü açıkladı, 55 almışım, bırakmayı planladığım derslerden biriydi, beklemiyordum 55'i. Derse bir kere bile giremedim. Finalde 1. dönemden 1 soru sordu, nörobiyolojik pazarlama diye bi şey o soru gitti, ödevden bir soru sordu, ödev yapmadığımdan o soru da gitti. Diğer iki sorudan geçersem geçerim.

24 mayıs- 12:00-13:00 Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Vizesi hala açıklanmadı, finalde ödev teslim ettim, bu ders için hiç bi fikrim yok, not bulamadığım için konu başlıklarını nette araştırıp, birilerinin yüksek lisans tezlerinden, vikipediden hatta ekşi'den bile okumalar yapıp girdim sınava, 3 soru sordu biri ödevle ilgili yaptım, diğeri bir konu belirleyip hocanın araştırma teknikleri olarak verdiği yönteme göre test aşamasına kadar getirmekti, varsayım üretip, ölçüm tekniklerine kadar getirmek 35 dk mı aldı. Diğer soruyu hiç cevaplamadım o da kitap rapor ödevi ile ilgiliydi zira ödevi yapmadığımdan cevaplayama…

iyim mi serim ? / durma göğe bakalım*

Resim
7 ayrı ders ve hoca ile ilgili 25'er sorudan anket doldurdum, neden? Şu üç sınavın sonucu açıklandıysa... diye. Ama fiyasko, finaller 21 mayısta başlıyor, ne zaman açıklanacak meraktayım, benim stratejik planlarım suya düştü.

Evet finaller geliyor ama ben daha hiiiç bi şeycikler yapmadım, aslında vizelerde de aynı usül takıldım ama bu sefer zorlanacağım sanki... Bahar mahmurluğundan ruhumu kurtarabilirsem bu haftadan başlamak niyetindeyim, inşaallah. belki...sanırsam, ay dont kınov...

Bu arada facebook'da elifonya olarak bizim hatunun başladığı castville son dönem favorim. Tabi sokak oyunlarına da devam. Bugün iş çıkışı Elif'i de alıp, anneme uğradım, hediyesini vermek için. Çıkışta Elif dışarıda oynamak ve bisiklete binmek istedi. Eh kırmadım ben de. Dönüşlerde de ustalaştık artık, öyle ki atraksiyon aşamalarına geçmeye başladık; elleri bırakıp sürmeler, ayakta pedal çevirmeler... kask lazım kask kask..

Bisiklet turu sonrası hatunun adaşı ve arkadaşı Elif ve babanın da in…

zaman, ne hızlı geçip gidiyorsun öyle.

Akşamcıyım bu hafta.

00:40 sıraları servisten indiğimde muhteşem bir hava ve yukarıdan beni selamlayan ay iyi hissettirdi bana kendimi ama kısa bir süre içinde ense ağrıma geri döndüm.

Düşünüyorum da bazen; ...

Hep düşünmek gerekirken bazen düşünüyorum.

"Tutunamayanlar"ı okumak istiyorum ve belki "Dönüşüm"ü de, tekrar zamanı gelmiş gibi.
Ve  tabi "Gazaba  uğramış şiirler"i, Cemal Süreya'yı bi de.

son üç

Adamla kendi içimde o kadar takıştım, hepi-topu bir kere dersine girdim, telefonla ulaşmaya çalıştım vs.. 3 haftalık 15 ayrı başlıktan ödevi toplu olarak, hem de içimden mail adresi ile ilgili kaba bir yorum yaparak gönderdim. Publisher sorun olacak bir şey değildi, ama access için derse gireydim iyiydi. Sınavı test yapması seçenekler hakkında mantık yürütme şansı tanıdı, iyi oldu. Böyle bir dersin sınavının klasik olması olası değil, bence test bile ölçme aracı olamaz. Sınavın pc başında uygulamalı yapılması gerekirdi, ama nerdeee.

Neyse mühim olan bir 78 de enformatikten kapmış olmam. Şimdi üç ders kaldı, bunların 2 sinden ödev yapılacak, derslerin birineyse hiç girmedim. Bir an önce şu üç dersin sonuçları da bir açıklansa ona göre strateji belirleyeceğim, zira her şeyi aynı anda yetişmek hiç kolay değil.

Sınıfta bir kız var, sonradan okula dönmüş tiplerle ilgili sürekli laf sokmaya çalışıyor. Yalnız ifade şu: "oooh, ekmek elden su gölden, evde otur otur ezberle, gel sınavdan 1…

İnsanın Anavatanı Çocukluğudur / Doğan Cüceloğlu

İnsanın Anavatanı Çocukluğudur

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:

- Hayrola, neden elimi öpmek istedin?

- Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinizi katıldım. Hayatım değişti. O seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek istiyorum; onun için elinizi öpmek istedim.

- Ne oldu, nasıl oldu?

- Üç yıl önce şirketimizin organize ettiği iki günlük bir seminerde bizimle beraberdiniz. O seminerin bitişine doğru dediniz ki, “Bir insanın anavatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır.”

Bir süre sustu, bir şey hatırlamak ister gibi düşündü, sonra konuşmaya devam etti:

- Hatta daha da ilerisi için söylediniz; dediniz ki, “Bir ulusun en önemli g…

Demek kendini mecnun sanıyorsun? / hiç mi koşmamışım ben ya!!!

Resim
:)

 2 haftayı aşmış, yazmayalı. Günler hep bir telaşla geçip gidiyor.

  Sabah 7 kalkış, 7:45 çıkış, 9:00 işbaşı, 14:30 iş çıkışı arkadaşlarla muhabbet dolu yemek faslı, 15:00 metro-ankaray transferi sonrası 15:35 okula ulaşma ve ders öncesi dumanı, 15:45 ders, 17:45 okul çıkışı ve ders sonrası dumanı, 18:30 hatun dersini bitirmiş, üstüne de yrd. kitaptan türkçe-mat. 2 şer sayfa tamamlamışsa eve hiiiç çıkmadan (zira günün üstüne o 5 katı çıktıktan sonra tekrar inme isteği sıfırlanıyor) sitede bisiklet turları ve akşam ezanıyla eve giriş...

Havalar ısındığından beri özellikle salı-çarş-perş durum bu yani. Şikayetçi miyim, değilim. Sağlık olsun da,  koşturalım inşaallah.

  Kısa kısa ;
Elif Nisan ayı içinde bisikletin yan tekerlerinden kurtuldu.Vizelerin üçü açıklandı;  ÖS:40, MY:70, TYY:70 Diğerleri bir an önce açıklansa derslerin bazılarını vermeye çalışmayacağım, ödevlerine vakit ayıramayacağım iki ders var, vizesi de düşükse, kafadan bırakıcam yaz okuluna.Bütün kış üstte yazdığıma ben…

huysuz bacak sendromu

Resim
Bu sabah uyandığımdan beri sürekli karıncalanıyormuş hissi veren bacaklarımın, gün içinde benimle uyum sağlamasını beklesem de mümkün olmadı. Son raddeye kadar ilaç kullanmayan ben en son bir ümit bu tuhaf psikolojiden kurtulma umuduyla bir ağrı kesici aldım ama tabi ki işe yaramadı, çünkü ağrım yoktu.

Neticede bacaklarım şu saat itibariyle huysuzluğa, ben de onların benimle inatlaştığı kuşkusuna kapılmaya devam ediyorum.

Eski bir pc'ye ram ilave edecekmişsin de parçalar birbirine uymamış sanki, an itibariyle hissiyatım budur.



Doğadan çalma, doğa için çal !!!

Resim
Emeği geçen herkesin eline, koluna, diline sağlık.












Çok duygulandım ben izlerken, farklılıklardan doğan tek ses muhteşemdi,
istenirse bulanacak ne çok ortak payda var , insan olmanın altında.
ve en son Aşık Veysel'in sözleri ...
Bu türkü her zaman ölüme çok yakın hissettirmiştir beni.

:

Yazmak ya da yazmamak...

Resim
Yazmak ciddi iş, vesselam...

"Kendine Ait Bir Oda" yı okuduktan ve cinsimin edebiyat dünyasında 1600'lerden bu yana hangi koşullarda neleri yazabildiğini; neyi, niye yazamadığını ucundan kıyısından hissedince, daha ciddi görünüyor şimdi...

Ankara Kalesine karşı memleketimin ayazını yiyerek zehirimi çekmeyi özlediğimi fark ettim, bu haftaki akşam vardiyası iyi geldi.

Bir de ay...
Çok etkileyiciydi bu gece, aralık bırakılmış bir kapı gibi, itip girsen neler saklı içeride kim bilir...



bildiğim tek vadi kurtlar vadisi :) mi acaba?

Resim
Şükür vizeler bitti. Bir şeyler okumak için sabahlamayalı ne kadar uzun olmuş meğer. Zorlandım mı, hayır  beklediğim kadar değil. Açıklanan bir sınav sonucu yok hala. Beklemedeyim.Sınav döneminde çok güldüğüm ama yoğunluktan fırsat bulup yazamadığım bir olay oldu. 50 yaşının üzerinde bi Bey var afla dönmüş. Sınavda arkamda kızlı erkekli bir grup kendi arasında şakalaşıyor, "dedem nerede ya göremedim, kopya çekecektik"  diye. Durdum durdum, baktım geyik devam ediyor, tutamadım çeneyi. Dedim ki "dede bu dersi almıyor, yerine nine verelim"  Çocuklar gülseler mi yoksa durumu toparlamaya çalışsalar bilemediler ama ben sadece gülmelerini tercih ederdim, art niyet yok yani..Trt haber ikna odaları ile ilgili bir haber dizisi yapıyor bir kaç gündür. Bir kaç cümle de biz ettik. Ama okula döndük ya sanki daha mı az acıyor ne? Serap arkada İstanbul manzarası, keşke bel plan olaydı da arkayı biraz daha göreydim. Yalnız şunu anladım kameramanların planlardan pek haberi yok. Dün …

neyzen adayı

Resim
Bir aydır devam ediyor, ney kursuna. Ben ses çıkarabilmek için çaba harcarken, O notalara geçti bile. Yolun açık olsun güneşim :)


run run run - sun

Vizeler önümüzdeki pazartesi başlıyor,  "kolay kolay" diyor çalışmıyorum, yarın başlayacağım inşallah çalışmaya; tembelsem biraz. Pazartesi ve çarşamba notları topladım. Dün inanılmaz yorucu ve gergin geçti. Lafta "bilimsel araştırma yöntemleri" dersi için sunum yapacaktım, ders 13:30'da başlıyor, mesai 14:30'da bitiyor. Bir kaç ün önce uzmanımla konuşmuştum, hem vize günlerinde yıllık izin hem de çarşamba erken çıkmak için. Fakat fiyat artışları nedeniyle çağrı patlaması olunca, izin de tehlikeye girdi. Ben zaten 13'de çıkıp, 13:30'a okula yetişebilir miyim, gerginliğindeyken, uzmanım gelip C.K. yoğunluğun nedenini anlamak için çağrı dinleyecekmiş, senin çağrılarını dinlesin, dedi. Yapma etme desem de dinletemedim, sonunda pes ettim. Yanında, anında işine müdahale edebilecek statüde biri kulaklığı takıp seni dinlerken çağrı almak inanılmaz yorucu. Saat 12:30 oldu, erken çıkmam gerekiyor ama sıkar biraz, bu yoğunlukta izin verdiği için uzmanımın baş…

Ne güzeldir Yollarda Olmak Şimdi !!!

Resim
Ben Mamak Türküsü olarak biliyordum.
Ve Fırat Tanış'ın Yeni Türküyle birlikte yorumunu dinledim.
Çok iyi olmuş, zaten bestesi de çok güzel bu şarkının.

Fakat Mamak Türküsü olarak bildiğimiz bu şarkı,
aslında Kemal Burkay'ın Sonbahar'dan Çizgiler isimli şiirinin
Yeni Türkü tarafından bestelenmiş haliymiş.

"Geldiğimizde otlar yemyeşildi
Ve kuzeydeydi güneş
Kömür deposu boşaldı işte
Mamağa sonbahar geldi

Güneş altında tutsaklar
Geçen sonbahara bakıyorlar
Şirin mi şirin gecekondu evleri
Samsun asfaltında otomobiller
Ne güzeldir yollarda olmak şimdi"

Bu hafta / Cengiz Hanım

Resim
10  mRt cumartesi kahvaltı sonrası kapı çaldı, sipariş ettiğimiz kitaplar beklediğimizden önce gelince, çok mutlu olduk kuzumla... Kapıya yarıştık. Ambalajı aceleyle açıp hazinelerimize kavuştuk. Ben ders ve senaryo kitaplarına kuzu da avatar'ına kavuştu. Daha çay faslı devam etmekteydi ki, mutfak masasına yayıldık. Elif hem çayını içip hem Avatar'ı bitirdi. Ali demişti, almışken ilk 3'ü alalım diye, dinlemediğime pişman oldum.
*
Ders ile ilgili son durum; 9 mRt cuma günü okula gittim, 14:55'de biten dersten birilerini bulup ödevi teslim etmek için. Ne yaparsam yapayım 15:05den önce okulda olamıyorum. Kantine attım ben de kendimi belki birilerini bulurum diye ve buldum. Hoca ödevleri mail olarak alacağını söylemiş, çocuklar çıktı maliyetlerinden şikayet edince. Ben de 2 haftalık ödevi mail attım cumartesi günü. Bugün mailime baktığım daysa şok oldum, hoca bana tebrik mesajı göndermiş. Buzlar eriyor mu kine?
*
12 mRt Pazartesi sabah 08:45; Ass.... asansöründe gülmekten…

Gönlüm Dağlarda / Dağlarına bahar gelsin memleketimin

Resim
Ödevleri teslim etmek için izin almama ve speedy gonzales kadar hızlı davranmama rağmen 10 dk yüzünden yetiştiremedim. Dersliğin yeri değişmiş,     bir 4'e bir zemine derken kan ter içinde Dekanlık Sekreterinin yanında buldum kendimi. Kadıncağız sağ olsun Hoca'yı telefonla arayıp okulda olup olmadığını sordu. Hoca okulda olmadığını ve ders dışında ödev kabul etmediğini bir de sekretere vurguladı.
Bir şans daha verdim bu derse ve haftaya salının ödevlerini dün sınıftakilerden aldım. Ve bu gece; ekstre, iade, fiyat teklifi ve satın alma siparişi hazırladım çok lazımmış gibi.
Bu defa ki planım, ödevi yarın derste bu dersi alanlardan birine verip, hocaya vereceğine inanmak. O da olmazsa benim daha bu derse bu dönem ayıracak enerjim kalmadı. nasip...

İş yerinde durumlar netleşmeye başlıyor, sis kalkıyor. Dün farklı bir birimin eğitimine çağrıldım, itiraz ettim. Üst'üm yardımcı oldu. Şu an en son istediğim şey iş yerinde de eğitilmek, bilmediğim sulara yelken açmanın hiç zamanı …

pıfff / pamuktan yapılmayan pamuk şeker

Resim
Saat: 00:16

Hediye Sertifikası, Gider Raporu, Faks kapak sayfası, Envanter Listesi, Fatura

Ödevleri hazırladım, 9'dan sonra oturunca başına ancak bitti.
Publisher formatında çıktısını alamazsam kırtasiyeden diye pdf olarak da kaydettim,
ve anladım ki pdf tabloları bozmuyor :)

Üzerine bir de pamuk şeker ekledim.

Umarım yarın teslim etmek için işten yarım saat erken çıkabilirim..

Burası hakkaten depo oldu ya,lazım olursa bulurum diye zihnimdekileri atıp gidiyorum.

Resim
* 2 günlük kar tatilinin salonumuza maliyeti solda göründüğü gibi. Şimdi fotoğrafları görüp, -be kadın madem evin bu halde oturup ne demeye blog yazıyorsun, git de evini topla- diye geçirebilirsiniz belki içinizden ama, iş öyle değil. Bu toparlamayı yarın Elif Hanımla birlikte yapacağız..

* Şimdi Elif'in okulundan geldim. Aslında 13:30'da biten bir dersim vardı bugün ama derse girseydim Elif'in okuluna gidemeyecektim. Ben de tercihimi Nevin Hoca'yla konuşmaktan yana kullandım. Geçtiğimiz günlerde bahsetmiştim ya hani, konudan. Elif'in sınıftaki yerini
değiştirmişti Nevin öğretmen. Yeni yerinden sonra kuzumun davranışlarında değişiklik farkedip farketmediğini sormak istedim. Bir de Elif'in benimle paylaşmadığı ama öğretmeniyle paylaştığı başka bir şey var mı, sorunu büyümeden nasıl
çözeriz, diye konuştum kendisiyle. Yararlı bir görüşme oldu.

* Dün fakülteden iki hocayla daha konuştum, Türkiye'nin Yönetimsel Yapısı ve Halkla İlişkiler Tarihi dersleri için. Onl…
Resim
Dün 6 kere vesait değiştirdim ya.
İstanbul'da olsa, hele ki iki ayrı yaka da oturuluyorsa çok anormal bir durum sayılmaz. Ama 6 vesait Ankara için çok yüksek bir rakam !!!

ümitköy-sıhhiye sıhhiye-yenimahalle yenimahalle-sıhhiye sıhhiye-emek emek-ulus ulus-ümitköy
pıfff...
Metin ve okumaları dersinde; "şiir" üzerine durdu Gürsel Hoca. Dersi çok sevdim, kendi sınıfımın dersini kaçırsam da ikinci öğretimlerin sınıfında dersi almam için  yönlendirmişti beni pazartesi günü. İyi ki de öyle yapmış. Arayıp da bulamadığım bir edebiyatın içinde buldum kendimi. Fuzuli'den Sezai Karakoç'a Baudelaire'den Ahmet Haşim'e kadar..


Nefisti.

Bugün akşam mesaisine kadar yarı ense yaptım, o da nefisti. Yarına Allah kerim.

Ben bu hafta ölmezsem ölmem ölmem hiç bir vakit

Resim
Bir gün çıkıp biri bana akşam vardiyası geldiği için bu kadar sevineceğimi, hatta sabah vardiyası öneren birine hayır diyeceğimi söylese inanmazdım, ama oldu. Bu hafta öncelik okulda, tabi her daim Elif'den sonra. Yalnız çok yorucu olacak gibi görünüyor. İlk günün planı; 
Pazartesi 07:00; Kalkış ve kahvaltı hazırlıkları. Elif'in okul kıyafetlerinin ütüsü.Uyanmak için bir bardak çay. Ahaliyi uyandırma çabası ve çıkış. + 08:30; Ders-Metin ve yorumları, ODTÜ trafiğini hesaba katmayan uragan'ın 50 dk.'da yani saat 9'da okula varışı. Yarım saat gecikme nedeniyle dersin ikinci yarısını beklerken çay-s. Sınıfın olduğu kata çıkıp arayı bekleme. Bir buçuk saat Senaryo ve Yapım okumaları. İkinci bir "derse geç gelenleri almıyoruz"  vakıası atlatmamak için bekleme, bekleme.... + 11:00; Gürsel Hoca'yı ders çıkışında yakalama. Genel durum izahı. Bir ödevle odadan çıkış. Virginia Woolf-Kendine ait bir oda 11:40; Eve varış. Odaları havalandırıp yatakları ve ortalığı…

olaylaaar, olaylar.../ her seferinde yenideeen *

Resim
*Çok yaşa İsmail abi :)

Okul bu vardiya düzeninde Örgüt Sosyolojisi'nden ibaret bir şeymiş gibi görünüyor. Hocalarla görüşüp devam konusunu konuşacaktım güya, ama iki haftada üç defa okula gittim.  Ve hala kimseyi bulabilmiş değilim, eğer bu hafta da sabah çalışacak olursam, şöyle içli :) bir mail  döşemeyi planlıyorum.                                                       Elifde ikinci dönemden itibaren genel bir davranış değişikliği söz konusu. Okulda; övünmeyi seven ve maalesef yalan söylemekten hiç çekinmeyen iki arkadaşından kuzucuğumun da etkilendiğini fark ediyorum. Bugün "elif olmak ve eğik olmak" üzerine konuştuk biraz, daha iyi olacağına inanıyorum. Öğretmenimiz de durumun farkında ve üzülüyor. Veli toplantısında da ayrıca konuşmuştuk bir ara ama olayın nedenini tespit edememiştik. Son bir haftadır Elif'im ile yaptığım konuşmalardan anlıyorum ki, bi özenme durumu var. Ama bugünkü konuşmadan sonra en büyük zenginliğin "inanç, sağlık ve aile birliği"…

haftalık yayın akışı

Resim
Atak yok, panik hiç yok.
İki gün sürdü geçti, şükür.



Kendime not:
- 14 şubat salı - 15:00 - veli toplantısı (bitti, ooh)
- 15 şubat çarş - 14.30-15:05 - 35 dk, tamamlama
- 15 şubat çarş - 15:40 - Örgüt sosyolojisi - muharrem çetin ( devamsızlık konusu)
- 16 şubat perş - Allah Kerim.

Beklenti atakları / Tek başına-Yaşar Kurt

Resim
Yapılması gereken çok şey ve yapacak tek kişi olunca beklenti atakları yaşıyorum zaman zaman.

Aslında kendimi "insanların normal beklenti eşiği"nden epeyce geride tutmayı başarsam da çoğu zaman, bazen ataklar geliyor işte. Birilerinin de ben anlatmadan beni anlamasını, yağmasa da gürlemesini, her gün en az 60defa kullandığım "nasıl yardımcı olabilirim"in bana da sorulmasını, istediğim anlar oluyor. Bu cümleyi duymak içi çm arayacak haldeyim.

Ama bu konuda hiç de şanslı sayılmam; hayatımın tezatı.
Yakın mesafeler-uzak ilişkiler / Uzak mesafeler-yakın ilişkiler..

Moralmanım düşük anacım, düzeltmek için kendime en oynak şarkıları bile dinlettim, anlık tesir ediyor, olmadı..
E o zaman bakmışken kuyunun başından bi inelim aşağı, epey oldu uğramayalı.

Dün dedim ki; ne derdimi, ne neşemi, ne heyecanımı paylaşmayacağım.
Kararlıyım, ama nasıl yapacağımı bilmiyorum, ketumluk ruhumda yok, bakcaz.

!!!

Resim
-Hayat her zaman mı bu kadar zor, yoksa sadece çocukken mi?
-Bu hep böyle.

*Leon

Ayrıca Leyla ile Mecnun'u geriden takip ediyorum, son dönemdeki koşturmacadan.
Kükreme sahnesinde ağladım, yani bendeniz de vaziyet ağır.
Kükreyen bi İsmail abim olmasa mıydı acaba...!!!

Küresel Isınmaya ne oldu?

Abi yıllardır herkes, küresel ısınma senaryolarıyla başımızın etini yiyor, yok eridi buz kalmadı. En son kutuplardaki buzlar bile eriyor, bu hızla erimeye devam ederse dünyanın bilmem hangi bölgeleri sular altında kalacak vs...
Bu kadar korkuttunuz milleti, anasından emdiği sütü burnundan getirdiniz.
"Şşş yapma bak küresel ısınma hızlanır", diye diye !!

Şimdi çıkmış Buzul çağı geliyor diyorsunuz, yaa bir şey söylerken neye dayanıyorsunuz arkadaş. Milletin kafasını karıştırıp duruyorsunuz. Hürriyet buzul çağı haberi yapıyor, Milliyet yalanlıyor..

Evet sevimli kahramanlar, Sid, Menfred, Diego ve Eli için problem değil Buzul Çağı, hatta eğlenceli bile olabilir, ne de olsa onların kürkleri var, ama ben üşüyorum. Ben bu satırları yazarken 3 haftadır tam olarak kalkmayan karın üzerine yenisi yağıyor, kesin KÜRESEL BUZUL ÇAĞI
 :)

Kaldığım yerden / Nazanım, canım.

Resim
Daha çok heyecanlanırım, daha mutlu olurum sanıyordum...
Dün gece netten ders kayıtlarını yaptım, yarın da danışman onaylarını yapıcam. Eski tadını vermiyor.
Okulu değiştirmemin etkisi belki.. Eminim Serap'la devam ediyor olsaydık daha farklı hissederdim, O mekanda kaldığımız yerden... Burayla bir geçmişim, bir tanışlığım yok ki...
*
Yine de aradan geçen 14 seneden sonra, şu an ki tüm şartlara rağmen okul için uğraşıyor olmamı da takdir ediyorum doğrusu. Bu vazgeçmediğimin bi göstergesi bence.
*
Efferin oolum Aamet, bağa da prafo :)
*
O günlerde en çok dinlediğim adamlardan birinin şarkısı üstte çalıyor zaten, dinlediğim diğer isimlerden biri de Nazan. O dönem hem "Göç" hem "Sokak Kızı" en çok sevdiğim albümlerden..
*
İlk şarkı"Sokak Kızı" albümünden, "A bu Hayat", (1996)
Diğerleri "Göç" albümünden, (1995) seçemedim hepsini çok seviyorum, ezberden eşlik ediyorum Nazanıma...





Geceler Kara Tren , Göç , Ağlama Gönlüm , Gidelim Buralarda…

6 şubat, tekrar...

Zorunlu Dersler 2/4


Metin ve Yorumları        / Gürsel Sağlamöz   / P.tesi   / 08:30-14:30  /  6.derslik

Enformatik - 2                / Serdar Ulukan     / Salı      / 13:30-14:55  /  LAB3

Türkiye'nin Topl.Yapısı   / Betül Yarar         / Çarş    / 13:30-15:40  / 102

Örgüt Sosyolojisi            / Muharrem Çetin  / Çarş.   / 15:45-17:55  / 5. derslik

Türkiye'nin Yönt.Yapısı  / Sirel Gölönü        / Perş     / 10:45-12:55  / 9.derslik

Halkla İlişkiler Tarihi       / Esra İşler            / Perş     / 13:30-15:40  / 3. derslik

Halkla İlişk. ve Reklam-2 / Hanife Güz       / Cuma   / 10:45-12:55 / 9. derslik


Pazartesi görüşüp netleştireceğim ama kuvvetle muhtemel aynı kalacak. Belki 2/3'ün derslerinden de ekleme yapılabilir.  İ.Ü. İlefde benim 2. sınıfta aldığım derslerin muadilleri G.Ü.İlefde 3. sınıfta okutuluyor. 2. sınıfa intibakım yapıldı bu nedenle, sanırım 3. sınıfta yatarım :)

Ne kadarına devam ederim, işimle ders programını nereye kadar uydurabilirim bilmiyorum.

Şubat'ın ilk günleri

1 şubat çarş : isteğe bağlı sigorta işlemleri için rüzgarlı sgk2 şubat perş : g.ü öğrenci işl.3 şubat cuma : ahretlik ve lise ark. buluşma

4 şubat c.tesi : YATIŞŞŞŞ
Bu hafta işten çıkıp direk eve gelmek nasip olmayacak sanırım, cumartesiye dinleneceğim artık  :)
Hastayım hala, bugün 1 haftayı devirince kurum doktoruna gittim, Ek ilaçlar...Öksürmekten yoruldum. Elhamdülillah.Kar da kalkmıyor, her an düşme tehlikesi ile karşı karşıya gidip geliyoruz bakalım.Ankara'nın en soğuk sabahları, akşamları ve geceleri...(bi öğlen kaldı geriye, farkındayım) Beyaz, beyaz, beyaz....Adele'in  "yağmurları ateşe vermesi"* gibi; karları da ateşe verecek biri çıksa :) * :  set fire to the rainAdele - 21

Şimdi Hayat*

Resim
Anne'nin kikircik hastalandığında uyguladığı tüm tedavi ritüelleri; annecik hastalığında kikirik tarafından özenle uygulandı. Özenle hasta yatağı hazırlandı, sık sık silinen burun daha az zedelensin diye en yumuşağından tuvalet kağıdı rulosu ve kullanılan mendillerin atılacağı çöp torbası yatağın yanına özenle yerleştirildi. Hasta yatağının yanına koyulan sehpa hastanın sevdiği şeyler ve ona faydası olacak gıda ürünleri ile dolduruldu. Anneye taze portakal suyu sıkıldı. Zencefilli bal hazırlandı ve ufacık ellerle anneye yedirildi, anne öksürük nöbetlerine tutulduğunda, -iyi misin annecim?- diye koşularak annenin sırtına vurularak öksürük nöbetinin rahat atlatılması için çabalandı. Ihlamurlar kaynatıldı, anne terlemiş mi diye kontrol edilerek terleyen anneye üstünü değiştirmesi hatırlatıldı. Yani anlayacağınız Kikircik artık büyüdü de, anacığını iyileştirmek için elinden gelebileceğin fazlasını yaptı.
Bugün kuzucuğum babaannesine kalmaya gitti, Aslında üstteki paragrafı iki gündür…

15 Ocak'ta Ankara'da ...

Resim

Dede Korkut Hikayeleri yayına girdi.

Resim
Ali'nin de canlandırma ekibinde yer aldığı Dede Korkut hikayeleri, yayınlanmaya başladı.
15:10 'da ve 20:00 'de TRT çocukda...

Resim
Hafta sonu performans ödevi yapmak sanırım Elif de alışkanlık haline geldi, geçtiğimiz hafta sonu da duramadı yerinde kikircik. (8.1.12.p) Evdeki malzemelerden el feneri yaptı kendine.
Malzemeler:   1 kalem pilelektrik kablosuampulelektrik bandıtuvalet kağıdı rulosu Ve sonuç .







Not:  Notalar cumartesi gittiğimiz temel müzik eğitimi kursundan, devam edecek miyiz şimdilik bilmiyorum ama güzel bir akşamdı  (7.1.12.c)