Kayıtlar

Mayıs, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

mısırdan önce kafayı yemezsem :)

Resim
içli şarkılar, kırık ezgiler....*

Sınav çıkışı işe geri dönmeden eve geldim.
Dün bir saat fazla çalışıp bugün doğacak eksiği tamamlamıştım.

Sınavdan ya 64 ya 68 alacağım, test yaptı ve cevap anahtarını astı çıkışta. Vizesi 78
Eğer devamsızlığı sorun etmezse bu dersten geçtim hayırlısıyla.

Darısı diğerlerinin başına.,

Bu düeti dinledim dün sabah rastgele, yıllardır Livaneli'den dinlemeye alıştığım bu şarkıyı Gripin yorumundan ilk dinlediğimde sevmekle sevmemek arasında gittim geldim, Livanelinin en sevdiğim ve güzel yorumladığı şarkılardan biri olduğu için belki de, şimdi bir daha dinledim, bir daha...

Sanırım bu düzenlemeyi de sevebilirim, hala sevdim diyemiyorum bak. Güzel olmuş ama.

Neyse, yarım saat kestirip yarın ki finale çalışmam lazım, son artık.

Cumartesi mesaim akşam.
Akşama kadar iki haftalık leyla-mecnun tekrarlarımı izleyip, çay içip, mısır patlağı yiycem, ooooh.





Yarın en son sınav

bitti, bitiyor / kadınlar susarak gider...*

Resim
Son iki sınav, şükür.
Gecenin 3'ünde bir yanda yağmurun sesi, bir yanda Nazan'ın;

veri tabanı oluşturma programı olan acces,veri tabanıyla direk bağlantı kuran, özel tasarıma uygun ya da  ve her türlü değişiklik yapılabilecek info path designer ve formların kaydedilip dosyalandığı info path filler  üçlüsünün içinde gezinti halindeyim.Yandaki fotoğraftaki manzara diğer monitörün koruyucusu cancağızım, info path ile alakası yok,  print screen öncesi mönitörü devre dışı bırakmakla uğraşamadım.

Bir de Nazanım Öncel var tabi, yatmadan önce bir doz.

*cemal süreya

kadınlar susarak gider...
çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.
kadınlar in…

sessizlik!!!

Güzel bir öğle uykusunun yerini tutabilecek bir şey var mı?
Belki iyi demlenmiş sıcak çay, belki ...

Bugün evdeyim.
Hiç bir yere koşmak zorunda olmamanın sükuneti
ve ona eşlik eden tatlı bir tembellik duygusu sarıyor benliğimi.
Müthiş,
Mutfaktan gelen kahve kokusu da öyle...

final trafiği

22 mayıs - 12:00-13:00 Halkla İlişkiler ve Reklamcılık
Vize sonucunu final günü açıkladı, 55 almışım, bırakmayı planladığım derslerden biriydi, beklemiyordum 55'i. Derse bir kere bile giremedim. Finalde 1. dönemden 1 soru sordu, nörobiyolojik pazarlama diye bi şey o soru gitti, ödevden bir soru sordu, ödev yapmadığımdan o soru da gitti. Diğer iki sorudan geçersem geçerim.

24 mayıs- 12:00-13:00 Bilimsel Araştırma Yöntemleri
Vizesi hala açıklanmadı, finalde ödev teslim ettim, bu ders için hiç bi fikrim yok, not bulamadığım için konu başlıklarını nette araştırıp, birilerinin yüksek lisans tezlerinden, vikipediden hatta ekşi'den bile okumalar yapıp girdim sınava, 3 soru sordu biri ödevle ilgili yaptım, diğeri bir konu belirleyip hocanın araştırma teknikleri olarak verdiği yönteme göre test aşamasına kadar getirmekti, varsayım üretip, ölçüm tekniklerine kadar getirmek 35 dk mı aldı. Diğer soruyu hiç cevaplamadım o da kitap rapor ödevi ile ilgiliydi zira ödevi yapmadığımdan cevaplayama…

iyim mi serim ? / durma göğe bakalım*

Resim
7 ayrı ders ve hoca ile ilgili 25'er sorudan anket doldurdum, neden? Şu üç sınavın sonucu açıklandıysa... diye. Ama fiyasko, finaller 21 mayısta başlıyor, ne zaman açıklanacak meraktayım, benim stratejik planlarım suya düştü.

Evet finaller geliyor ama ben daha hiiiç bi şeycikler yapmadım, aslında vizelerde de aynı usül takıldım ama bu sefer zorlanacağım sanki... Bahar mahmurluğundan ruhumu kurtarabilirsem bu haftadan başlamak niyetindeyim, inşaallah. belki...sanırsam, ay dont kınov...

Bu arada facebook'da elifonya olarak bizim hatunun başladığı castville son dönem favorim. Tabi sokak oyunlarına da devam. Bugün iş çıkışı Elif'i de alıp, anneme uğradım, hediyesini vermek için. Çıkışta Elif dışarıda oynamak ve bisiklete binmek istedi. Eh kırmadım ben de. Dönüşlerde de ustalaştık artık, öyle ki atraksiyon aşamalarına geçmeye başladık; elleri bırakıp sürmeler, ayakta pedal çevirmeler... kask lazım kask kask..

Bisiklet turu sonrası hatunun adaşı ve arkadaşı Elif ve babanın da in…

zaman, ne hızlı geçip gidiyorsun öyle.

Akşamcıyım bu hafta.

00:40 sıraları servisten indiğimde muhteşem bir hava ve yukarıdan beni selamlayan ay iyi hissettirdi bana kendimi ama kısa bir süre içinde ense ağrıma geri döndüm.

Düşünüyorum da bazen; ...

Hep düşünmek gerekirken bazen düşünüyorum.

"Tutunamayanlar"ı okumak istiyorum ve belki "Dönüşüm"ü de, tekrar zamanı gelmiş gibi.
Ve  tabi "Gazaba  uğramış şiirler"i, Cemal Süreya'yı bi de.

son üç

Adamla kendi içimde o kadar takıştım, hepi-topu bir kere dersine girdim, telefonla ulaşmaya çalıştım vs.. 3 haftalık 15 ayrı başlıktan ödevi toplu olarak, hem de içimden mail adresi ile ilgili kaba bir yorum yaparak gönderdim. Publisher sorun olacak bir şey değildi, ama access için derse gireydim iyiydi. Sınavı test yapması seçenekler hakkında mantık yürütme şansı tanıdı, iyi oldu. Böyle bir dersin sınavının klasik olması olası değil, bence test bile ölçme aracı olamaz. Sınavın pc başında uygulamalı yapılması gerekirdi, ama nerdeee.

Neyse mühim olan bir 78 de enformatikten kapmış olmam. Şimdi üç ders kaldı, bunların 2 sinden ödev yapılacak, derslerin birineyse hiç girmedim. Bir an önce şu üç dersin sonuçları da bir açıklansa ona göre strateji belirleyeceğim, zira her şeyi aynı anda yetişmek hiç kolay değil.

Sınıfta bir kız var, sonradan okula dönmüş tiplerle ilgili sürekli laf sokmaya çalışıyor. Yalnız ifade şu: "oooh, ekmek elden su gölden, evde otur otur ezberle, gel sınavdan 1…

İnsanın Anavatanı Çocukluğudur / Doğan Cüceloğlu

İnsanın Anavatanı Çocukluğudur

Bir gün seminere başlamadan önce kısa boylu güler yüzlü birisi geldi, Hocam elinizi öpmek istiyorum, dedi. Ben el öptürmekten pek hoşlanmadığım için, yanaktan öpüşelim, dedim, öpüştük. Aramızda şöyle bir konuşma yer aldı:

- Hayrola, neden elimi öpmek istedin?

- Hocam, üç yıl önce sizin bir seminerinizi katıldım. Hayatım değişti. O seminerden sonra daha mutlu bir ailem var ve size teşekkür etmek istiyorum; onun için elinizi öpmek istedim.

- Ne oldu, nasıl oldu?

- Üç yıl önce şirketimizin organize ettiği iki günlük bir seminerde bizimle beraberdiniz. O seminerin bitişine doğru dediniz ki, “Bir insanın anavatanı çocukluğudur. Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın mutlu olması çok zordur. Bir annenin, bir babanın en önemli görevi, çocuklarının çocukluğunu doya doya yaşamasına olanaklar yaratmaktır.”

Bir süre sustu, bir şey hatırlamak ister gibi düşündü, sonra konuşmaya devam etti:

- Hatta daha da ilerisi için söylediniz; dediniz ki, “Bir ulusun en önemli g…

Demek kendini mecnun sanıyorsun? / hiç mi koşmamışım ben ya!!!

Resim
:)

 2 haftayı aşmış, yazmayalı. Günler hep bir telaşla geçip gidiyor.

  Sabah 7 kalkış, 7:45 çıkış, 9:00 işbaşı, 14:30 iş çıkışı arkadaşlarla muhabbet dolu yemek faslı, 15:00 metro-ankaray transferi sonrası 15:35 okula ulaşma ve ders öncesi dumanı, 15:45 ders, 17:45 okul çıkışı ve ders sonrası dumanı, 18:30 hatun dersini bitirmiş, üstüne de yrd. kitaptan türkçe-mat. 2 şer sayfa tamamlamışsa eve hiiiç çıkmadan (zira günün üstüne o 5 katı çıktıktan sonra tekrar inme isteği sıfırlanıyor) sitede bisiklet turları ve akşam ezanıyla eve giriş...

Havalar ısındığından beri özellikle salı-çarş-perş durum bu yani. Şikayetçi miyim, değilim. Sağlık olsun da,  koşturalım inşaallah.

  Kısa kısa ;
Elif Nisan ayı içinde bisikletin yan tekerlerinden kurtuldu.Vizelerin üçü açıklandı;  ÖS:40, MY:70, TYY:70 Diğerleri bir an önce açıklansa derslerin bazılarını vermeye çalışmayacağım, ödevlerine vakit ayıramayacağım iki ders var, vizesi de düşükse, kafadan bırakıcam yaz okuluna.Bütün kış üstte yazdığıma ben…