Yazmak ya da yazmamak...

Yazmak ciddi iş, vesselam...

"Kendine Ait Bir Oda" yı okuduktan ve cinsimin edebiyat dünyasında 1600'lerden bu yana hangi koşullarda neleri yazabildiğini; neyi, niye yazamadığını ucundan kıyısından hissedince, daha ciddi görünüyor şimdi...

Ankara Kalesine karşı memleketimin ayazını yiyerek zehirimi çekmeyi özlediğimi fark ettim, bu haftaki akşam vardiyası iyi geldi.

Bir de ay...
Çok etkileyiciydi bu gece, aralık bırakılmış bir kapı gibi, itip girsen neler saklı içeride kim bilir...



 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Rabbişrahli ve sadri!

"Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"/"Babil'de Ölüm, İstanbul'da Aşk" okumaları

Matematik Performans Ödevi / Kocatepe Kavşağı / Aptal kovboy