uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

neyzen adayı

Perşembe, Mart 22, 2012

Bir aydır devam ediyor, ney kursuna. Ben ses çıkarabilmek için çaba harcarken, O notalara geçti bile. Yolun açık olsun güneşim :)


Read On 0 yorum

run run run - sun

Perşembe, Mart 22, 2012

  • Vizeler önümüzdeki pazartesi başlıyor,  "kolay kolay" diyor çalışmıyorum, yarın başlayacağım inşallah çalışmaya; tembelsem biraz. Pazartesi ve çarşamba notları topladım. 
  • Dün inanılmaz yorucu ve gergin geçti. Lafta "bilimsel araştırma yöntemleri" dersi için sunum yapacaktım, ders 13:30'da başlıyor, mesai 14:30'da bitiyor. Bir kaç ün önce uzmanımla konuşmuştum, hem vize günlerinde yıllık izin hem de çarşamba erken çıkmak için. Fakat fiyat artışları nedeniyle çağrı patlaması olunca, izin de tehlikeye girdi. Ben zaten 13'de çıkıp, 13:30'a okula yetişebilir miyim, gerginliğindeyken, uzmanım gelip C.K. yoğunluğun nedenini anlamak için çağrı dinleyecekmiş, senin çağrılarını dinlesin, dedi. Yapma etme desem de dinletemedim, sonunda pes ettim. Yanında, anında işine müdahale edebilecek statüde biri kulaklığı takıp seni dinlerken çağrı almak inanılmaz yorucu. Saat 12:30 oldu, erken çıkmam gerekiyor ama sıkar biraz, bu yoğunlukta izin verdiği için uzmanımın başı derde girer diye endişeleniyorum. Tam o sırada çalıştığım sistem yavaşlamaya başladı ve çağrıya devam etmek için pc'yi kapayıp açmam gerekti. O sırada C.K. 'da bir kaç saat sonra dönmek üzere ayrıldı. 
  • Ve benim koşu maratonum başladı. Anafartalar'dan metroya 3 dk'da koşmuşum, Mirkelam görseydi gözleri yaşarır, klibinde beni koştururdu :) Metro hemen geldi, oradan ankaray'a geçtim, toplam 40 dakikada okuldaydım ve derse yeni başlarlarken yetiştim. Peki ne oldu? Ne olacak hoca sunumları sınavdan sonraki haftaya erteledi :(  
  • Bana kalan sıkı bir kaval kemiği ağrısı. 
  • Güzelim gülümsemeyle günaydın dediğinde günüm aydınlandı, güneşim oldun  kızım..  :) 

26 mart p.tesi / Halkla İlişkiler Tarihi
27 mart salı    / Halkla İlişkiler ve Reklamcılık / Metin yorumları
28 mart çarş  / Türkiye'nin Yönetimsel  Yapısı / Enformatik / Araştırma Yöntemleri
29 mart perş / Örgüt Sosyolojisi 
Read On 0 yorum

Ne güzeldir Yollarda Olmak Şimdi !!!

Çarşamba, Mart 14, 2012

Ben Mamak Türküsü olarak biliyordum.
Ve Fırat Tanış'ın Yeni Türküyle birlikte yorumunu dinledim.
Çok iyi olmuş, zaten bestesi de çok güzel bu şarkının.

Fakat Mamak Türküsü olarak bildiğimiz bu şarkı,
aslında Kemal Burkay'ın Sonbahar'dan Çizgiler isimli şiirinin
Yeni Türkü tarafından bestelenmiş haliymiş.

"Geldiğimizde otlar yemyeşildi
Ve kuzeydeydi güneş
Kömür deposu boşaldı işte
Mamağa sonbahar geldi

Güneş altında tutsaklar
Geçen sonbahara bakıyorlar
Şirin mi şirin gecekondu evleri
Samsun asfaltında otomobiller
Ne güzeldir yollarda olmak şimdi"

Read On 0 yorum

Bu hafta / Cengiz Hanım

Çarşamba, Mart 14, 2012

10  mRt cumartesi kahvaltı sonrası kapı çaldı, sipariş ettiğimiz kitaplar beklediğimizden önce gelince, çok mutlu olduk kuzumla... Kapıya yarıştık. Ambalajı aceleyle açıp hazinelerimize kavuştuk. Ben ders ve senaryo kitaplarına kuzu da avatar'ına kavuştu. Daha çay faslı devam etmekteydi ki, mutfak masasına yayıldık. Elif hem çayını içip hem Avatar'ı bitirdi. Ali demişti, almışken ilk 3'ü alalım diye, dinlemediğime pişman oldum.
*
Ders ile ilgili son durum; 9 mRt cuma günü okula gittim, 14:55'de biten dersten birilerini bulup ödevi teslim etmek için. Ne yaparsam yapayım 15:05den önce okulda olamıyorum. Kantine attım ben de kendimi belki birilerini bulurum diye ve buldum. Hoca ödevleri mail olarak alacağını söylemiş, çocuklar çıktı maliyetlerinden şikayet edince. Ben de 2 haftalık ödevi mail attım cumartesi günü. Bugün mailime baktığım daysa şok oldum, hoca bana tebrik mesajı göndermiş. Buzlar eriyor mu kine?
*
12 mRt Pazartesi sabah 08:45; Ass.... asansöründe gülmekten yıkıldık. Her sabah olduğu gibi yine servisteki bayıcı müziği dinlememek için yol boyunca sağ kulağım radyoda Özgür'de sol kulağım arkadaş muhabbetlerine açık şekilde Ulus'a kadar geldim. Asansöre binerken sevdiğim müziklerden biri kısık kısık çalıyordu. Tam 3. katı geçiyorduk ki; enerjik sesiyle Özgür yüksek tondan anons girdi. Bir baktım asansördeki herkes bana bakıyor. "Hep birlikte dinlemesek mi acep radyoyu?"  cümleleri dökülünce dudaklarımdan, herkes bıraktı kahkahayı. Beynime düşen şeyin dudaklarıma bu kadar hızlı inmesi şaşırtıcı, fren lazım frennn :)
*
Leyla-Mecnun dili çok yerleşti ağzıma, konuşurken eğleniyorum. Geçen haftanın ilk sahnesinde yer alan klip favorim şu sıralar. Çiçekler açsın, böcekler ötsün............ :)
Zeynep Çamcı'yı çok beğeniyorum. Sedef'i yani. Dizi'ye ilk girdiğinde tutmuştum, bırakmadım :)
Bahar mı gelse artık, özlemişsek güneşi...



*Cuma günü not toplamaya gitcem okula, 24 martta vizeler başlıyor. Metin okumaları ödevini de NisaN'ın ilk haftası teslim etcem. Sabah işe, oradan okula, oradan eve şeklinde geçiyor günler.

Son dönemde telefonda en çok kullandığımız diyalog, aşağıdaki ve kombinasyonları şeklinde..

dış ses: İşte misin, evde misin B... ?
uragan: okuldayım yine tutturamadın :)

Kapanışı yine geçen hafta ki bölümün tarihi karakterleriyle yapmayalım mı, yatmadan önce biraz gülmesek mi Cengiz Hanım :))


Read On 0 yorum

Gönlüm Dağlarda / Dağlarına bahar gelsin memleketimin

Perşembe, Mart 08, 2012


Ödevleri teslim etmek için izin almama ve speedy gonzales kadar hızlı davranmama rağmen 10 dk yüzünden yetiştiremedim. Dersliğin yeri değişmiş,     bir 4'e bir zemine derken kan ter içinde Dekanlık Sekreterinin yanında buldum kendimi. Kadıncağız sağ olsun Hoca'yı telefonla arayıp okulda olup olmadığını sordu. Hoca okulda olmadığını ve ders dışında ödev kabul etmediğini bir de sekretere vurguladı.
Bir şans daha verdim bu derse ve haftaya salının ödevlerini dün sınıftakilerden aldım. Ve bu gece; ekstre, iade, fiyat teklifi ve satın alma siparişi hazırladım çok lazımmış gibi.
Bu defa ki planım, ödevi yarın derste bu dersi alanlardan birine verip, hocaya vereceğine inanmak. O da olmazsa benim daha bu derse bu dönem ayıracak enerjim kalmadı. nasip...

İş yerinde durumlar netleşmeye başlıyor, sis kalkıyor. Dün farklı bir birimin eğitimine çağrıldım, itiraz ettim. Üst'üm yardımcı oldu. Şu an en son istediğim şey iş yerinde de eğitilmek, bilmediğim sulara yelken açmanın hiç zamanı değil.
*
Ben  bu yazıyı yazarken; Özlem Özdil , eşlik etti bana, yaşıyo mu bu kadın ya, hiç sesi-soluğu çıkmıyo.
*
Yorgunum!!!
Read On 0 yorum

pıfff / pamuktan yapılmayan pamuk şeker

Salı, Mart 06, 2012
Saat: 00:16

Hediye Sertifikası, Gider Raporu, Faks kapak sayfası, Envanter Listesi, Fatura

Ödevleri hazırladım, 9'dan sonra oturunca başına ancak bitti.
Publisher formatında çıktısını alamazsam kırtasiyeden diye pdf olarak da kaydettim,
ve anladım ki pdf tabloları bozmuyor :)

Üzerine bir de pamuk şeker ekledim.

Umarım yarın teslim etmek için işten yarım saat erken çıkabilirim..

Read On 0 yorum

Burası hakkaten depo oldu ya,lazım olursa bulurum diye zihnimdekileri atıp gidiyorum.

Cuma, Mart 02, 2012
* 2 günlük kar tatilinin salonumuza maliyeti solda göründüğü gibi. Şimdi fotoğrafları görüp, -be kadın madem evin bu halde oturup ne demeye blog yazıyorsun, git de evini topla- diye geçirebilirsiniz belki içinizden ama, iş öyle değil. Bu toparlamayı yarın Elif Hanımla birlikte yapacağız..

* Şimdi Elif'in okulundan geldim. Aslında 13:30'da biten bir dersim vardı bugün ama derse girseydim Elif'in okuluna gidemeyecektim. Ben de tercihimi Nevin Hoca'yla konuşmaktan yana kullandım. Geçtiğimiz günlerde bahsetmiştim ya hani, konudan. Elif'in sınıftaki yerini
değiştirmişti Nevin öğretmen. Yeni yerinden sonra kuzumun davranışlarında değişiklik farkedip farketmediğini sormak istedim. Bir de Elif'in benimle paylaşmadığı ama öğretmeniyle paylaştığı başka bir şey var mı, sorunu büyümeden nasıl
çözeriz, diye konuştum kendisiyle. Yararlı bir görüşme oldu.

* Dün fakülteden iki hocayla daha konuştum, Türkiye'nin Yönetimsel Yapısı ve Halkla İlişkiler Tarihi dersleri için. Onlarda da sorun olmayacak inşaallah. Sınıftan bir iki kişi ile de tanıştım. Sınav öncesi fotokopiler nereden bulunur, vize-final haftası ne zaman filan.. Pazartesi günkü dersi ikinci öğretimlerden alacağım için günü boşaltmış oldum. Eğer Cuma günkü dersi de salı-çarşamba-perşembe günleri arasına sıkıştırma imkanım olursa, p.tesi ve cuma boşalmış olacak okul yönünden.


* Tek sıkıntı enformatik'de çıktı şimdiye kadar. Üstelik de ders fasa fiso. Hoca haftada bir buçuk saat ders veriyor, microsoft office'in içinde  publisher programı var, hazır şablonlar vs.. Kurum içi yazışmalarda kullanılabilecek hazır belgeler. Yarım saat kullansan çözersin o kadar. Bunlardan her hafta ödev istiyor, Ödevi derse gelebildikçe getirmeyi önerdim, kabul etmedi. Her haftanın ödevini o hafta içinde alıyormuş. Sınav da yapmayabilirmiş, ödevlerden değerlendirme alabilirmiş, miş,miş.

* İş yerindeki durumlarda bir değişiklik yok, Elif'in durumunu bir süre takip edeceğim ve bir düzelme olmazsa çalışma saatimi 4,5 saate indireceğim. Elif hafta içi etüte kaldığı için eve gelişi beşi buluyor genelde. Sabah 9-13:30 arası çalışıp, okula geçmeyi, gerekirse dersten erken çıkıp onun geleceği saatte ya da en fazla bir saati aşmayacak şekilde evde olmayı planlıyorum.

* Aslında bu süreçte sanırım ben de gerginim biraz. Oraya buraya parçalarımı dağıttım ve toplamakta zorlanıyorum. Bu da sabrımı azaltıyor ve kuzuma yeterince sakin ve anlayışlı davranamıyorum herhalde. Ama farkındalık iyidir her zaman. Sorunu çözmek için ilk adım tespittir ne de olsa.

* 28 şubatla ilgili medyada yayınlanan programları da takip etmek istiyorum, acaba o zaman ağızlarını açamayanlar bugün ne yumurtlayacaklar, diye. Bugün bile olsa bunların konuşulabilmesine seviniyorum, bunları konuşabilecek bir alan oluşmasından da çok memnunum. Sivilleş-Me!!!'den Sivilleşme'ye geçebiliriz umarım.

* Geçtiğimiz hafta 1453'ü izledik gordion'da. Filme ilgili eleştiri yapmak kolay, malzeme bol yani. Yine de yapmayacağım böyle bir denemeyi önemsiyorum çünkü.

* Dün akşam dolgum düştü bir de. Araya dişçi sıkıştırmak gerekecek zira unutup da ani bir şey içince yerinde zıplatıyor adamı.

* Elhamdülillah, durum budur.





Read On 0 yorum
Perşembe, Mart 01, 2012
Dün 6 kere vesait değiştirdim ya.
İstanbul'da olsa, hele ki iki ayrı yaka da oturuluyorsa çok anormal bir durum sayılmaz.
Ama 6 vesait Ankara için çok yüksek bir rakam !!!

ümitköy-sıhhiye
sıhhiye-yenimahalle
yenimahalle-sıhhiye
sıhhiye-emek
emek-ulus
ulus-ümitköy
pıfff...

Metin ve okumaları dersinde; "şiir" üzerine durdu Gürsel Hoca. Dersi çok sevdim, kendi sınıfımın dersini kaçırsam da ikinci öğretimlerin sınıfında dersi almam için  yönlendirmişti beni pazartesi günü. İyi ki de öyle yapmış. Arayıp da bulamadığım bir edebiyatın içinde buldum kendimi. Fuzuli'den Sezai Karakoç'a Baudelaire'den Ahmet Haşim'e kadar..


Nefisti.

Bugün akşam mesaisine kadar yarı ense yaptım, o da nefisti. Yarına Allah kerim.
Read On 0 yorum

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate