uragan/günlük
bİr nevİ "anı deposu"

Demek kendini mecnun sanıyorsun? / hiç mi koşmamışım ben ya!!!



:)

 2 haftayı aşmış, yazmayalı. Günler hep bir telaşla geçip gidiyor.

  Sabah 7 kalkış, 7:45 çıkış, 9:00 işbaşı, 14:30 iş çıkışı arkadaşlarla muhabbet dolu yemek faslı, 15:00 metro-ankaray transferi sonrası 15:35 okula ulaşma ve ders öncesi dumanı, 15:45 ders, 17:45 okul çıkışı ve ders sonrası dumanı, 18:30 hatun dersini bitirmiş, üstüne de yrd. kitaptan türkçe-mat. 2 şer sayfa tamamlamışsa eve hiiiç çıkmadan (zira günün üstüne o 5 katı çıktıktan sonra tekrar inme isteği sıfırlanıyor) sitede bisiklet turları ve akşam ezanıyla eve giriş...

Havalar ısındığından beri özellikle salı-çarş-perş durum bu yani. Şikayetçi miyim, değilim. Sağlık olsun da,  koşturalım inşaallah.

  Kısa kısa ;
  • Elif Nisan ayı içinde bisikletin yan tekerlerinden kurtuldu.
  • Vizelerin üçü açıklandı;  ÖS:40, MY:70, TYY:70 Diğerleri bir an önce açıklansa derslerin bazılarını vermeye çalışmayacağım, ödevlerine vakit ayıramayacağım iki ders var, vizesi de düşükse, kafadan bırakıcam yaz okuluna.
  • Bütün kış üstte yazdığıma benzer tempoya ve aslında çok da yememe rağmen iyi kilo almışım. Hani kış uykusuna yatsam anlayacağım da, o da yok :)  İki ihtimal var; çayımın şekeri ya da tiroidler. Vakit olursa bir endokrinoloji turu yapacağım finallerden sonra.
  • Aslında bir de geniz eti operasyonu geçirmek gerekiyor sanırım, ama sooona:)
  • Geçtiğimiz hafta sonu Kızılcahamamdaydık,  ben seviyorum ya orayı hakkaten. 4 saati aşan yemek öncesi ve yemek sonrası iki tur yürüyüş yaptık. Elif'e okulumu, evimi, öğretmenimin evini.. gösterdim. Babamla milli eğitim müdürü zeki amcanın çay içtiği yer hala aile çay bahçesi olarak duruyordu. Her zaman oturdukları yerde çay içtik, çay berbattı ama olsun, çaysız evrenden iyidir.
  • Gel-gitler oldu içimde, uzun sürmesine izin vermedim, yolları özledim, yolda olmayı özledim. İçimde dönem dönem birden aniden beliren her şeyi bırakıp kaybolma isteği oluşması hali küçüklüğümden beri öyle bir sinmiş ki ruhuma, turgut'u belki sadece ve sadece bunu yapabildiği için seviyorum. Hatta belki bu nedenle anlayış yerine büfeyi gösteriyorum. Tutunamayanlar zamanım gelmiş; ah serap, ah sırası mıydı şimdi?
  • Elif'e bir çilek bir de domates fidesi aldım, ha bir de bodrum papatyası aldı kendine iki gün önce. Sığmıyor evladımın ruhu bu çekmecelere; hayvanlı, bitkili, topraklı yerlerde nasıl da nefes alıyor, nasıl da gülüyor gözleri.   ...Amin 
  • Haa, müzik kıtlığı çekiyorum bir de bu ara. Çok karıştırdım, midem bulandı galiba. Orhan Baba dinleyesim var.
  • Bugün iş çıkışı-okul öncesi arada Yaseminle görüştük Kızılay'da, gidişata dur diyememenin derdiymiş gibi görünse de aslında esas sorun üretememenin yarattığı boşluk hissi sanki bizi bu denli yoran. 
  • Yazasım var fark ettim bak ama uykum da var. Akrep ve yelkovan aleyhimde devr-i daime devam ediyorlar, bu yazıyı yazarken; şunuşunu, şunu ve tabi şunu dinledim. 
  • Ben aslında fotoğraf da ekleyecektim bak; fideleri, çiçeği, odabaşı apartmanını, soğuksuyu.. O da sonraya kalsın. ertele-ötele / mE
  • Kapanış, ilk izlediğimden beri paylaşmak istediğim bir leyla-mecnun bölümünden. 

Demek kendini mecnun sanıyorsun?



kendime not: 23-24-25 hariç diğerlerinde sabah-öğlen ya da öğlen-akşam 2 kez
0 yorum:

İletişim

uragan3@gmail.com

Blog Arşivi

Translate